birgün

15° PARÇALI AZ BULUTLU

RÖPORTAJ 16.05.2019 03:40

Vedat Türkali 100 yaşında

Vedat Türkali son kitabı “Bitti Bitti Bitmedi” üzerine çalışırken biz de İZTV ekibi olarak onun belgeselini çekiyorduk. Vedat Türkali söz konusu olunca yakından tanıyanları gayet iyi bileceği üzere titizlik en ön sırada gelir. Vedat Ağabey “Yoruldum”dediği zaman anlaşılması gerekir: Bugünlük yeter! Çekim olmadığında da onun evinde sıkça zaman geçirme imkanına kavuşmuştum. Çünkü Akın Birdal vardı. Türkali belgeselini aklıma düşüren Birdal […]

Vedat Türkali son kitabı “Bitti Bitti Bitmedi” üzerine çalışırken biz de İZTV ekibi olarak onun belgeselini çekiyorduk. Vedat Türkali söz konusu olunca yakından tanıyanları gayet iyi bileceği üzere titizlik en ön sırada gelir. Vedat Ağabey “Yoruldum”dediği zaman anlaşılması gerekir:

Bugünlük yeter!

Çekim olmadığında da onun evinde sıkça zaman geçirme imkanına kavuşmuştum. Çünkü Akın Birdal vardı. Türkali belgeselini aklıma düşüren Birdal idi. Onun açtığı kapılardan geçerek Vedat Türkali’yle bütün mesafeleri kapatmıştık. Öyle ki başkası sorsa güzel bir fırça yiyerek söyleşiyi sonlandırabilecek konulara bodoslamadan girebiliyordum.

Mesela Bir Gün Tek Başına’nın kadın kahramanı Günsel yirmili yaşlarında, erkek kahraman Kenan kırklı yaşlarının ilk yarısındaydı. Kayıp Romanlar’da ise kadın kahraman Esme yirmi yedi. Erkek kahraman doktor Nahit yetmiş sekiz yaşını sürüyordu. Bu durumu Vedat Ağabey’e özetleyip sorumu patlatıyordum:

Şimdi böylesi bir roman yazarsanız kadın yine yirmili yaşlarında kalırken erkek doksanlı yaşlarında mı olacak?

Büyük yazarı yüzünde muzip bir tebessüm oluşur sonra da sağ elinin dört parmağını aşağıdan yukarıya doğru ağır ağır kaldırır:

Yoook, artık olmaaazz! diyerek kahkaha atardı.

Ama kameralar varsa o zaman romanlarını ve kahramanlarını savunur, hepsini yerli yerine oturturdu. Hiçbir soru işaretine açık kapı bırakmazdı.

Vedat Ağabey ziyaretçisi eksik olmayan bir yazardı. Genellikle öğlenden sonra onları kabul ederdi. Haliyle gelenler onunla fotoğraf çektirmeden gitmezlerdi. Bu anı fotoğraflarının çoğunu da ben çekerdim.

Çekim dışı sohbet ederken fotoğraflar üzerinden konuya girdim. Vedat Ağabey belgesel için geç kaldığımı kendisinin artık yaşlandığına vurgu yapardı.  Bir gün “Hayır ağabey” diye itiraz ettim:

Fotoğraf çekilirken yanınıza genç kızlar, kadınlar gelince birden oturuşunuz değişiyor. Dik durarak koltuğunuzda yükseliyorsunuz. Elleriniz diz kapaklarında birleşiyor. Gözleriniz kısılıyor. Birden altmış yaş çizgisine doğru geriliyorsunuz.

Vedat Ağabey kahkahalarla gülmeye başlıyor, “demek öyle oluyorum” diye şakaya katılıyordu. Bazen de kendisi oyunu başlatıyordu:

Göstersene kızlarla fotoğraf çektirirken ben nasıl oluyorum?

İleri yaşı söz konusu olduğunda bazen de ciddi kaygılar beslediğini saklamıyordu. Özellikle Ermeni Sorununu işlediği son eseri (Bitti Bitti Bitmedi) için böyle endişeleri vardı:

Bu kitap bitene kadar yaşamak istiyorum. Bu kitapla benim kitaplarım yüzyılı tamamlamış olacak!

Vedat Türkali kitaplarıyla 20. Yüzyılı kapattı. Hedefine vardığında da vazifesini yapmış insanların huzuru içinde doksan yedi yaşında hayata gözlerini kapadı.

Vedat Türkali gibi yazarlar bedenen bu dünyadan göç edebilirler. Ama eserleri onları yaşatır. Dünya edebiyatını klasik eserlerini yazmış olan dev sanatçılar günümüzde nasıl yaşıyorlarsa Vedat Türkali de yaşamaya devam edecektir.

14 Mayıs 2019 Salı günü Artı TV’nin sabah kuşağı Gün Başlıyor’da  özel bir bölümle Vedat Ağabeyin yaş gününü kutladık. Akın Birdal, Mustafa Kemal Erdemol, İlbay Kahraman, Gülten Kaya, Nizamattin Üstündağ ve Deniz Türkali ile onu sevgi, saygı ve özlemle andık. 13 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan zorlu hayat yolculuğu eserleriyle sürüyor:

Vedat Türkali 100 yaşında! 

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız