Veli-der'den taciz iddiası
İzmir'de bir İlçe Milli Eğitim Müdürünün bir kadına taciz suçlamasıyla gözaltına alındığı iddia edildi. VELİ-DER “Çocuklarımızı taciz şüphelisine emanet etmeyeceğiz” diyerek tepki gösterdi.

İzmir'de bir ilçe milli eğitim müdürünün belediye otobüsünde bir kadını taciz ettiği gerekçesiyle gözaltına alındığı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı iddia edildi.
VELİ-DER konuya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.
Açıklamada, "Bu kişinin koltuğuna ‘çok yüksek’ eğitimcilik vasıflarıyla değil, yandaşlık-candaşlık ilişkileriyle oturtulduğuna kuşku yok. Yeni yapılan ve önümüzdeki yıl açılacak olan lise binasıyla ilgili umutlarını ve beklentilerini paylaşmak üzere kendisiyle görüşmeye giden velilere, ‘Okuyup da ne yapacaklar ya’ şeklinde lakayt yanıtlar veren bir kişinin eğitimcilik vasıflarına sahip olmadığı zaten bellidir. Çünkü bir eğitimcinin en temel görevi, sorumluluğu altındaki çocukları ve gençleri çağın gerektirdiği en iyi niteliklerle donatmaktır; çocukların yeteneklerini, potansiyellerini ortaya çıkarabilmelerine ve bu doğrultuda geleceklerini şekillendirmelerine kafa yormaktır. En önemli sorumluluklardan biri ise, tüm çocuklara güvenli bir eğitim ortamı sağlamaktır" denildi.
"OLAYIN ÜZERİ ÖRTBAS EDİLMEK İSTENMEKTEDİR"
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Soruşturma sonuçlanana kadar müdürün görevden alınması gerekirken, söz konusu kişi hâlâ raporlu ya da izinli olarak görevdedir. Olayın üzeri örtbas edilmek istenmektedir. Bu kişinin derhal görevden alınmasını istiyoruz. Çocuklarımızı bir taciz şüphelisine emanet etmeyeceğiz."
MÜDÜRÜN AVUKATINDAN AÇIKLAMA
"Müvekkil, İzmir İli Karaburun İlçe Milli Eğitim Müdürüdür. Eğitimcidir. Evlidir. İki kız çocuğu vardır. Müvekkile, 08/05/2025 tarihinde çirkin bir iftira atılmıştır. Müvekkil hakkındaki iddiaların iftira olduğu kısa sürede anlaşılmıştır.
Müvekkil hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 14/07/2025 tarihinde takipsizlik kararı verilmiştir.
Müvekkil hakkında Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulunun gerçekleştirmiş olduğu idari soruşturma sonucunda da herhangi bir işlem tayinine gerek olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Ancak maalesef müvekkilin konumu itibariyle hakkında bir karalama kampanyası başlatılmıştır. Masumiyet karinesi unutulmuştur. Müvekkilin lekelenmeme hakkı ihlal edilmiştir. Müvekkilimin şerefini ve haysiyetini zedeleyici, kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan, basın özgürlüğünün sınırlarını aşan, iftira boyutunda ve somut gerçeklikle hiçbir ilgisi olmayan bir haber yapılmıştır.
Bu itibarla; işbu tekzip metninin hazırlanma zarureti hasıl olmuştur."


