birgün

18° PARÇALI AZ BULUTLU

ÇALIŞMA YAŞAMI 10.08.2020 17:14

‘Vestel’de üretim dursun işçiler yaşasın’

Manisa’da üretim yapan Vestel’de ortaya çıkan Covid-19 vakaları ve gerçekleşen ölümlerin ardından İşçi Kadın Meclisleri ve Salihli Çevre Derneği açıklama yaptı. İşçi Kadın Meclisleri, "Patronların karı için göz göre göre virüs tehdidi altında çalışmaya, emeğimizin sömürülmesine izin vermeyeceğiz" açıklamasını yaptı. Salihli Çevre Derneği ise, "Rakamların gizlenmesi halkın daha rahat hareket etmesini sağlamakta, salgının da hızla tavan yapmasına neden olmaktadır" dedi.

‘Vestel’de üretim dursun işçiler yaşasın’

BİRGÜN İZMİR

İşçi Kadın Meclisleri ve Salihli Çevre Derneği, Manisa’da üretim yapan Vestel’de ortaya çıkan Covid-19 vakaları ve gerçekleşen ölümlere ilişkin açıklama yaptı.

İşçi Kadın Meclisleri adına basın açıklamasını okuyan Büşra Seyhan, Vestel’de işçilerin günde 12 saat molasız çalıştırıldığını ifade ederek, “Covid-19 sebebiyle işçilerin hayatını kaybettiği Vestel’de, zorunlu olmayan üretim devam ediyor. İşçilere tedbir olarak sadece kendinizi koruyun deniliyor. Korona testi pozitif çıkanlara kimseye söylemeyin diye baskı yapılıyor. İşçilerin yemek ve çay molası yasaklanıyor. Tüm bunlar açığa çıkmasın diye, işçilere kendi gruplarında Vestel ile ilgili olumlu mesajlar paylaşılması için baskı yapılıyor. Hatta hazırlanmış mesajlar verip kopyala-yapıştır yorumlar yapmaya zorluyorlar” dedi.

PATRONLARIN KAR ETMESİ İÇİN ÖLMEK İSTEMİYORUZ

Tüm işçilerin ücretli izne gönderilmesi gerektiğini ve Covid-19 testi yapılması gerektiğini belirten Seyhan, “İşçiler için tüm tedbirler alındıktan, fabrika dezenfekte edildikten sonra üretime tekrar devam edilmelidir. Sadece yöneticilerin çalışma alanları değil, tüm üretim ve çalışma alanları dezenfekte edilmelidir. Çalışma saatleri 8 saate düşürülmelidir. Beslenme ve mola hakları sağlanmalıdır. Vestel’in büyümesi değil, işçilerin sağlığı birinci planda olmalıdır. Kadınlar nasıl ölmek istemiyoruz diyerek hayatları için mücadele veriyorsa Vestel işçileri de ‘ölmek istemiyoruz’ diyor. Patronların karı için göz göre göre virüs tehdidi altında çalışmaya, emeğimizin sömürülmesine izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

Salihli Çevre Derneği tarafından yapılan yazılı açıklamada ise gerçek bilgilerin üzerinin örtüldüğü vurgulanırken, “Sağlık teşkilatında görevlilere ulaşmaya çalıştığımızda konuyla ilgili konuşmak istemiyorlar. Konuşan personel halkı isyan teşvik suçlamasıyla idari soruşturmalarla görev yerleri değiştirilmekte, hatta mahkemelere verildiği söylenmekte, tam bir mobbing uygulanmakta. Manisa genelinde pozitif vaka sayısı resmi olmayan rakamlarla 5 bin civarında. Vestel’de pozitif vaka sayısının bin, ölüm sayısının 17 civarında olduğu dillerde dolanmakta. Salihli Devlet Hastanesi’nde doluluk oranın yükseldiğini, bundan kaynaklı hastaların başka il ve ilçelere yönlendiriliyor. Rakamların gizlenmesi halkın daha rahat hareket etmesini sağlamakta, salgının da hızla tavan yapmasına neden olmaktadır” denildi.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Covid-19 salgınının en büyük nedenlerinden biri çevresel yıkımlardır. Endüstriyel tarımcılık ve hayvancılığın, madenciliğin yaban hayata saldırması insanlığın bu virüsle tanışmasına neden olmuştur. Şirketler, maalesef doğa tahribatını pandemi döneminde daha da arttırmış, yurdun dört bir yanında bizler dışarı çıkamazken fırsatı ganimete çevirmiş, ilgili kurumlardan izinleri yangından mal kaçırırcasına hızla çıkartmışlardır. Devletimizi şirketlerin değil halkın devleti olmaya çağırıyoruz.”

NE OLMUŞTU?

Vestel’de normalleşme sürecinin ardından yaklaşık bin civarında işçinin Covid-19 testinin pozitif çıktığı, 7 işçinin de virüsten dolayı hayatını kaybettiği öne sürülmüştü.

Manisa'daki yerel basına konuşan Vestel Beyaz Eşya Genel Müdürü Erdal Haspolat, normalleşme sürecinin başladığı 1 Haziran'dan sonra vakaların arttığını söyledi. Hastalık nedeniyle bugüne kadar 2 işçinin hayatını kaybettiğini belirten Haspolat, 19 bin çalışanın bulunduğu Vestel'de pozitif vaka oranının ise yüzde 2 seviyesinde olduğunu belirtti.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız