Google Play Store
App Store

Cumartesi Anneleri oturma eylemlerinin 325'inci haftasında 12 Eylül Askeri Darbesi sürecinde idam edilen ve cenazesi kaybedilen Veysel Güney'in, 1994 yılında kaybedilen İsa Bahçeci'nin ve 1995 yılında gözaltında kaybedilen Murat Yıldız'ın akıbetini sordu.

Cumartesi Anneleri oturma eylemlerinin 325'inci haftasında 12 Eylül Askeri Darbesi sürecinde idam edilen ve cenazesi kaybedilen Veysel Güney'in, 1994 yılında kaybedilen İsa Bahçeci'nin ve 1995 yılında gözaltında kaybedilen Murat Yıldız'ın akıbetini sordu.
Adalet arayışlarını yıllardır sürdüren Cumartesi Anneleri dün 325'inci defa Galasaray Meydanı'ndaydı. Her hafta faili meçhullerin ve kayıpların akıbetini  soran anneler, "Failler belli, kayıplar nerede?" pankartı açtı, katledilen ve kaybedilenlerin fotoğraflarını taşıdı.
Galatasaray Meydanı'ndaki oturma eyleminde ilk sözü alan Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız, "Başbakan her şeyi seçim sonrasına bırakmıştı. Şimdi halk bekliyor bize ne verecek, bizden ne alacak. Bize ne vereceklerini bilmiyorum ama bizden alacakları çok şey var. Çünkü hep bizden alıyorlar. Hiçbir şeyi de çözmeyecekler bu bellidir" dedi.
1994 yılında kaybedilen İsa Bahçeci'nin kardeşi Umut Bahçeçi de kayıpların bulunması için yıllardır mücadele ettiklerini kaydetti ve "Ne yazık ki hala bir tane bile kaybın dahi akıbetini öğrenemedik" dedi. Bahçeci, yine de kayıpların bulunması için mücadele etmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
İHD Yöneticisi Leman Yurtsever de Veysel Güney'in akıbetini sordu. 12 Eylül zihniyeti mahkûm edilmediği sürece var olan iklimin devam edeceğinin altını çizen Yurtsever, "12 Eylül'le ahlaken, hukuken ve siyaseten gerçek anlamda hesaplaşılmadı" dedi.
Yurtsever, 12 Eylül'de işkencelerde kaybedilen geçlerin annelerinin 31 yıldır evlatlarını aradığına dikkat çekti.
Güney'in ikinci duruşmasında savunma hakkının yok sayılarak idama mahkûm edildiğini kaydeden Yurtsever, Güney'in ailesinin ve arkadaşlarının yıllarca mezarını bulmak için mücadele ettiğini, bütün mercilere başvurduğunu, kampanyalar yürüttüğünü, iç hukuktan bir sonuç alınmaması üzerine dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşındığını dile getirdi.
Yurtsever, Güney'i idam eden sıkıyönetim Mahkeme heyeti Başkanı, Albay Ahmet Arısüt, Üyeler Yarbay Ayhan Ulusoy ve Üsteğmen Güney Sert'in, iddianameyi hazırlayan Savcı Caner Ersu'nun taammüden cinayet işlemekten yargılanmalarını istediklerini; Kenan Evren'in, Gaziantep Sıkıyönetim Komutanı General Şahabettin Balkan'ın, Güney'in bedenini tutanakla teslim alan Yüzbaşı Burhan Erdem'in de sorumlu olduğunu ve yargılanmalarını istediklerini kaydetti.
VEYSEL’İN BEDENİ NASIL KAYBEDİLDİ?
28 Aralık 1980'de Antep'te gözaltına alınan Veysel Güney, Adana Bölgesi Sıkıyönetim Komutanlığı 2 Nolu Askeri Mahkemesi'nde yargılandı. 6 Şubat 1981 yılında ilk duruşması görüldü.  11 gün sonra yapılan 2'inci duruşmada ise Güney'in idamına hükmedildi. Güney'in infazı 10 Haziran 1981'de Gaziantep E Tipi Cezaevi'nde gerçekleştirildi. Bedeni babasına verilmek üzere sıkıyönetimde görevli Komando Bölük Komutanı Yüzbaşı Burhan Erdem'e teslim edildi. Baba Ali Güney'e verilmeyen Veysel'in bedeni kaybedildi.