Google Play Store
App Store

2 Temmuz 1993’te 35 kişinin Madımak Oteli’nde yakılmasına ilişkin süren ve ana davadan dosyası ayrılan 7 firari...

SEVGİM DENİZALTI 

2 Temmuz 1993’te 35 kişinin Madımak Oteli’nde yakılmasına ilişkin süren ve ana davadan dosyası ayrılan 7 firari sanığın yargılandığı davada kritik gün bugün. Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Sivas’ta yaşanan katliamı “insanlık suçu” olarak nitelendirmezse, dava zamanaşımına uğrayacak. Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok Akatlı ile davanın avukatlarından Şenal Sarıhan, tüm yurttaşları adliye önüne desteğe çağırıyor ve şöyle diyor: “İnsanlığa karşı işlenmiş suçlarda zamanaşımı olmaz. Bu dava düşse bile toplum vicdanı bu suçları asla affetmez. Mahkemeden kamu vicdanına uygun bir karar vermesini bekliyoruz.”

TABLO KARANLIK, UMUTLU DEĞİLİM
Zeynep Altıok Akatlı, Sivas davasının zamanaşımından düşürülmemesi için yaptıkları çağrıya kamuoyundan yoğun destek geldiğini, ancak yetkililerin seslerini duymadığını söyledi. Toplumsal Bellek Platformu olarak, bu konuda gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için defalarca girişimde bulunduklarını hatırlatan Akatlı, “Meclis’e verdiğimiz önergeler, AKP tarafından 18 kez reddedildi. CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu tarafından hazırlanan yasa tasarısı iki aydır komisyonda bekliyor, Meclis gündemine dahi alınması kabul edilmedi. Dolayısıyla Sivas davasında tablo karanlık, çok umutlu değilim” dedi.

KAMUOYU AYAKTA, YETKİLİLER SESSİZ
HSYK Başkanvekili İbrahim Okur’un “Zamanaşımı tüm modern ceza hukukunda olan bir uygulama. Bu saatten sonra yapılacak fazla bir şey yok” şeklindeki açıklamasına da dikkat çeken Akatlı, şöyle devam etti: “HSYK Başkanvekili’nin henüz davanın duruşması bile görülmeden böyle bir açıklama yapması, Adalet Bakanı’nın ‘Zamanaşımı 5 kişi için geçerli, bütün sanıklar kurtuluyormuş gibi davranıyorlar’ demesi…Tüm bunlar bu tabloyu daha da karanlıklaştırıyor. Kamuoyu tepkisi bu kadar yoğunken yetkililer açıklama yapmıyor. Mahkemenin  farklı bir karar alma ihtimali sanki yokmuş gibi konuşuluyor. Ama bu dava düşürülse bile aynı kamuoyu desteğinin insanlık suçlarında zamanaşımına karşı sürdürülmesi gerekir, bizim tüm kamuoyuna çağrımız budur.”

TARİHTE KARA BİR LEKE OLACAK
19 yıl boyunca gerçek faillerin zaten yargılanmadığını, dolayısıyla mahkemenin bugün vereceği kararın sembolik olacağını kaydeden Akatlı, “Bizim için bu karar Türkiye’nin demokrasi duruşuyla ilgili bir karardır.  Sadece Sivas davası özelinde değil, tüm faili meçhul siyasi cinayetler, katliamlar, insanlığa karşı işlenmiş tüm suçlar için bu yasa düzenlemesi yapılmalıdır. Belki Sivas davası düşecektir, ama hiçbir insanlık suçu hafızalarda, vicdanlarda zamanaşımına uğramayacaktır, biz bunu hatırlatmaya, unutturmamaya, toplumsal bellek olmaya devam edeceğiz. Eğer dava zamanaşımından düşerse, bu dava tarihe kalacak olan kara bir leke olacaktır.”

VİCDANLAR ASLA UNUTMAZ
Sivas davası avukatlarından Şenal Sarıhan ise, mahkemeden hukuka ve kamuoyu vicdanına uygun bir karar beklediklerini belirtti. Sivas Katliamı’nın 2005 yılında yürürlüğe giren 77. madde kapsamında insanlığa karşı suç niteliği taşıdığını, bu suçlarda zamanaşımı uygulanamayacağına dair AİHM kararlarının da olduğunu vurgulayan Sarıhan, “Mahkemenin bu yönde bir karar vermesini istiyoruz. Davaya büyük bir katılım bekliyoruz. İnsanlar duyarlılıklarını adliye önünde ifade edecekler. Nasıl Hopa davasında bütün kamuoyu bunun bir vicdan sorunu olduğunu ifade etmişse, bugün de insanlığa karşı işlenmiş suçları toplum vicdanının hiçbir zaman affetmeyeceğini kanıtlamış olacağız. Bu çok önemli” diye konuştu.
 
NE OLMUŞTU?
 
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilmiş olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’ni saran gerici kalabalık, binayı içindekilerle birlikte ateşe vermişti. Saldırı sırasında yetkililerin müdahale etmedi. Tanık ifadelerine göre belediye hoparlörlerinden Kuran okutuldu. 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanı yanarak ya da dumandan boğularak hayatını kaybetti.