birgün

4° KAPALI

ARŞİV 23.11.2007 17:54

Yabancıdan cari açık uyarısı

Financial Times gazetesi yayımladığı "2007 Türkiye Raporu" nda, cari işlemler açığının Türkiye ekonomisinin küresel şoklara karşı kırılganlığını arttırdığına dikkat çekiliyor. Ve ardından ekleniyor...

Financial Times gazetesi yayımladığı "2007 Türkiye Raporu" nda, cari işlemler açığının Türkiye ekonomisinin küresel şoklara karşı kırılganlığını arttırdığına dikkat çekiliyor. Ve ardından ekleniyor: "Cari açık ekonomide Aşil'in Topuğu haline geldi".

Doğru söze ve yoruma ne demeli. Köşemizde kaç zamandır, cari açığın Türk ekonomisinin kırılganlığını arttırdığını yazıp duruyoruz. Umarız, Türk uzmanlarının söylediklerini ciddiye almayan hükümet yetkilileri bu sefer bu tür yorum ve değerlendirmeleri önemser.

Söz konusu Rapor'da yapılan bu tespit çok yerinde. Ancak bu bir sonuç. Cari açığın bu noktaya nasıl geldiği sorgulanmadığı zaman, soruna kalıcı bir çözüm bulabilmek mümkün gözükmüyor. Ne yazık ki, Rapor'da bu süreç sorgulanmıyor. Oysa biliyoruz ki, bu sorunun gerisinde sıcak paraya dayalı büyümeye kilitlenmiş IMF-Dünya Bankası (DB) patentli dayatma bir program var. Bu program masaya yatırılmadığı sürece, Türk ekonomisi cari açıkla kalkıp yatmaya mahkûm olacaktır.

Ancak aynı Rapor'da, 2006 yılında doğrudan yabancı sermaye girişlerinde yaşanan patlamaya dikkat çekilerek övgüler dizilmesi düşündürücüdür. Bu değerlendirmenin gerçekçi ve doğru olmadığı çok açıktır. Çünkü yeşil saha (fabrika kurmak amacıyla gelen yabancı sermaye) yatırımı niteliğindeki girişlerin miktarı, 2006 yılında zirve yaptığı söylenen 20.2 milyar dolarlık girişin ancak çok küçük bir kısmına karşılık geliyor. Bu nitelikteki yatırım girişi, 2006 yılı itibariyle 1.8 milyar dolar düzeyindedir. Geçmiş yıllarda bu miktar, ortalama 1 milyar dolar civarındaydı. Dolayısıyla, Rapor'da yapılan değerlendirme oldukça abartılıdır. Ne dersiniz? Hükümetin yerli uzmanları ciddiye alma zamanı gelmedi mi? Yorumu ve yanıtı size bırakıyoruz.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız