Yaklaşan tehdidin romanı

08.11.2019 02:01 BİRGÜN KİTAP
2084, pek çok distopyanın paylaştığı bir gerçeği dile getirme eğiliminde. Anlatılan aslında uzak bir geleceği anlatsa da bugün, burada yaşananlar anımsatılıyor. Daha doğrusu bugün nüve halinde bulunan, rahatça gözlenen durumları anlatıyor Boualem Sansal

Mualla UÇMANER

Gelecekten haber verme kahinlerin işi gibi gözükse de kimi zaman romancılar tarafından da ifa edilir. Özellikle distopya yazımında karşılaştığımız korkutucu vizyonlar aynı zamanda öngörülen olası gelecek konusunda insanlığı uyarmaya çalışır. Bazı durumlarda ise kahinler ve romancılar aynı şeyi dillendirmekten çekinmezler. Mesela Bulgar kâhin Baba Vanga ile Cezayirli romancı Boualem Sansal’ın yolunu kesiştiren şey İslamcı bir devletin Avrupa’ya hâkim olacağı fikri. Baba Vanga bunun 2043’te gerçekleşeceğini kehanetlerinde açıklamıştı. Sansal ise o kadar net değil. 2084 bir şeylerin başlangıcı ya da bitişi ama bu konu kitabın sonuna kadar açıklanmayan bir gizem olarak kalıyor.


Boualem Sansal, yaklaşmakta olan tehdidin romanını yazmış 2084’te. Kitap ironik bir uyarı ile açılıyor: “Bu roman tamamen kurmaca…” Ama sonrasında okuru huzursuzluğa sürükleyecek bir cümleyle romana başlamamız isteniyor: “Rahatça uyuyun güzel insanlar, her şey büsbütün gerçekdışı ve geri kalansa kontrol altında.” 2084, bu uyarıyla başlayarak, referans noktası olan George Orwell’ın 1984’ünün öngördüğü birçok şeyin gerçekleştiğini ama henüz daha en kötüsünün başımıza gelmediğini vurguluyor.

TARİHSİZ BİR ÜLKEDE YOLCULUK

Dünya büyük bir savaşla yerle bir edilmiş ve dünyada tek bir ülke kalmıştır ya da en azından ülkenin vatandaşları buna inanmaktadır: Abistan. Ülke, kurucusu ve dinsel lideri Abi’nin öğretilerine körü körüne bağlı bir sistemle yönetilmektedir. Geçmişte yaşayan tüm diller unutulmuş ve Abice denilen bir dil icat edilip kullanıma sokulmuştur. Abistan öncesi ve sonrası olmayan, Yüce Yölah tarafından insanlara bahşedilmiş bir ülkedir. Vatandaşlarının yapması gereken ise sadece her şeye gücü yeten Yölah Yüce Yölah tarafından elçisi Abi’ye gönderilmiş emirlere uymaktır. Aynı zamanda sıkı yasakların geçerli olduğu ülkede sadece hacılar ve özel izni olanlar seyahat edebilmekte, insanlar mahallelerinin bile dışına çıkamamaktadır.

Kitap, ağır hastaları misafir eden ve sınıra yakın olan bir hastanede kalan Ati’nin en büyük günahı işlemesiyle açılır: Şüphe. Ve bu şüphenin peşine düşmeye karar verir. Ati, tarihi bunca tahrif edilmiş, kültürel gelişmesinin önü din tarafından tıkanmış, tek inanç ve tek dilin zorbalık ve baskıyla kabul ettirildiği, vatandaşı ve devletiyle totaliterliğin içselleştiği bu ülkede kendi gibi şüpheye düşmüş Koa ile tehlikeli bir yolculuğa çıkmaya karar verir.

ZORBA BİR MAKİNE

2084, pek çok distopyanın paylaştığı bir gerçeği dile getirme eğilimindedir. Anlatılan aslında uzak bir geleceği anlatsa da bugün, burada yaşananlar anımsatılmaktadır. Daha doğrusu bugün nüve halinde bulunan, rahatça gözlenen durumları anlatır Sansal. Kitapta anlatılan din, İslam’ın neredeyse bin yıldır egemen olan mezhebi Sünniliği anımsatır. Sünniliğin yorumu dışarıda bırakan, her türlü şüpheciliği günah sayan öğretilerinin izlerini tüm roman boyunca takip edebiliyoruz. Sansal aynı zamanda böyle bir sistemin, insanların gönüllü katılımı olmadan ayakta kalamayacağını da vurgulamış.
Öncesinde zorbalıklar, baskılar, savaşlar ile kabul ettirilen şeyin nasıl tüm toplumsal ilişkileri biçimlendiren bir makineye dönüştüğünü de gözler önüne seriyor. Baskı aygıtının rıza sağlama makenizmalarını da düşünmeye başlıyoruz satırlarda ilerlerken.

KÖTÜLÜĞÜN ÜTOPYASI

Bilinen bir şeydir: Birinin distopyası başkasının ütopyasıdır. Boualem Sansal, hem Kuzey Afrika’da hem de Ortadoğu’da etkin olan dini toplulukların, yaşanan savaşlara, savaşın yarattığı çirkinliklere, köle pazarlarına, kitlesel linçlere rağmen, böyle bir ütopyaya sahip çıktıklarının farkında. Yapmaya çalıştığı şey aslında uzak coğrafyalarda yaşananların gün geçtikçe Batı dünyasına da yaklaştığını vurgulamak.

Boualem Sansal, insan kötülüğünün, uygarlıkların kültürel, bilimsel, entelektüel birikimini tümüyle yok etme potansiyelini gözler önüne seren bir yazar. 2084 ise okura kitabın başında vaat ettiği rahat uykuyu sunmayan, bugün yaşadıkları üzerine tekrar tekrar düşünmesini talep eden önemli bir roman.

cukurda-defineci-avi-540867-1.