Google Play Store
App Store

CHP’nin boykotu bir haftadır sürerken dün öğrencilerin çağrısıyla bugün için genel boykot ilan edildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, erken seçim yapılana kadar boykotların değişik biçimlerle devam edeceğini söyledi.

Buse İlkin YERLİ

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile 50'ye yakın çalışma arkadaşının tutuklanmasının ardından CHP lideri Özgür Özel, Saraçhane'de bazı şirket ve markalara yönelik boykot ilan etmişti.

Dün de üniversite öğrencilerinin çağrısıyla yurttaşlar büyük bir ekonomik boykot düzenledi ve alışveriş yapmadı. İktidar cephesi boykota yönelik art arda açıklamalarda bulunurken dün de boykot çağrısı yapanlara soruşturma açılacağı duyuruldu.

CHP Hazine ve Maliye Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Karatepe ile boykot hakkında konuştuk.

Saraçhane'de, Özgür Özel'in çağrısıyla bir boykot başlamıştı. Bu boykot kararı neden alındı? Şu ana kadar yurttaşlardan gelen tepkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mevcut iktidardan rahatsızlık duyan çok geniş bir toplumsal kesim olduğunu biliyoruz. Bu, sadece sandığa gidip oy kullananlarla sınırlı değil. İktidarın uygulamalarından, ekonomik politikasından, hayatın her alanına yaptığı müdahalelerden dolayı ciddi bir toplumsal rahatsızlık var. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun önce gözaltına alınması, ardından tutuklanmasıyla birlikte bu rahatsızlık daha da arttı. İnsanlar kendilerini ifade edebilecek bir alan arıyordu ve biz de bunu net bir biçimde gözlemledik.

CHP olarak çeşitli mitingler düzenledik. Başta Saraçhane olmak üzere Türkiye'nin birçok yerinde gösteriler yapıldı, sokak protestoları ve üniversitelerde öğrenci eylemleri gerçekleşti. Ancak daha geniş kesimlerin katılabileceği uygulamalar da bekleniyordu. Bunun en somut örneğini Cumhurbaşkanı adayının belirlenme sürecinde gördük. 15,5 milyonun üzerinde vatandaş sandıklara giderek oy kullandı. Bu, duyulan rahatsızlığı ifade etmek için bir fırsattı.

"BOYKOTA GENİŞ KATILIM VAR"

2 Nisan’da Türkiye'de alışveriş yapmama şeklinde bir protesto ortaya çıktı. İnsanlar alışveriş yapmayarak, çarşıya pazara çıkmayarak sistemden ve iktidardan duydukları rahatsızlığı ifade ediyorlar.

Başlangıçta genel başkanımızın boykot çağrısı, ana akım medya olarak bilinen ancak gerçekte ana akım olmayan kanallara bir mesaj niteliğindeydi. "Eğer siz bu haberleri vatandaşlara ulaştırmazsanız, biz de sizin faaliyet gösterdiğiniz şirketlere yönelik bir boykot başlatacağız" mesajını verdik. Ancak zamanla bu, öğrencilerin organize ettiği ve bizim de destek verdiğimiz, Türkiye genelinde büyük katılım gören bir kendini ifade etme biçimine dönüştü. Ben de yaptığım gözlemlerle bu boykotun geniş bir karşılık bulduğunu net bir biçimde görüyorum.

Bu boykotun ne kadar etkili olmasını bekliyorsunuz? Dünyada bunun örnekleri var mı?

İnsanlar ekonomik güçlerini kullanarak mesajlarını iletebilirler. Dünyada pek çok yerde benzer boykotlar yapılmıştır. Kimi zaman belirli şirketlere, kimi zaman ise hükümet politikalarına yönelik olabilir. Bizdeki boykot, iktidarın uygulamalarına duyulan tepkiyi göstermek için gerçekleştiriliyor. Önümüzdeki süreçte de değişik formatlarda ve günlerde devam edeceğini tahmin ediyorum. Çünkü vatandaşın, para harcamayarak bile güçlü bir mesaj verdiğini gördüğünü ve bundan memnuniyet duyduğunu düşünüyorum.

"İNSANLAR ARTIK BOYUN EĞMİYOR"

Önceki akşamdan itibaren neredeyse her kanalda Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve bakanlar açıklamalar yapmaya başladı. İnsanları boykottan caydırmak, hatta korkutmak için açıklamalar yapıyorlar. Ancak insanlar artık bu tür korkutmalara boyun eğmiyor; güçlü bir şekilde düşüncelerini alışveriş yapmayarak ifade ediyorlar.

Ticaret Bakanı dün alışverişe çıkarak "Milli Ekonomiye Sahip Çıkma Günü" dedi. AKP'de ekonomik boykotun yarattığı bir korku mu var? Bu boykot, iktidar cenahının söylediği gibi ekonomiyi batırır mı?

Hayır, ekonomi neden batsın? Türkiye ekonomisi, bir günlük alışveriş yapılmadığında batacak duruma geldiyse, bu durumu yaratan iktidarın ciddi şekilde sorgulanması gerekir. Nasıl bir ekonomi yarattınız ki, bir gün alışveriş yapılmaması sistemi çökertiyor? Buradaki amaç, insanların kendilerini ifade edebileceği etkili bir mecrayı devreye sokmak. Katılımın da oldukça geniş olduğunu görüyoruz. Ankara’daki gözlemlerim ve farklı bölgelerden gelen paylaşımlar da bunu doğruluyor.

"EKONOMİNİN KIRILGANLIĞI SORGULANMALI"

Eğer bir günlük boykot ekonomiye zarar veriyorsa, bu durumu yaratan iktidar, vatandaşlarına bunun hesabını vermelidir. Bu ülkenin ekonomisini nasıl bu kadar kırılgan hale getirdiklerini sorgulamalılar.

Özgür Özel’in ilk boykot çağrısının ardından bir hafta geçti. Bu süreçte ekonomik ve siyasal olarak gözlemleriniz neler oldu?

İnsanların böyle bir imkâna sahip olmaktan duydukları memnuniyeti ifade ettiklerini görüyoruz. Boykot kapsamında adı geçen bazı işletmeler, örneğin bir kahve zinciri, kitap ve kırtasiye satan bazı dükkânlar, bu süreçte ciddi müşteri kaybı yaşadı. Katılım oldukça geniş ve insanlar, iktidardan duydukları rahatsızlığı bu şekilde göstermekten mutlu.

"BAKALIM ENFLASYON TALEP KAYNAKLI MI?"

İktidarın ekonomik politikalarına da dikkat çekmek gerekiyor. Onlar, enflasyonu talep kaynaklı olduğunu öne sürerek ücret artışlarını sınırlamışlardı. Şimdi vatandaş, alışveriş yapmayarak bir anlamda iktidarın bu tezini teste tabi tutmuş oluyor. Bakalım gerçekten enflasyon, talep kaynaklı mıymış?

CHP bundan sonra ‘hiç para harcamama’ boykotları düzenlemeyi planlıyor mu? Boykot sürecinde yol haritanız ne olacak?

Süreç dinamik bir süreç. Son 10 gündür Türkiye’de çok farklı gelişmeler yaşandı. Boykot şu anda içinde bulunduğumuz günle sınırlı değil. Önümüzdeki süreçte nasıl bir yol izleyeceğimiz, olayların gelişimiyle şekillenecek. Ancak şunu net olarak söyleyebilirim; erken seçim sandığı vatandaşın önüne gelene kadar bu tür faaliyetler devam edecektir. Boykotun formatı, kapsamı ve zamanı değişebilir, ancak halkın duyduğu rahatsızlığı dile getirme yolları tükenmeyecek. Seçim sandığı vatandaşın önüne gelip, bu rahatsızlıklarını oylarıyla ifade edene kadar bu tür faaliyetlerin süreceğini söyleyebilirim.