birgün

23° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 28.05.2020 08:51

Yalnızız, sesimizi duyun

Cazzip Project, yeni single çalışması ‘Skyrunner’ ile dinleyici karşısında. Sosyal haklar ve güvencesizlikten yakınan grubun kontrbasçısı Eren Turgut, “Sanatçıların özellikle şu süreçte ne kadar yalnız kaldığını görmeyen yoktur sanırım” diyor

Yalnızız, sesimizi duyun

IŞIL ÇALIŞKAN

İlk albümleri ‘Stories’, 2018’in en iyi caz albümleri arasında gösterilen Cazzip Project yeni bir single ile dinleyiciyle buluştu. Eren Turgut’un gruba katılmasıyla kontrbas’ı müziğinde kullanmaya başlayan grubun yeni single’ı ‘Skyrunner’, bu sound’da kaydettikleri ilk parça. Skyrunner’da akustik öğelerle birlikte elektronik sesleri de kullanan grup, bu parça ile yeni albümleri için de bir ipucu veriyor. “Önüne çıkan her engeli aşabilecek kadar güçlü bir karakteri ele aldık” diyen piyanist Aslı Özer, hikâyeyi şöyle anlatıyor: “Koşuyor, dağları, tepeleri aşıyor ama aslında kendinden kaçıyor. Parçanın sonunda ise bununla yüzleşip kendiyle barışıyor.”

Aslı Özer(piyano), Eren Turgut(Kontrbas) ve Ertuğrul Biber’den (davul) oluşan grup ile yeni single çalışmalarını ve salgın döneminde yaşadıkları zorlukları konuştuk.

►Yeni single çalışmanız ‘Skyrunner’ı, salgından önce çaldınız sanırım.

Eren Turgut: Salgından evvel çaldık. Zamanlama manidar oldu açıkçası. İyi ki ileri bir vakte almamışız.

Aslı Özer: Evet, ocak-şubat gibi çıkarırız zannediyorduk, mayıs’ı buldu. Zaten herkesin evinde ufak bir stüdyosu var, üzerine eklemeler yapıp evde aranjmanlara devam ettik.

Ertuğrul Biber: Özellikle mix-mastering aşaması salgının en yoğun olduğu döneme denk geldi. Bol bol telefon konuşması üzerinden hallettik.

►Şu anda tüm müzik faaliyetleri durmuş durumda. Neler yapıyorsunuz? Bu süreç sizi nasıl etkiledi?

Eren Turgut: Maalesef süreç geçimini günlük kazancıyla sağlayan herkesi derinden etkiledi. Aktif olarak evde ilgilenmem gereken özellikle ertelediğim ne varsa tekrar döndüm diyebilirim.

Ertuğrul Biber: Bu dönemde kendi parçalarım üzerine yoğunlaştım ben de. Onları bir ara yayınlayıp dinleyiciyle buluşturacağım. Bunun dışında stüdyomuz var. Orada davul kayıtları alabildiğim için gelen parçalar oldu onların kayıtlarını çaldım.

Aslı Özer: Ben de benzer şekildeyim. Bu durumdan maksimum nasıl faydalanabilirim diye düşündüm. Aranjmanlarını bitirmemi bekleyen besteler vardı, onları bitireyim derken yeni besteler geldi 12 parçalık, bitti. Aynı zamanda canlı yayın konserlerini deneyimledim. İlginç oluyor.

PAMUK İPLİĞİNE BİLE BAĞLI DEĞİLİZ

►Tüm sektör için zor günler ama, Kerem Görsev caz müziğin şu anki durumu için “Zaten pamuk ipliğine bağlıydı” ifadelerini kullandı. Siz nasıl yorumlarsınız?

Eren Turgut: Sanatçının sosyal hakları ve güvencesi, hayatının geri kalanı ile ilgili özellikle şu süreçte ne kadar da yalnız kaldığını görmeyen yoktur sanırım. Alınan tek gecelik bir kaşenin ekonomik planlaması kısmına hiç girmeyelim. Ne sigorta, ne sosyal güvence... Şu an ne kadar da önemliymiş aslında. Keşkelere bağlanmadan ve kimseyi suçlamadan umarım bunların biraz daha farkında olarak yeni bir sayfa açılır. Pamuk ipliğine bile bağlı olmayan yaşamlar, şu an tahmin edeceğimiz noktada zorluk içinde.

Ertuğrul Biber: Zaten müzisyenler her zaman hayatta kalma mücadelesi içerisinde. Bu dönem ciddi bir darbe vurdu herkese. Alternatifleri düşünmek lazım. Neler yapılabilir? Yeni para kazanma yöntemleri neler olabilir gibi…

Aslı Özer: Sektör özelinde gerçekten çok zorlayıcı şartlar var. Hele ki caz müzisyenleri için. Şu an ilginç bir dönüşüm içerisinde dünya. Müzik sektörü nasıl bir yöne evrilecek, ne olacak tahmin etmek kolay değil. Sanırım bildiğimiz tanımlar, iş modelleri değişecek. İyice dijitalleşiyoruz. Sırf müzik değil her sektör için aynı etki söz konusu.

►Şu anda ihtiyacınız olan şey nedir peki? Sizi nasıl bir destek ayakta tutar?

Eren Turgut: Sabır ve sabır diyeceğim. Herkesin koşulları çok çok farklı. En azından en yakınımızda kim varsa onunla geçirdiğimiz vaktin çok değerli olduğu, uzakta kalanların sevgisi ise bir ihtiyaçtan çok daha fazlası olduğunu bilmek bizi daha fazla ayakta tutar.

Ertuğrul Biber: Müziğimi paylaşmaya devam etmek ve dinleyiciyle buluşturmak, onlardan geri bildirimler almak. Dinleyicilerin müziğimize olan desteği en önemlisi.

Aslı Özer: Sevgi en yüksek frekans ve en büyük destek her zaman. Dinleyicilerimizin sevgisi, desteği bizim için en büyük motivasyon. Bu meslek alanı üzerine konuşursak, müzisyen birliklerinin daha fazla desteği gerekli. Şu an dünyada bir hareketlilik başladı mesela, caz müzisyenleri için olanları görüyorum. Bir araya gelip dünyada bir farkındalık yaratmaya çalışıyorlar ama yine tatmin edici değil. Bu farkındalığın sonunda neyi hedefliyorlar belli değil. Kalıcı bir uygulama yapılacak mı mesela? Yine bir düzensizlik içerisinde geçici önlem üzerine odaklanılıyor. Ben müzisyenlerin/sanatçıların dünyasını çok gri bir alan üzerinde görüyorum. Sigortasız çalıştırılması, kazanç oranlarının dengesizliği, herhangi bir iş güvencesinin olmaması vs. Bunların kalıcı bir şekilde çözümlenmesi, birlik olunup değişim getirilmesi lazım artık.

KARAKTER SONUNDA MASKEYİ ATIYOR

►Yeni parçaya dönelim. Hikâyesi nedir ‘Skyrunner’ın?

Eren Turgut: ‘Skyrunner’ benim için oradan oraya savrulan zamanı ve ‘an’ı yakalamaya çalışan bir karakter gibi.

Aslı Özer: Bu parçada önüne çıkan her engeli aşabilecek kadar güçlü bir karakteri ele aldık. Koşuyor, dağları, tepeleri aşıyor ama aslında kendinden kaçıyor. Parçanın sonunda ise bununla yüzleşip kendiyle barışıyor. Yani hep kendi olmaktan kaçmış bunun yerine başkalarının istediği bir karaktere bürünerek yaşamış bir karakter. Sonunda maskeyi atıyor çünkü kendinden kaçamıyor.

Ertuğrul Biber: Parçaya ismini Aslı verdi. Yıllardır takip ettiğim davulcular (Danny Carrey, Rob Turner, Benny Greb mesela) bu parça özelinde ilham aldığım müzisyenler oldu.

►Aslında bu parça sizin için yeni bir başlangıç da sayılır değil mi? Gitar yerine kontrbas ile devam ediyorsunuz artık. Bu kararı neden verdiniz?

Ertuğrul Biber: Severek dinlediğimiz benzer triolardaki sound’a bir adım daha yaklaşmak adına bunu özellikle istedik.

Aslı Özer: Eren’in kontrbas çalıyor olması bizim için bir fırsat oldu çünkü daha önce kontrbasla parça kaydetmemiştik. Değişik bir derinliği var. Elektrik basın da keyfi başka. Hatta bazı parçalarda synth bass olacak mesela. Çeşitlilik güzel oluyor.

Eren Turgut: Tamamen bir renk unsuru sanırım kontrbas. Çalım farklılıkları her enstrümanın tınısını bir şekilde değiştirebilir. Kontrbas olsun şeklinde yoğun bir talebim olmuştu bizimkilere. Kırmadı onlar da beni. Bas gitar da olsaydı pek tabii görevini yerine getirebilirdi bu müzikte. Sadece tercihten kaynaklı bir deney ortamı oldu bizim için diyebilirim.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız