birgün

26° AÇIK

MEDYA 24.04.2020 10:56

Yandaş yazardan ‘mantık şov’: Bu soyisimler tesadüf mü?

Yandaş yazardan ‘mantık şov’: Bu soyisimler tesadüf mü?

Medya Servisi

Hükümetin kontrolündeki Akşam gazetesinin yazarlarından Kurtuluş Tayiz, aklın sınırlarını zorlayan bir köşe yazısı kaleme aldı. Tayiz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun soyisimlerinin sonunda yer alan “oğlu” ifadesinden yola çıkarak oldukça garip çıkarımlarda bulundu.

Tayiz yazısında bu isimlerin soyisimlerinin değiştirildiğini iddia etti ancak esas soyisimlerinin ne olduğu konusunda herhangi bir bilgi paylaşmadı.

Üç ismin proje olup olmadıklarının yaptıkları faaliyetlerden anlaşılabileceğini öne süren Tayiz, Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un Kuzguncuk’taki evinin görüntülenmesinin “terör faaliyeti” olduğunu savundu Kaftancıoğlu’nu bu faaliyetin “sorumlusu” ilan etti. Tayiz, “Açıkça belirtelim ki, bu olay basit bir güvenlik sorunu olmanın çok ötesindedir” ifadelerini kullandı.

YALAN-YANLIŞ BİLGİLER PAYLAŞTI

Tayiz, "Bu isimler tesadüf mü, proje mi?" başlıklı yazısında hatalı bilgiler vermeyi de ihmal etmedi.

“Canan Kaftancıoğlu’nun CHP İstanbul İl Başkanılığı görevine getirilmesi üzerinde dikkatle durulmalıdır” diyen yandaş yazar, “CHP üyesi bile olmayan, uzaktan yakından bu partiyle bağlantısı olmayan Kaftancıoğlu, nasıl oldu da CHP’nin İstanbul İl Teşkilatı’nın başına getirildi?” diye sordu. Tayiz kendi sorusuna cevap vererek, “Aslında bu görevlendirme CHP’ye verilmek istenen istikametle yakından bağlantılıdır. Kaftancıoğlu’nun bilinen tek kerameti illegal sol örgütlerle olan şu veya bu şekildeki yakınlığıdır. Dolayısıyla CHP’yi illegal alana çekmek isteyen ve sokağa çıkarmaya hazırlayan güç, Kaftancıoğlu’nu köprü işlevi görsün diye bu göreve getirmiştir” dedi.

Tayiz’in yazdığının aksine Kaftancıoğlu, İstanbul İl Başkanı seçilmeden önce, CHP’de Parti Meclisi üyeliği, Basın, Kültür ve İletişimden sorumlu il başkan yardımcılığı, basından sorumlu başkan yardımcılığı gibi görevlerde bulundu.

‘İÇ SAVAŞ’ KOKUSU ALDI!

Akşam yazarı, İBB Başkanı İmamoğlu hakkında ise şunları yazdı: “Peki soy ismini değiştiren Ekrem İmamoğlu için ne diyeceğiz? Çocuklara gönderdikleri 23 Nisan hediye paketlerine tuhaf mesajlar yerleştirmek de ne demek oluyor? ‘Demokrasi sandıktan ibaret değil’miş, ‘Başkan sabrımızı taşırma...’ vs. vs. Gündem olmak için mi, bu numaralar? İnsanları kışkırtmak için mi? Yoksa iç savaş hazırlığı mı?”

TAYİZ’İN İLGİNÇ SERÜVENİ

Bugün hükümete yakın yazarlar havuzunun içinde yer alan Kurtuluş Tayiz, PKK üyesi olduğu için 1991-2004 yılları arasında cezaevinde yattı. Kendi sözleriyle Diyarbakır dahil, bu 13 yılda “dolaşmadığı cezaevi kalmadı.”

Gazeteciliğe 2004 yılında Kürt siyasal hareketine yakın Özgür Gündem’de başlayan Tayiz, daha sonra Taraf gazetesinin kurulması üzerine 2007'de bu mecraya geçti. Tayiz, Fethullahçı yapılanmanın gazetesi olduğu gerekçesiyle kapatılan Taraf'ta muhabirlik, editörlük, yazıişleri müdürlüğü ve köşe yazarlığı yaptı.

Tayiz, 2013 yılındaki AKP-Cemaat çatışması sırasında ise Erdoğan’ın kontrolündeki Akşam gazetesine geçiş yaparak, bu ayrımdaki tarafını seçmiş oldu.

2016 yılında Genelkurmay Başkanlığı’nın gizli belgesi Egemen Harekat Planı’nı yayınladıkları gerekçesiyle Tayiz’in de aralarında bulunduğu Taraf gazetesi çalışanları hakkında başlatılan Balyoz’da kumpas soruşturması kapsamında iddianame hazırlandı.

Savcılık, Mehmet Baransu ile Tuncay Opçin hakkında ayrıca “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme” suçlamalarını yönelterek 35 yıldan 75 yıla kadar hapislerini istedi. Savcılık, diğer şüphelilerin 20 yıldan 52 yıl 6 aya kadar hapislerini talep ederken, Kurtuluş Tayiz hakkında ise takipsizlik kararı verildi. Tayiz böylece “doğru tarafta” durmanın ödülünü almış oldu.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız