birgün

22° AÇIK

ÇEVRE 04.06.2020 09:28

'Yanlış politikalar çevre ve toplum sağlığını tehdit ediyor'

Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener, Dünya Çevre Günü'ne ilişkin yaptığı açıklamada, "Kamusal denetim ve yaptırım eksikliği ve kamu yararı yaklaşımının tasfiyesi ile bu tahribat daha da artıyor" dedi

'Yanlış politikalar çevre ve toplum sağlığını tehdit ediyor'

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener 5 Haziran Dünya Çevre Günü'ne ilişkin basın açıklaması yaptı. "Çevre tahribatından birinci derecede sorumlu olan iktidarlar eğer hatırlarsa bu günü, usulen yapılan etkinliklerle geçiştiriyor" denilen açıklamada, "Oysa dünya genelindeki çevre tahribatı iklim değişikliğinin ciddi boyutları ile birleşerek günümüzün en önde gelen sorunları arasında yer alıyor. Bu duruma esasen sermayenin dizginsiz sömürü ve azami kâr güdüsü ile yürütülen doğa ve kentsel-kırsal alanlar üzerindeki rant talanı yol açıyor" ifadeleri kullanıldı.

"Sanayi, tarım, imar/yapı, ulaşım, enerji, maden, orman, hazine arazileri, koruma alanları, mera ve çayırlar, kıyılar, doğal kaynaklar, yeraltı-yerüstü su kaynakları gibi birçok alanda izlenen yanlış politikalarla çevre ve toplum sağlığı sorunlarının arttığını vurgulayan Yener, "Endüstriyel ve nükleer atık ve kirlilik, su kaynaklarının yanlış ve aşırı kullanımı ve kirlenmesi, sulardaki yaşamın zarar görmesi, kuraklık, ormansızlaşma, tarımda verimliliğin ve ürün çeşitliliğinin azalması, çarpık-sağlıksız kentleşme, ranta dayalı imar ve yapılaşmanın doğal, kültürel, tarihi değerlerin yok edilmesine varması, sel, kanalizasyon, atık/çöp, yanlış otoyol, köprü, ulaşım, trafik ve yanlış enerji politikalarının yol açtığı tahribat ve hava kirliliği, çevre ve toplum sağlığı sorunlarının başında gelmekterdir. Yanlış hidroelektrik, termik, nükleer santral yapım çalışmalarının oluşturduğu büyük çevre tahribatı söz konusudur. Kamusal denetim ve yaptırım eksikliği ve kamu yararı yaklaşımının tasfiyesi ile bu tahribat daha da artıyor" dedi.

Yener sözlerini şöyle sürdürdü:

"Oysa çevreye duyarlılık, insan türü ile doğanın esenliği ve geleceğiyle bağlantılı yaşamsal bir konudur. İnsanların sağlıklı, temiz bir çevrede yaşamaları en temel haklarıdır. Bu, anayasalara da girmiş ama en çok istismar edilen konuların başında gelmektedir. Bu noktada çevre tahribatı ve sömürüsüne son verecek bilimsel, toplumsal, siyasal irade oluşumu önem kazanıyor."yanlis-politikalar-cevre-ve-toplum-sagligini-tehdit-ediyor-739725-1.

"Başka türlü doğayı ve insanı bir bütün olarak gözeten doğa, yaşam, toplum ekolojisi oluşturulamaz. Bu çerçevedeki sanayi, enerji, çevre konulu kongre, sempozyum vb. etkinliklerle toplumsal bilinçlenmeye katkı koymayı sürdüreceğimizi kamuoyuna duyururuz" diyen Yener, çevre tahribatının önüne geçmek için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

►Toplumsal gereksinimlere yönelik bir ekonomi ve planlı sosyal kalkınma yaklaşımı temelinde sanayi, teknoloji, tarım, enerji, maden, ulaşım, sağlık, eğitim ve diğer alanlara yönelik politikalar ile çevre politikası bir bütünlük içinde ele alınmalıdır.

►Sanayide emek-kaynak-enerji yoğun üretimden yüksek teknoloji yoğunluklu, enerji verimliliğini esas alan bir üretim yapısına geçilmelidir.

►Teknoloji, sanayi, tarım, çevre ve istihdam politikaları arasında uyum sağlanmalıdır.

►Tarım alanlarına sanayi tesisleri kurulmamalı, çarpık kent ve yanlış imar/yapı politikaları terk edilmeli, arazi ve doğal kaynak rantlarının önüne geçilmeli, atıklar kontrol altında tutulmalı, arıtma tesisleri şart olmalı ve denetlenmeli, geri dönüşüm teknolojilerinin kullanılmı artırılmalıdır.

►Su israfı ve kirliliğinin, katı ve tehlikeli atıkların, toprak kirliliğinin, erozyonun, sera gazı salımının, deniz kirliliğinin, kentsel hava kirliliğinin kontrolü, biyolojik çeşitliliğin ve doğal kaynakların korunması ve geliştirilmesi, temiz üretim teknolojilerinin kullanılması, çevre dostu yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelik bilimsel seferberlik ilan edilmelidir.

.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız