birgün

22° AÇIK

RÖPORTAJ 09.03.2019 03:10

Yapay futbol

Futbol basit bir oyundur. Belki bu kadar sevilmesi tam da bu basitlikten ötürü. Zahmetsizdir. İki taş ve üstüne basılan bir meşrubat kutusu bile “gazozuna maça” yeter. Muhtemelen Çin’de futbola benzeyen ilk oyuna rastlandığı milattan 2 bin 500 yıl önce de bu basitlikteydi her şey. Kadın – erkek bir arada oynuyordu. Milattan sonra 217’de İngiltere’de oynanmaya […]

Futbol basit bir oyundur. Belki bu kadar sevilmesi tam da bu basitlikten ötürü. Zahmetsizdir. İki taş ve üstüne basılan bir meşrubat kutusu bile “gazozuna maça” yeter. Muhtemelen Çin’de futbola benzeyen ilk oyuna rastlandığı milattan 2 bin 500 yıl önce de bu basitlikteydi her şey. Kadın – erkek bir arada oynuyordu. Milattan sonra 217’de İngiltere’de oynanmaya başladığında ise oyun o kadar sert ve vahşiydi ki 1300’lü yıllarda yasaklanmak zorunda kaldı. Fakat bu yasaklar da kimseyi durduramadı. Oyun basitti, zevkliydi, rekabetçiydi, eğlenceliydi!

Çok uzun zaman futbol sadece futbolcularla oynanan bir oyunken yavaş yavaş işler ciddiye binmişti. Oyuna kurallar getirildi. Sonrasında da bu ilkelliği en aza indirmek ve kurallara tam olarak uyumu sağlamak için “hakem” görev yapmaya başladı. Önceleri “masa başından” görev yapsalar da 1900’lü yılların başından bu yana sahada belki de en az futbolcu kadar koşarak görev yaptı hakemler. O zamanlarda da hakemler bu kadar sevilir miydi (!) bilmiyorum. Fakat sanırım oyundaki en bahtsız adamlar olacakları başından belliydi.

O günlerden bugüne futbolda birçok kural denendi, değişti. Fakat oyunun temeli hep aynı kaldı. Fakat dünya son 20 yılda çağ atlarken futbol da nasibini alacaktı elbet. Hayatımıza önce maç sonrası simüle edilen ofsaytlar; bilgisayar ortamında çekilen gol çizgileri girdi. Artık hakemleri çok daha rahat eleştirebilecektik. Görünen o ki alınan bir sürü hakem kararı yanlıştı. O zaman artık gönül rahatlığı ile “hakeme gözlük” isteyebilir; cinsel tercihleriyle ilgili tezahürat yapabilirdik.

Tüm bu eleştirilerimiz “hakemin görüş açısı” ile açıklanınca gündemimize VAR (Video Assistant Referees) girdi. Yaklaşık 2 yıl önce İspanya – Fransa arasında oynanan hazırlık maçında Griezmann topu İspanya ağlarına gönderdi. Fakat VAR’dan gelen uyarıyla gol iptal oldu. Maçın ikinci yarısında Gerard Deulofeu’nun Fransa ağlarına gönderdiği topa ofsayt bayrağı kalksa da bu kez VAR golü verdi. Böylece İspanya belki de 1 – 0 yenileceği maçı 2 – 0 galibiyetle kapamıştı. O günlerde uygulama ülkemize gelmez derken artık VAR hepimize doğal gelmeye başladı.

Teknolojiyle futbol daha ne kadar birleşir derken İngiltere’de ilk yapay zeka yardımcı teknik adam olarak kullanılmaya başlandı. Şimdilik 7. Lig’de kullanılsa da futbolda devrim niteliğinde olacağı söyleniyor. Büyük bir hoperlör büyüklüğündeki “teknik adam” kadro kuruyor, taktik veriyor hatta dilerseniz takıma motivasyon konuşması bile yapıyor. Programın yazılımcısının yapay zekasına Alex Ferguson’ın sesini vermesi ise ayrı bir güzellik.

Yapay teknik adam ne yapar bilinmez, ama VAR gibi bu uygulama da ülkemize hızlı girerse neler olur, merak etmemek elde değil. Fatih Terim’in sesini verdiğimiz, soyunma odasında “Taktik maktik yok bam bam bam” diye bağıran; kural ihlallerinden dolayı tribüne yollanıp kadroya giremeyen futbolcularla birlikte oturan bir yapay zekamız olur mu bilmem ama en azından şarjı bittiğinde duracak olması bile şansımız olacaktır.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız