Google Play Store
App Store

Deprem anmaları, bir hafıza mücadelesi. Çünkü unutturulmak istenen felaketin ve ona yol açan sorumluların unutulmasına izin vermeyenlerin sesi.

Yarası sıcak, hafızası diri
Havva Gümüşkaya
Havva Gümüşkaya
havvagumuskaya@birgun.net

Sabahın en karanlık anı, Hatay’ın en derin acısıyla buluşuyor. Saat 04.17…

Binlerce insan sessizce Hatay sokaklarına akıyor. Sesizliği, öfke sloganları bölüyor: ‘Me rıhna nıhna hon’ (Gitmedik buradayız)

Kayıplar anılırken yaşanan felaketin sorumlularının unutulmadığı da haykırılıyor.

Yıkıntıların gölgesinde, Asi Nehri’nin kıyısında bir araya geliyorlar. Ellerinde defne dalları, dillerinde kaybettiklerinin isimleri… Havada bahurun kokusu yükseliyor; yasın, hatıraların, direnişin kokusu.

Yas tutuluyor ama iki farklı şekilde. Bir yanda ‘resmi’, yeni asfaltın üzerinde, ayakkabılarına çamur bulaşmayan devlet erkânı anması gerçekleştiriliyor.

Bir de diğerleri… Onlar, yaslarını toprakta, taşın üstünde, bir mezar taşı bile olmayan sevdiklerinin isimlerini mırıldanarak tutuyor. Yıkılmış evlerin önüne bırakılan bir karanfil, dokunacak bir mezarı bile olmayanlar için edilen dualar…

Hatay Senfoni Orkestrası, gelenleri karşılıyor. Kemanlar ve yan flüt sesleri enkazın arasında yankılanıyor. Müzik, kaybedilenlerin anısına bir ağıt gibi yükseliyor. 6 Şubat Platformu adına konuşan Özgür Tıraş, yaşanan acının dinmediğini ve hafızaların taze olduğunu vurguluyor:

“Yaralarımız hâlâ sıcak, kanıyor. Sözümüz olsun, bu kara yası kalbimizde yaşatacağız. Bu kara günü tek yürek olmuş dostlarımızla geçiriyoruz. Ne rüzgârın soğuğu, ne toprağın tozu üzüyor bizi. Sana söz, kadim Antakya, ellerimizle bu kenti yeniden kuracağız. Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok.”

Depremin gerçekleştiği saat olan 04:17’de saygı duruşu yapılıyor.

Yürüyüşçüler, ellerindeki defne yapraklarını ve karanfilleri Asi Nehri’ne bırakıyor. Su, kentin yasını taşıyan gözyaşları gibi akmaya devam ediyor.

Ama yas ve anmaya polisin gölgesi düşüyor. Valilik, halkın sessiz yürüyüş yapmak istediği Köprübaşı’na çıkan yolları kapatıyor. Polis barikat kuruyor. Çıkan arbedede üç kişi gözaltına alınıyor. Devletin anması bitene kadar yas bile bekletiliyor. Ve sonra, barikatlar kaldırılıyor.

Asi kenarında yeminler ediliyor: Unutmak yok. Affetmek yok. Helalleşmek yok.