Google Play Store
App Store

Dağlıca'da rehin alındıktan sonra tutuklanan 8 asker davasında, er Ramazan Yüce'nin avukatı, Tabur Komutanı Onur Dirik'in de yargılanması için suç duyusunda bulunacak

Dağlıca'da 21 Ekim günü PKK ile çatışma sırasında kaçırılıp 14 gün alıkonulduktan sonra serbest bırakıldıklarında Askeri Mahkeme tarafından tutuklanan sekiz askerle ilgili dava dosyasında hakkında çok sayıda eleştiri ve suçlama yer alan Dağlıca Tabur Komutanı Yarbay Onur Dirik hakkında suç duyurusunda bulunulacak. Daha önce baskında yaşımını yitiren Piyade Uzman Çavuş Selçuk Gürdal'm kardeşi Celalettin Gürdal, Yarbay Onur Dirik, Bölük Komutanı Yüzbaşı Gürkan Işıl ve Üsteğmen Çağdaş Cücünoğlu'ndan görevlerini ihmal ettikleri gerekçesiyle şikâyetçi olmuştu.

8 askerle ilgili iddianamede hakkında müebbet hapis cezası istenen er Ramazan Yüce'nin avukatı Dinçel Aslan baskında bir güvenlik zaafıyetinin yaşandığının kesin olduğunu belirterek, "Dosyada haklarında tutuklama kararı verilebilecek tabur ve bölük komutanları var. Delillerin karartılması açısından bakıldığında bu kişilerin tutuklanması gerekir. Bizim bir sonraki adımımız da dosyada adı geçen bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmak olacaktır" dedi. Diğer sanıkların müvekkili aleyhine yönlendirildiğini ifade eden Aslan, Yüce'nin temyiz savunmasını hazırladığını belirterek "Müvekkilim ülkesini sevmekten başka birşey yapmadığını ve olacakları bildiği halde buraya gelmeyi tercih ettiğini ısrarla anlatıyor. Kurban seçildiği ortadadır" dedi.

Bu arada 8 askerin "Tabur'dan bize destek olmadı" diyerek suçladığı Dağlıca Tabur Komutanı Yarbay Onur Dirik hakkında hiçbir işlem yapılmadığı da ortaya çıktı. Ancak hukukçular Yarbay Dirik'in 8 asker hakkında hazırladığı ve iddianameye de alınan kanaat raporunda, Yüce'nin olaydan sorumlu olduğunu gerekçelendirirken anlattıklarının birçok çelişkiye işaret ettiğini belirtiyor. Van Askeri Savcılığı'nca hazırlanan bin sayfalık dosyada erler Ramazan Yüce, Fuat Başoda, İlhami Demir, Fatih Atakul, Özhan Şabanoğlu, çavuş İrfan Beyaz, Mehmet Şen-kul ile Uzman Çavuş Halis Çağan ile yaralı askerler, Tabur Komutanı Dirik için "Taburdan destek gelmedi. Komutanlarımız yoktu. Telsizden çağrı yapmamıza rağmen güç gönderilmedi" diyorlar ve Dirik'e "yönetim zafiyeti", "disiplini tesis edememe" ve "muhtemel saldırılara karşı gerekli önlemleri almama" gibi suçlamalar yöneltiyor.

RAPOR 'KANAATLER'E DAYANIYOR
Dirik, ise 8 asker hakkında hazırladığı 'vak'a kanaat raporu'nda olayda kusurunun olmadığını savunuyor ve şöyle diyor: "7 personelin Piyade Er Ramazan Yüce'nin çağrılarından etkilenip, korkuya kapılarak hareket ettiği düşünülmektedir. Personelin Ramazan Yüce tarafından kandırıldığı kıy-metlendirilmektedir. Ramazan Yüce, bu olaydaki en belirgin şüphelilerden biridir. Olay anındaki davranış ve hareketleri incelendiğinde bu işi kasıtlı olarak yaptığı ve hiçbir baskı altında kalmadan kendi rızası ile silahını da yanına alarak teröristlere teslim olduğu ve bununla da yetinmeyip kendi arkadaşlarına da 'teslim olun' çağrısı yaptığı anlaşılmaktadır. Bu personelin olayın hemen başlangıcında silahsız olduğu halde özellikle görev yerine gidip silahını da alarak teslim olması ve arkadaşlarına da 'teslim olun' çağrısı yapması birliğin moralini bozmuştur. Bu olayı kasıtlı olarak yapmasının diğer bir kanıtı ise, söz konusu olay öncesinde arkadaşları arasındaki söylemleridir. Kendisinin 'PKK bizden daha iyi. Benim yerim burası değil dağlar olmalı, ben onları çok seviyorum" şeklinde sözler sarf ettiği anlaşılmıştır. Yine aynı şekilde olaydan bir gün önce terhis olan dört personelin tabur merkezine inmesi esnasında arkalarından 'İnşallah gidemezsiniz, havaya uçarsınız' şeklinde ifadeler kullanmıştır. Terör örgütü mensuplarına hiç karşılık vermeden teslim olmuşlardır."

RAMAZAN YÜCE BASKI ALTINDAYDI
İddianamede, ayrıca Ramazan Yüce Irak'ta alıkonulduğu sırada yaptıklarından da sorumlu tutuldu. İddinamade, Ramazan Yüce'nin "teröristlerle samimi göründüğü" belirtilirken, Kürtçe bildiği için Roj TV'ye konuşması da "örgüt propagandası" olarak değerlendirildi. Oysa Ramazan Yüce, PKK tarafından alıkonulduğu sırada "baskı ve tehdit" altındaydı. Türk Ceza Yasası'nın 28. maddesi "Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez" şeklinde düzenleniyor. TCK'nın "Genel hükümler" bölümünde düzenlenen madde, diğer yasalar için de geçerli. Ramazan Yüce'nin avukatı Dinçel Aslan, TCK'nın bu maddesi uyarınca Yüce'nin alıkonulduğu sırada yaptıklarından sorumlu tutulamayacağına da dikkat çekti.

Askeri Savcılık iddianamede Ramazan Yüce'nin "silahının tutukluk yaptığını" belirttiği yönündeki ifadesine karşın, "tanıkların ifadesine göre personelin silahlarında tutukluk meydana gelmemiştir" tespiti yaptı. Oysa Yüce'nin kullandığı silah kayıp olduğundan üzerinde kriminal inceleme yapılmamıştı. Birgün

* * *
Kara harekâtının baharda yapılacağı iddia edildi
TSK'NIN önceki gün Kuzey Irak'ta PKK kamplarını havadan bir kez daha bombalamasının ardından kara harekatının da önümüzdeki dönemde gündeme gelebileceği iddia edildi. Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun'un önceki gün Irak'a yaptığı ziyarette bahar aylarında PKK'ye yönelik kara harekatı yapılması konusunu görüştüğü belirtildi.

Ergin Saygun'un önceki gün Irak Genelkurmay Başkan Yardımcısı Hava Orgeneral Nasier Abadi ve Irak'taki koalisyon güçlerinin komutanı ABD'li Orgeneral David H. Petraeus'la Bağdat'a yaptığı görüşmede kara harekatını gündeme getirdiği iddia edildi. Fırat Haber Ajansı"da yer alan habere göre, koalisyon güçlerinin komutanı Orgeneral David H. Petraeus'la görüşen Saygun'un PKK'ye karşı bahar aylarında karadan operasyon yapmak istediklerini aktardıkları bildirildi.Bölgesel Hükümetin adı açıklanmayan bir yetkilisine dayandırılan bilgiye göre Bağdat'ta gerçekleşen görüşmede, Türkiye'nin kapsamlı bir kara operasyonu için Amerika'dan onay istedi. Yetkili, "Bağdat'taki görüşmeden Kürt yetkilileri kısmi olarak bilgilendirildi. Aldığımız bilgiye göre Türkiye baharda kapsamlı bir kara operasyonu konusunda Amerika ile pazarlık yapılıyor" dedi. Kürt kaynakları kara operasyonu konusundaki pazarlıkların ilk kez gündeme gelmediğine dikkat çekerek, Was-hington'da 5 kasım tarihinde Türkiye'nin bu talebi Amerikalı yetkililere aktardığı belirtildi. Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan açıklamada da Saygun'un Orgeneral David H. Petraeus'la görüşme yaptığı doğrulanarak, ziyaret sırasında PPK ile mücadele ve uzun vadeli askeri işbirliği imkanlarının ele alındığı kaydedildi.Bu arada TSK dün Şırnak'ın Cudi Dağı bölgesinde yeni bir askeri oparasyon başlattı. Karadan ve havadan yapılan operasyonda PKK hedeflerinin vurulduğu bildirildi. Bölgede güvenlik önemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı gözlenirken operasyonların süreceği belirtiliyor.