Yargı, Antalya'da çevre katliamını engelleyemiyor
Rant beklentisindekilerin hedeflerinden biri haline gelen Antalya'da doğa, çevre, kıyılar, imar planı ve yapılaşma gibi pek çok uygulama çeşitli kurum ya da kişiler tarafından dava konusu edildi. Ağır işleyen yargı çevre katliamlarına engel olamadı
Antalya'da yoğun tesisleşme, yapılaşma ve yatırımlar, belediyelerin imar planları ile çeşitli bakanlıkların düzenlemelerinde değişikliklere neden olurken, bu kurumlarca alınan birçok karar, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve siyasi partilerce kent doğası ve dokusunun korunması ile hukuka aykırılık iddialarıyla yargıya taşındı. Antalya'da imar planları, turizm tahsisleri, tesis ihaleleri, orman alanlarında yapılaşmaya yönelik yürütmeyi durdurma ve iptal istemli davalar, ağırlıklı olarak 2000'lerin başında açılırken, birçok dava 8 yıldan beri sürüyor.
DAVALARIN UZUN SEYRİ
Uzun süreçli davaların en önemli örneğini Antalya Barosu Çevre ve İmar İzleme Kurulu, Tabip Odası, Kent Gönüllüleri ve Olbia Grubu'nun, büyük bir alışveriş merkeziyle ilgili olarak Büyükşehir ve Mu-ratpaşa belediyelerinin verdiği yapı ruhsatlarının iptali istemiyle 2000'de açtığı davalar oluşturuyor. Antalya Fuar Alanı'nda yer alan bir alışveriş merkezinin inşaatının yapı ruhsatlarına ilişkin, inşaat başlamadan önce açılan davalar, alışveriş merkezinin faaliyete geçmesini de içine alan süreçte 4 yıl sonra karara bağlandı. Mahkeme, ruhsatların, "Alışveriş merkezinin şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine, kamu yararına ve hukuka uygun değildir" gerekçesiyle iptaline karar verdi. Yargı aşaması, yapılan itirazlar ve yeni nazım imar planlarının beklenmesi sürecinde Danıştay 6. Daire-si'nde sürüyor. Antalya Barosu Çevre ve İmar İzleme Komisyonu Başkanı Tuncay Koç, alışveriş merkezini de içine alacak yeni nazım imar planlarına karşı dava açmaya da hazırlandıklarını belirtti.
LİMAN BÖLGESİ'DE MAHKEMELİK
Antalya'da 2000'lerin başında açılıp devam eden davalar arasında Antalya Barosunun Liman bölgesindeki bir petrol şirketine tahsis edilen alanın plan iptali istemiyle açtığı dava da var. Petrol dolum alanının yeri dolayısıyla 2003'te "şehircilik ve plan ilkelerine aykırı işlem yapıldığı" iddiasıyla açılan davada, Antalya 2. İdare Mahkemesi talebi haklı bularak işlemin iptaline karar verirken, itiraz üzerine Danıştay'a temyiz edilen davada yürütmeyi durdurma kararı verilmişti. Dava Danıştay'da sürüyor.
DAVA AÇILDI AMA OTEL ÇALIŞIYOR
Kemer'e bağlı Beldibi beldesindeki günübirlik alan olarak ayrılan bir arazinin turizm alanına dönüştürülerek bir firmaya otel yeri olarak verilmesiyle ilgili 2003'te Baro tarafından açılan iki dava da devam ediyor. Bu davalar kapsamında Antalya 2. İdare Mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma kararı bir süre sonra kaldırılırken, 2 yıl önce hizmete açılan ve kamuoyuna 7 yıldızlı olarak duyurulan otel, müşterilerini ağırlamaya devam ediyor. Otel işletilirken, bir yandan da yasal süreç devam ediyor.
ORKİNOSLARDAN TAŞOCAKLARINA
Orkinoslar da Antalya'da kurulan çiftlikler nedeniyle dava konusu haline geldi. Gazipaşa ve Kemer'deki orkinos çiftliklerinin ruhsat iptaline ilişkin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı aleyhine açılan davalarda Kemer için iptal kararı verilirken, itirazlar ve yeni ruhsat alımı nedeniyle dava Danıştay'da devam ediyor.
DOKUMA FABRİKASI DANIŞTAY'DA
Antalya'daki 15 sivil toplum kuruluşunun birlikte açtığı, Kepez Belediyesinin ihalesiz olarak 49 yıllığına bir firmaya tahsis ettiği Dokuma Fabrikası arazisiyle ilgili iptal davası yürütmeyi durdurma kararının alınmasının ardından Danıştay'da devam ediyor. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu da başvuru üzerine, Dokuma Fabrikası alanının kent kimliğindeki yerinin korunarak yaşatılabilme-si için giriş kapısı ve bu girişi çevreleyen yönetim binası, yemekhane ve depoların "Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmesine karar vermişti.
Öteyandan Büyükşehir Belediyesinin Yüzüncü Yıl Spor Kompleksiyle ilgili imar planı da Antalya'da birçok kurum tarafından ayrı ayrı açılan davalarla yargı aşamasına taşındı. Antalya'da yargıya taşınan çevreyle ilgili son örneklerden birini de Büyükşehir Belediyesince ihale edilerek yapımına başlanılan hafif raylı sistem çalışmaları oluşturuyor.
'KARAR GEÇ KALIYOR'
Birçok davanın açılmasında öncülük eden ve davalara müdahil olarak katılan Antalya Barosu Çevre İmar ve İzleme Kurulu Başkanı Tuncay Koç, yargılama süreçlerinin uzamasından yakındı. Koç, "Ağır işleyen yargı süreci nedeniyle açılan davalarda karar verilmekte geç kalınıyor ve dava konusu eylemler bu süreçte ne yazık ki gerçekleşiyor. Prosedürlerin azaltılması, idare mahkemelerinin sayısının artması ve adli personel takviyesi gerekiyor" dedi.
Antalya'da Kundu, Boğaçayı bölgelerinin turizm merkezi ilan edilmesiyle ilgili iptal istemli davaların görülmesine devam edilirken, Baro ve sivil toplum kuruluşlarınca, turistik ek tesis için ağaç kesimi yapıldığı iddialarıyla son günlerde büyük tepkilere neden oldu. Manavgat'taki Sorgun Ormanlarıyla Çıralı bölgesinin yakından takip edildiği, bu iddialarla ilgili dava açma hazırlıklarının da sürdüğü öğrenildi.
* * *
Belek ormanlarında katliam
GEÇEN aylarda golf alanı yapımı için yoğun ağaç kesimini gösteren hava fotoğraflarıyla yeniden gündeme gelen Belek Ormanlarıyla ilgili 2005'te başlatılan dava da sürüyor. Anayasa Mahkemesinin, Antalya Barosunun açtığı davada turizm için 53 ön tahsisli orman arazileriyle ilgili yürütmeyi durdurma kararı ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun bazı hükümlerinin "ormanlar" yönünden iptaline ilişkin verdiği karar, Belek Ormanları için çevreciler tarafından sevinçle karşılanırken, gerekçeli karar açıklanmadan önce yapılan ağaç kesimleri ise büyük tepkiye neden oldu.Belek Ormanla-rı'nda "ağaç katliamı" yapıldığını savunan bazı siyasi partilerin temsilcileri, temmuz ayında dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ile Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'yi istifaya davet etmişlerdi.


