Google Play Store
App Store

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, cami ve mescit dışında bir yerin ibadethane olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına dikkat çekerek...

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, cami ve mescit dışında bir yerin ibadethane olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına dikkat çekerek, Cemevlerinin ibadet yeri olduğu yönündeki tüzüğünü değiştirmeyen Çankaya Cemevi Yaptırma Derneği kapatılması gerektiğine hükmetti.

Ankara Valiliği İl Dernekleri Müdürlüğü’nün ihbar yazısı üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca o derneğe hakkında kapatma davası açıldı.

Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi Yaşar Eren, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları ve bilimsel dokümanları inceleyerek, cemevlerinin ibadet yeri olduğu yönündeki tüzüğün değiştirilmesine onay vermedi ve davayı reddetti. Karara itiraz edilence dosya Yargıtay’ın gündemine geldi. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını yerinde bulmayarak, "cami ve mescit" dışında bir yerin "ibadethane" olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle bozdu.

SADECE CAMİ VE MESCİT
Oy çokluğu ile alınan kararda Anayasa’ya atıfta bunuldu. Daire, Anayasa'nın hiçbir hükmünün, kararla çelişmediğini belirtti.

DİYANET NE DERSE O!
633 sayılı kanunla, İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurulduğunun anımsatıldığı kararda, kanunda yer alan, cami ve mescitlerin başkanlığın izni ile ibadete açılacağı ve yönetileceği, hakiki ve hükmü şahıslar tarafından yapıldığı halde izinli veya izinsiz olarak ibadete açılmış bulunan cami ve mescitlerin yönetiminin 3 ay içinde Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredileceğini hatırlattı.

Çiçek’in o demeci yargıya taşındı

TBMM başkanı Cemil Çiçek’in Meclis binası içinde bir cemevi açılmasını “İslam’da ibadet yeri camilerdir” diyerek reddetmesi mahkemeye taşındı. CHP milletvekili Hüseyin Aygün konuyla ilgili olarak Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığına başvurarak Çiçek’in cemevi açılması talebini reddetmesinden şikayetçi oldu.  Çiçek’in Meclis’te cemevi açılmasına izin vermemesin, anayasanın laiklik, din ve vicdan özgürlüğü ilkeleri ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu bildiren Aygün, “TBMM Başkanlığı’nın Alevi inancını tanımlama, hak ve yetkisi yoktur. Bu hak ve yetki tamamen Alevi-Bektaşi-Kızılbaş inancına mensup vatandaşlara aittir” dedi.

AİHM’E AYKIRI
TBMM Başkanlığı’nın Alevi inancını tanımlama yetkisi olmadığı bu hakkın tamamen, bu konuda ancak Alevi-Bektaşi-Kızılbaş inancına mensup olan yurttaşlara ait olduğunun belirtildiği başvuruda, Çiçek’in eyleminin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne de aykırı olduğu ifade edildi.