Yasa kılıfında işgal senaryosu
‘İşgal yasası’ AYM’ye taşındı. Toprağımızı Vermiyoruz İnisiyatifi’nden Halime Şaman, “Bu metin bir yasa değil, mülksüzleştirme planıdır” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi
Muhalefet partili ile bağımsız milletvekillerinin de bulunduğu 260 milletvekilinin imzasıyla, kamuoyunda ‘işgal yasası’ olarak adlandırılan 7554 sayılı kanunun yürürlüğünü durdurma ve iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açıldı. AYM’ye yapılan başvurunun ardından, başta İkizköylüler olmak üzere ülkenin dört bir yanından gelen yaşam savunucuları, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri basın açıklaması düzenledi.
Açıklamada ilk sözü alan “Toprağımızı Vermiyoruz İnisiyatifi”nden Halime Şaman şunları söyledi:
“Toprağına sahip çıkan yurttaşlar ve halkın vekilleri, Anayasa Mahkemesi önündeyiz. Bu yalnızca bir hukuki girişim değil, tepeden inme yönetim anlayışına karşı kurulan dayanışmanın en açık göstergesidir. Halk olarak bizlerin mutluluğu, bu yasanın müsebbibi iktidarın da müşkilidir. Yasa kılığına sokulmuş bir işgal senaryosuyla karşı karşıyayız. 7554 sayılı düzenleme, maden ve enerji şirketlerine süper talan yetkisi veriyor. Bu metin bir yasa değil, mülksüzleştirme planıdır.”
Yasayla birlikte yaşanacakları aktaran Şaman, “Meralar şirketlere devredilecek, zeytinler ve tarlalar bir imzayla elimizden alınacak. Bir sabah uyandığımızda, atadan dededen kalan topraklarda iş makineleri çalışıyor olacak. Köylü toprağından koparıldığında ona biçilen gelecek ancak şehirde ucuz iş gücü olmaktır. Köy boşaldığında pazar da sofra da yoksullaşır” ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise, “Anayasa Mahkemesi'ne iki önemli görev düşüyor. Lütfen öncelikle ve derhal yürütmeyi durdurma kararı veriniz ve arkasından da gecikmeksizin iptal kararını veriniz. Bu memleket hepimizin. Toprağımıza, suyumuza, meramıza, ormanımıza, zeytinimize sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.
ZEHRA NİNELER KAZANACAK
“Limaklar değil, Zehra nineler, Havva analar kazanacak” diyen SOL Parti MYK Üyesi İlknur Başer şu ifadeleri kullandı:
“Milyonların geleceğinin, doğanın, yaşamın yok olması, memleketin çöle çevrilmesi pahasına gözlerini dolarlar bürümüş bir iktidarla karşı karşıyayız. Ve biz biliyoruz ki hukuk sistemini sermayenin saraydaki saltanatlarının ikbali için aparata çevirme peşindeler. Bugün burada Anayasa Mahkemesi’nin tek adam rejiminin aparatı olmadığını göstermesini, halkın, ülkenin lehine karar vermesini ummak istiyoruz. Ancak mahkeme hangi kararı verirse versin aslolan işgalcilere karşı direnmenin meşruiyetidir.”
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Koçyiğit ise açıklamasında şunları söyledi:
“Birkaç şirket kar etsin diye, birkaç maden firması rantına rant katsın diye zeytin ağaçlarını kökünden söküp götürüp bunu da bize bilim diye anlatan bir akılla, bir zihniyetle karşı karşıyayız. Siyaset üzerine düşeni yapacak, milletvekilleri, siyasi partiler üzerine düşeni yapacak ama şunu asla unutmayacağız: Esas olan halktır, esas olan halkın direnişidir, esas olan halkın mücadelesidir. Halkın itirazıdır. Bu itirazı büyüttükçe sonuç alacağız.”
SÖMÜRÜ YASASI
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, “Meclis'te beş AKP'li tüccar siyasetçi başta olmak üzere adrese teslim bir sömürge ve sömürü yasası çıkardılar” diyerek şöyle konuştu: “Bu ülkede saray iktidarının 'yerli ve milli' propagandasıyla sürdürdüğü enerji ve maden politikalarının asla bu ülkenin değerlerine, toplumun ihtiyaçlarına, emekçilerin, halkın çıkarlarına uymadığı gerçeğini vurgulamak istiyorum. Ama bu yasa bunu artık ne diyelim, arşa vardıran bir yasa. Böyle değildi ama üzerine tüy diken bir yasa yaptılar. Öyle bir yasa ki bu yasayla YK Enerji ve İçtaş başta olmak üzere ve Meclis'te beş AKP'li tüccar siyasetçi başta olmak üzere adrese teslim bir sömürge ve sömürü yasası çıkardılar.”


