birgün

18° PARÇALI AZ BULUTLU

KÜLTÜR SANAT 12.08.2020 09:28

Yaşadığımız dönemi mizahla dengeleyeceğiz

31. Ankara Film Festivali, 3-11 Eylül tarihleri arasında seyircisiyle buluşacak. Bu yılki dünya sineması seçkisinde komedi filmlerinin ağırlıkta olduğunu söyleyen Festival Başkanı İnci Demirkol, “Salondan çıkan seyircimizin yüzünde bir gülümseme bırakalım istiyoruz. Yaşadığımız dönem yeterince karanlık ve gergin, bunu mizahla dengelemeye çalışacağız” diyor.

Yaşadığımız dönemi mizahla dengeleyeceğiz

Işıl ÇALIŞKAN

Bu yıl 31’incisi gerçekleştirlecek olan Ankara Film Festivali, seyircisiyle buluşmak için gün sayıyor. 3 Eylül’de başlayacak olan ve Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda yapılacak festivalin kazananları 11 Eylül’de festivalin Kapanış ve Ödül Töreni’nde belli olacak.

Haziran ayında düzenlenmesi planlanan ve küresel salgın nedeniyle ertelenen 31. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde, gösterimler, yüzde 50 kapasitede izleyici gözetilerek gerçekleştirilecek.

Henüz dünya sineması seçkisini açıklamayan festivalin başkanı İnci Demirkol ile konuştuk.


► Bu yıl 31’inci kez gerçekleştirilecek Ankara Film Festivali, Haziran ayında yapılması planlanırken koronavirüs sebebiyle ertelendi. Birçok festival çevrimiçi gerçekleştirildi. Sizin bu kararı almanıza ne sebep oldu?
Seyircimizle buluşmayı, filmi sinemada izlemeyi özledik çünkü. Festivallerin varlığı sadece film gösterimi yapmak değildir. Filmin yaratıcılarıyla sinemaseverleri, genç öğrenciler ile ustaları ve sinema profesyonellerini bir araya getirmektir. Bunu belki eskisi gibi büyük salonlarda ve kalabalıklarla yapamayacağız bu yıl ama daha küçük gruplar halinde, sosyal mesafeye dikkat ederek gerçekleştirebileceğimizi umuyoruz. Ayrıca bazı filmler kesinlikle sinema perdesinde gösterilmeyi hak ediyor. Küçük bir televizyon ekranı veya bilgisayardan gösterimlerde film hakkında bilgi sahibi olunabiliyor ama büyüsünü, sizi içine çekerek kendi dünyasına götürme özelliğini kaybediyor. Küçük ekranda kaybolan pek çok ayrıntı büyük bir perdede görünür oluyor.

► Nasıl önlemler aldınız?
Sağlık Bakanlığı’nın ve Bilim Kurulu’nun istediği yüzde 50’lik doluluk oranı, bir sıranın boş bırakılması gibi kuralları uygulayacağız elbette. Festival ekibi olarak uzman bir doktorun eşliğinde eğitim göreceğiz ve uygulama öncesi önlemlerimizi denetleteceğiz. Ayrıca salonlarımız havalandırma ve klimalar açısından çok şanslı; film aralarını uzatarak ve seans sayılarını azaltarak salonların havalandırmalarını boş olduğu zamanlarında yapacağız.

yasadigimiz-donemi-mizahla-dengeleyecegiz-767668-1.
İnci Demirkol



SEÇİMİ UZMANLARINA BIRAKIYORUZ

► Kısa ve uzun metraj filmleri belirlendi. Film seçimleri yaparken nasıl bir strateji belirlediniz?
Ulusal yarışmadaki kısa, belgesel ve uzun filmleri konunun uzmanlarına bırakıyoruz. Yönetmenlerden senaristlere, yapımcılardan sinema yazarlarına ve akademisyenlere, sinema sektöründen tarafsız, uzman ve yargılarına güvendiğimiz jüri üyelerini davet ediyor, seçimi onların yapmasını istiyoruz. Bizi kırmıyorlar ve başvuran çok sayıda film arasından, uzun mesailer harcayarak sonuçlarına hep güvendiğimiz seçimler sunuyorlar, ki sonsuz teşekkür ederiz hepsine.

► Dünya Sineması filmleri seçkiniz henüz açıklanmadı. Nasıl sürprizler olacak?
Dünya Sineması bölümünün filmlerini seçerken belli kriterlerimiz oluyor. Türkiye’de ve özellikle Ankara’da yakın gelecekte vizyona girmeyecek filmler, yenilikçi, ismi az bilinen ama gelecekte çok duyacağımız yönetmenler ve klasikler… Bu yıl komedi filmlerimiz daha çok ama, onu söyleyebilirim.

Salondan çıkan seyircimizin yüzünde bir gülümseme bırakalım istiyoruz. Yaşadığımız dönem yeterince karanlık ve gergin, bunu mizahla dengelemeye çalışacağız.

yasadigimiz-donemi-mizahla-dengeleyecegiz-767672-1.
Topal Şükran’ın Maceraları

► ‘Afiş Tasarım Yarışması’ sonucu seçtiğiniz bu yılki afişi diğerlerinden önde kılan özelliği neydi?
Öncelikle renkli olması. İkincisi, genç olması, yarışmanın 22 yaşındaki Esin Güler’in enerjisini taşıyor. Üçüncüsü de bize verdiği fikir; seyircinin gözlerini yerinden eden filmlerin festivali, demesi. 31 yıldır ‘gözlerimizi yerinden eden’, dünyamızı değiştiren, heyecanlandıran, şaşırtan filmlerin peşindeyiz biz de.

► Geçen 30 senede Türkiye’deki izleyicinin bağımsız filmlere bakışıyla nasıl gözlemler edindiniz?
Festivallerin farklı sinemaları seyirciyle buluşturması ve onları tartışmaya başlatmasıyla yepyeni bir seyirci oluştu. Yönetmenleri tanıyan, onların filmlerini heyecanla bekleyen, yenilikçi sinemayı destekleyen bir sinefil grubu var Türkiye’de artık. Ve bu gruptan pek çok da yönetmen yetişti. Ayrıca, festivallerin fon desteklerinin de, bağımsız sinemacıların fikirlerini hayata geçirmelerinde çok etkisi olduğuna inanıyorum. 4 yıl önce başlattığımız ve AB Türkiye Delegasyonu’nun desteğiyle düzenlediğimiz Ulusal Uzun Proje Geliştirme Desteği Yarışması’nı bu anlamda çok önemsiyoruz. İlk ya da ikinci filmini çekecek yönetmenlerin yeni projelerine para desteği sağlayan bu yarışmayla özgün film projelerinin hayata geçmesine katkımızın olmasından mutluluk duyuyoruz.

► Peki son yıllarda Türkiye sinemasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Eskiden Türkiye sinemasının dünya festivallerinin programlarına girmesi mucize sayılırdı, şimdi daha tanıdığımız ve her yıl sevindiğimiz bir duyguya dönüştü. Bunu da hem ortak hem de bireysel bir dil yakalamayı başaran yönetmenlerimiz yarattı. Burada yine festivallerin varlığının önemine bağlayacağım; bu isimlerin yetişmesinde film festivallerinin çok önemli bir rolü oldu ve kendi dillerini arayışlarında ve bulmalarında yönetmenlerimize ufuklar açtı film festivalleri, açmaya da devam edecekler.

yasadigimiz-donemi-mizahla-dengeleyecegiz-767673-1.
Kuyudaki Taş

***

FESTİVALDEN YERLİ VE GENÇ SİNEMAYA DESTEK

31. Ankara Uluslararası Film Festivali’nin yerli sinemaya destek platformu Ulusal Uzun Proje Geliştirme Desteği Yarışması’nın projeleri belli oldu. AB Türkiye Delegasyonu’nun katkılarıyla düzenlenen ve ilk ya da ikinci film projelerinin desteklendiği yarışmada bu yıl, Abdullah Harun İlhan’ın “Seni Ben Unutmak İstemedim ki”, Burçak Açık’ın “Hava'nın Tohumu”, Duygu Karanlık Ebeoğlu’nun “Kafes”, Merve Kuş Mataracı’nın “KİM-LİK”, Murat Uğurlu’nun “Hak Edilmiş Bir Öpücük”, Nuri Cihan Özdoğan’ın “Maskeler”, Umut Evirgen’in “Annesinin Kuzusu”, Ümran Safter’in “Son Celse”, Vuslat Saraçoğlu’nun “Bildiğin Gibi Değil” ve Zeynep Köprülü’nün “Denizde” adlı projeleri yarışacak. Yönetmen Ceylan Özgün Özçelik, yapımcı Suzan Güverte ve senarist, sinema yazarı Uygar Şirin’den oluşan jürinin seçeceği 1 projeye 30 bin TL değerinde destek ödülü verilecek.

***

YARIŞACAK FİLMLER

ULUSAL UZUN FİLM YARIŞMASI

♦ Aşk, Büyü vs. / Ümit Ünal
♦ Bilmemek / Leyla Yılmaz
♦ Ceviz Ağacı / Faysal Soysal
♦ Kovan / Eylem Kaftan
♦ Omar Ve Biz / Maryna Er Gorbach, Mehmet Bahadır Er
♦ Şair / Mehmet Emin Yıldırım
♦ Topal Şükran’ın Maceraları / Onur Ünlü n Uzak Ülke / Erkan Yazıcı
♦ Uzun Zaman Önce / Cihan Sağlam

ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI

♦ Ada’m / Turgay Kural

♦ Asfaltın Altında Dereler Var! / Yasin Semiz n Ege’nin Son Baharı / Onur Erkin n Enstantane / Hakan Aytekin n İçimdeki Küller / Ayten Başer Yetimoğlu n Kadınlar Ülkesi / Şirin Bahar Demirel n Kuyudaki Taş / Gökçin Dokumacı n Ovacık / Ayşegül Selenga Taşkent n Oyuncakçı Saklı Yadigarlar / Yağmur Kartal

♦ Sessizliğin Gözyaşları / Ali İhtiyar n Tenere / Hasan Söylemez

yasadigimiz-donemi-mizahla-dengeleyecegiz-767674-1.
Kovan

ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI

♦ Akvaryum / Anıl Kaya, Özgür Önurme n Barê Giran (Ağır Yük) / Yılmaz Özdil n Çamaşır Suyu / Büşra Bülbül n Dönüş / Selman Deniz n Evde Yok / Murat Emir Eren n Huşbe! (Sus!) / Nursel Doğan

♦ İklim Değişimi / Yasemin Demirci n İyi Yemek Öldürür / Umut Evirgen n Meryem Ana / Mustafa Gürbüz

♦ Münhasır / Yeşim Tonbaz Güler

♦ Servis / Ramazan Kılıç

♦ Topanga / Ayçıl Yeltan

♦ Tor / Ragıp Türk

♦ Veger (Dönüş) / Selman Deniz

♦ Yağmur, Şnorkel ve Taze Fasulye / Yavuz Akyıldız n Yasemin Adında Bir Salon Bitkisi / Erinç Durlanık

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız