“Yaşam kalitesini artıracağız”

10.03.2019 09:48 SİYASET
Kardelen KOCATÜRK Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Belediye Başkan adaylığına mevcut başkan Recep Gürkan’ı gösterdi. Edirne İpsala doğumlu olan Gürkan’ın aynı zamanda milletvekilliği tecrübesi de bulunuyor. Belediye başkanının bulunduğu bölgeyi çok iyi tanıması gerektiğini savunan Gürkan, “Size oy versin vermesin, herkesin başkanı olmak zorundasınız” diyor. Edirne Belediye Başkanı Gürkan’la adaylık sürecini, yaptıklarını ve yapmayı planladıklarını […]

Kardelen KOCATÜRK

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Belediye Başkan adaylığına mevcut başkan Recep Gürkan’ı gösterdi. Edirne İpsala doğumlu olan Gürkan’ın aynı zamanda milletvekilliği tecrübesi de bulunuyor. Belediye başkanının bulunduğu bölgeyi çok iyi tanıması gerektiğini savunan Gürkan, “Size oy versin vermesin, herkesin başkanı olmak zorundasınız” diyor.

Edirne Belediye Başkanı Gürkan’la adaylık sürecini, yaptıklarını ve yapmayı planladıklarını konuştuk.

‘ÇÖPTEN ELEKTRİK ÜRETTİK’

• Edirnelisiniz, memleketinizden milletvekili seçildiniz ve 5 yıllık Edirne Belediye Başkanlığı deneyiminiz var. Kentte ne gibi deneyimler edindiniz?

Belediyecilikte, kendi deneyimlerimden yola çıkarak bulduğum altın kurallar var. Bu kurallardan ilki; belediyelerde hiçbir zaman yaptıklarınız konuşulmaz ama yapmadıklarınız sürekli konuşulur. Ben 2014’te aday olduğumda kentin en önemli sorunu çöplüktü. Ben onu yeni modern bir tesis yaptım. Buradan 3 buçuk aydır elektrik üretiyoruz. 16 evin bir aylık elektrik ihtiyacını bir saatte üretiyoruz. Bana göre değerli bir işti bu ama bunu hiç konuşan yok. Eğer çöplük orada duruyor olsaydı her gün bu konuşuluyor olacaktı. İkinci altın kural; ne yaparsanız yapın vatandaş mutlaka daha fazlasını isteyecektir. Ben bunu insan doğasına çok uygun bir davranış olarak görüyorum yani kızmıyorum. Bence ideal bir belediye başkanı yok, ideal bir belediye başkanı tanımı da yok ama buna halkıyla iyi günde kötü günde beraber olan başkan dersek, en doğru tanım bu olur.

• Şeffaf belediyecilik hakkında düşünceleriniz nedir? Buna dair pratikler sergilediniz mi bu süreçte?

Ben şeffaf belediyeciliğin bir adım ötesindeyim. Bunu bir dönem yapamadım ama ilk 3 yılda her 6 ayda bir, kentin bütün billboardlarına halka açık bir şekilde ‘hesap verme toplantısı yapıyoruz’ diyerek afişler astım. İsteyen herkes geliyor, ben kürsüye çıkıyorum, yanımda çalışma arkadaşlarımla birim birim, 6 ay içerisinde ne kadar para toplamışız nerelere ne kadar para harcamışız diye açıklıyorduk. Sonra OHAL girince sürdüremedik ama ikinci dönem devam edeceğim. Bence şeffaflığın birinci kuralı bu çünkü o pankartlarla asılma durumu çok karşılamıyor. Çok genel rakamlarla açıklanıyor orada, bunu şov olarak görüyorum.

• Şu anda belediye başkanlığı görevinde bulunmaktasınız. Neden tekrar aday oldunuz?

İlk olarak partim, ikinci olarak çalışma arkadaşlarım istedi. Üçüncüyse Edirne’yle ilgili henüz tamamlayamadığım projeler var ve bunları tamamlamak için aday oldum.

fırsat eşitliği sağlayacağız

• Neler yapacaksınız?

Seçimler olmadı ama seçildim. Seçimler bitmedi ama çok büyük ve ezici bir farkla seçimi alıyoruz. Bunu nereden biliyorsunuz? Bilimsel anketlerle çalışıyoruz, halkın içindeyiz ve halka dokunuyoruz. Siyasette özellikle yerel yönetimde bir iş yerini ziyaret ettiğinizde ya da bir grup insanla tokalaştığınızda oradan yaklaşık olarak ne kadar oy alacağınızı hissedersiniz. İlk dönemimiz kentin temel belediyecilik hizmetlerini, altyapı sorunu, çöplük sorunu, atıklar, su izole hattı, içme suyu arıtma tesisi gibi temel sorunlarla geçti. Kadın merkezleri açtık Edirne’de, çocuklar için fırsat eşitliğini sağlamak adına ücretsiz sosyal yaşam etüt merkezleri açtık. Şimdi kreşler açacağız. Belediye akademisini kurduk orada her konuda sürekli halka açık ücretsiz toplantılar ve dersler düzenliyoruz. İkinci dönem temel belediyecilik hizmeti sorunlarımız hemen hemen bittiği için artık daha çok kentin ve kentlinin yaşamına dokunan, konforu artıracak çalışmalarımız olacak.

• Türkiye’de eğitim sistemi üzerinde sürekli değişikliklere gidildi. Çocukların, gençlerin bilimsel eğitim hakları imam hatiplerle ya da zorunlu din dersleriyle, okullara sokulan tarikatlarla gasp edildi. Öğrenciler tarikat yurtlarına mahkûm edildi. Siz de aynı zamanda eğitimcisiniz. Yerelinizde eğitime dair neler yaptınız?

Laik ve bilimsel eğitimin içi boşaltıldı ve hâlâ iktidar tarafından içi boşaltılmaya devam ediliyor. Ben 29 Ekim 2018’de bir çocuk müzesi açtım. Adını Hasan Âli Yücel koydum. Bu ismi koymamın amacı da bütün dünyanın izlediği ve uygulamaya çalıştığı ‘Finlandiya Eğitim Modeli’ kuramcısı Hasan Âli Yücel’dir. Biz bu müzede, dünyanın oluşumunu sağlayan büyük patlamadan başlayarak, bugüne kadar dünyadaki bütün canlı yaşamının nasıl oluştuğunu anlatıyoruz. Burada torpili olmadığı için atanamamış 12 tane öğretmenlik mezunu kardeşimiz öğretmen olarak görev yapıyor.

DEMOKRASİ İÇİN

• Sizce yurttaşlar sandığa neden gitmeli?

Bu yerel seçimler 1923’te kurulan Cumhuriyet’imizin, anayasa referandumuyla değiştirilen demokratik parlamenter sistemimizin eğer tekrar Türkiye Cumhuriyeti’nde egemen olmasını istiyorsak, bunu mutlaka demokratik yollarla yani sandıkta başarmak zorundayız. Bunu sandıkta başarmak için de Cumhuriyet’in çağdaş değerlerine, Atatürk ilke ve devrimlerine inanan herkesin 31 Mart’ta sandığa giderek oyunu kullanması gerekiyor.