Yaşam savunucuları beraat etti

Üsküdar Belediyesi’nin parsel numaralarını değiştirerek Validebağ Korusu’nun bitişiğindeki yeşil alana yapmak istediği camiye karşı çıkan 15 kişinin yargılandığı davada beraat çıktı. Mahkeme Suruç'ta yaşamını yitiren Çapanoğlu hakkındaki davanın da düşmesine karar verdi
Üsküdar Validebağ’da yeşil alanın imara açılarak cami yapılmasına tepki gösteren 15 yaşam savunucusu hakkında 7.5’er yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davada beraat çıktı. Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın 3. duruşmasına 7 sanık ve avukatları katıldı. Duruşmada, 20 Temmuz 2015 tarihinde Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde bombalı intihar saldırısında yaşamını yitiren sanıklardan Koray Çapoğlu’nun nüfus kaydına göre vefat ettiğinin anlaşıldığı belirtildi. Tüm sanıklar son sözlerinde beraatlarını talep ederken sanıklardan Kerem Akalın, “Gündemi bu kadar meşgul eden, benimle ve diğer sanıklarla ilgili mesnetsiz iddianameyi hazırlayan savcı hakkında işlem yapılmasını talep ediyorum” diye konuştu.
Dava düştü
Mahkeme hakimi, yaşamını yitiren sanıklardan Koray Çapoğlu hakkındaki davanın düşmesine karar verdi. Diğer 14 sanığın “2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” suçunun unsurlarının oluşmadığı ve “Görevi yaptırmamak için direnme” suçu yönünden de atılı suçun sanıklar tarafından işlenmediğini belirterek beraatlarına karar verdi.
Validebağ Korusu’nun bitişiğindeki yeşil alanda cami yapımına başlanması, yakın bölgelerde başka camiler bulunduğu, yeşil alanın bu amaçla yok edilmemesi istemiyle semt halkının tepkisini çekmişti. Polisin her geçen gün semt sakinlerine sert saldırılarda bulunması, Validebağ direnişinin gitgide büyümesine neden olmuştu.
Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı vermesinin ardından Üsküdar Belediyesi, ‘parsel cinliği’nde girişip, yeşil alanın parsel numarasını değiştirmiş, böylece yürütmeyi durdurma kararının cami yapılacak arsayla ilgili olmadığını öne sürmüştü. Kısa süre içinde toplumdaki kutuplaşmanın bir parçası haline getirilen yeşil alan savunmasında, mahkeme yürütmeyi durdurma kararını geri çekmişti. O dönem gösterilere katılan 15 kişi hakkında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, ‘inşaatına başlanan caminin yapımının engellenmesi amacıyla bir grubun izinsiz olarak toplandığı’ öne sürülerek, bu kişilerin polise taş, soda şişesi ve cam bilye attıkları iddia edilmişti.


