birgün

24° PARÇALI AZ BULUTLU

BİRGÜN KİTAP 11.05.2019 09:44

Yaşanmışlıklar ve anılar

TACİM ÇİÇEK Daha çok çocukluk anılarından, yaşanmışlıklardan ve tanıklık ettiği olaylardan kotardıklarını kurgulayan Suna Büyükgül çok yönlü biri. 1972 doğumlu yazar lise mezunu ve Malatyalı. Edebiyata ve sanata içten bağlı… Şiir, deneme ve hikâyeleri Turnalar, Çinikitap, Güncelsanat dergilerinde ve Yeni Adana gazetesinde yayımlanmış. Çocuklar için yazdığı Gökkuşağı Renkli Balık (2010), Sis Şehrinin Atları ve Horoz […]

Yaşanmışlıklar ve anılar

TACİM ÇİÇEK

Daha çok çocukluk anılarından, yaşanmışlıklardan ve tanıklık ettiği olaylardan kotardıklarını kurgulayan Suna Büyükgül çok yönlü biri. 1972 doğumlu yazar lise mezunu ve Malatyalı. Edebiyata ve sanata içten bağlı…

Şiir, deneme ve hikâyeleri Turnalar, Çinikitap, Güncelsanat dergilerinde ve Yeni Adana gazetesinde yayımlanmış. Çocuklar için yazdığı Gökkuşağı Renkli Balık (2010), Sis Şehrinin Atları ve Horoz Çocuk (2017), Kayıp Aşkın Kâşifi adlı deneme kitabı (2014) bulunan Suna Büyükgül’ün yetişkinler için yazdığı Mahkeme Cini (2015) romanı okuyucularını içine çekiyor adeta.

Yazar her ne kadar çalışmalarında büyükler ve çocuklar için mi olduğu ayırımına dikkat etmemiş olsa da yetkin bir anlatıcıyla baş başa olduğumuzu romanın ilk cümlelerinden anlıyoruz. Metnin yaşanmışlıklardan ve anılardan kaynaklanmış olması yazarın doğru ve güzel bir dille anlatmasını kolaylaştırmış. Bir ilk roman olmanın ufak tefek kusurlarını okur anlatılan hikâyeye odaklanacağından görmüyor bile.

İki üç haftalık bir tatil sürecinde gidiş/dönüş arasına kurgulanan roman okuyucuyu atmosferine çekebiliyor hemen. Çünkü, birileri ağacınızı, bahçenizi, tarlanızı ortadan ayırsa; birileri duvarınızı yıksa, evinizi bölse ne hissedersiniz? Ya da fırtına gibi gelip kapınıza dayansa. Yüreğinizi avuçlayıp sizi yaralasa. Ne düşünürsünüz, ne yaparsınız, nasıl karşı koyarsınız? Üstelik de bir çocuksanız bütün bu olup bitenler karşısında. Ve yılan hikâyesine dönüşecek bir toprak/miras davasıysa hele… İşte zor mu zor sorulardan birkaçı bunlar olur; değil mi?

Oysa yazarımız girizgâh yazısında belirttiği Demokles’in Kılıcı gibi yaşamlarına damgasını vuran toprak/miras davasını bugünden geriye dönüşlerle; bilincine ermeye başlayan bir çocuğun gözünden -ki bu afacan çocuk ta kendisidir- ince ince ama içten bir biçimde işlemiş. Başta sorduğum sorular gibi onlarcasına yanıt vermeye, böylelikle can yakıcı gerçekliğe karşı durmaya çalışmış. Adına Mahkeme Cini dediği o arsız davadan kurtarmaya yeltenmiş kendi çocukluğunu ve de çok sevdiklerini…

Bir çocuğun gözünden yaşadıkları evin başköşesine kurulan ve ev halkına istediğini yaptıran ve bir bakıma onların geleceğine yön veren Mahkeme Cini’dir aslında. Onu yalnızca kendisi görür. Aralarında tuhaf ve inanılmaz bir ilişki gelişir. Zaman içinde yalnızca küçük kızın ve ailesinin yaşadığı evin değil bütün köyün, köylünün hatta genişleyen bir çevredeki tüm insanların, bir ülkenin yaşamları ve yaşam alanları da gün geçtikçe değişir.

Sonrası mı? Merakınızı okumanızın sonuna saklayın derim. Çünkü, bazen gülümseten bazen de gülümsetirken ağlatan olaylar dizisi sizi hiç bırakmayacak ve belki de kendi geçmişinizden acı, tatlı anılar anımsamanıza sebep olacak…

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız