Yaşar Büyükanıt hayatını kaybetti

21.11.2019 08:31 GÜNCEL
Genelkurmay Eski Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, tedavi gördüğü İstanbul Acıbadem Hastanesi'nde hayatını kaybetti

25'inci Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti.

Genelkurmay Eski Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın eşi Bilge Filiz Büyükanıt da 19 Kasım'da son yolculuğuna uğurlanmış, Büyük Selimiye Camii'nde düzenlenen cenaze törenine Yaşar Büyükanıt rahatsızlığı nedeniyle katılamamıştı.

HASTANEDEN AÇIKLAMA

Büyükanıt'ın hayatını kaybettiği hastaneden yapılan açıklamada "Yaşar Büyükanıt, bugün saat 06.05'te solunum ve kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti" denildi.

CUMARTESİ GÜNÜ TOPRAĞA VERİLECEK

Büyükanıt'ın cenaze programı belli oldu. Yaşar Büyükanıt için cumartesi günü Selimiye Camii'nde öğle vakti cenaze töreni düzenleneceği öğrenildi. Büyükanıt, askeri törenden sonra Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilecek

DOLMABAHÇE GÖRÜŞMESİ

yasar-buyukanit-hayatini-kaybetti-651983-1.

Yaşar Büyükanıt'ın görev süresince yaptıkları arasında en çok konuşulan 'Dolmabahçe görüşmesi' olarak anılan Tayyip Erdoğan ziyaretiydi. 27 Nisan Muhtırası’ndan bir hafta sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt Dolmabahçe’deki Başbakanlık çalışma ofisinde 135 dakika süren baş başa bir toplantı gerçekleştirdiler. Büyükanıt bu görüşme için 'Konuşulanlar benimle mezara gidecek' demişti. 4 Mayıs 2007’de gerçekleşen görüşmeden bir ay sonra Ümraniye’de bir gecekonduda mühimmatlar bulundu ve ardından Poyrazköy baskınıyla Ergenekon süreci başladı.

Bazı kesimler Büyükanıt'ın Dolmabahçe görüşmesiyle Ergenekon sürecine sessiz kalma sözü verdiğini iddia ediyor.

Yaşar Büyükanıt, 17 Kasım 2012'de TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nda Başbakan Erdoğan'la Dolmabahçe'de yaptığı görüşmeye ilişkin şöyle konuşmuştu:

''Bakın, bir kere Genelkurmay, Başbakanlığa bağlıdır, amiri Başbakan'dır Silahlı Kuvvetler'in. Cumhurbaşkanı, baş komutandır ama Başbakan amiridir Genelkurmay'ın, Silahlı Kuvvetler'in. İhtiyaç duydukça bir araya gelip görüşürler. Bu çok doğaldır. Devlet mekanizmasının çalışması böyledir ama her görüşmeden sonra Başbakan tabii siyasetin, Hükümeti yöneten bir kişi olarak istediği zaman zaten açıklama yapar. Onu tartışması dışında tutuyorum: Ben askerler olarak söylüyorum.

Bakın, ben korgeneralken Genelkurmay Harekat Başkanı'ydım asli görevim; Sayın Mesut Yılmaz'ın da güvenlik danışmanıydım. Kendisiyle sık sık görüşüyorum. Hiçbir görüşmeden sonra çıkıp da basına açıklama yapmıyorduk çünkü basına açıklama yapılmayacak konuları da görüşüyorsunuz. Mesut Yılmaz Hükümeti'nden sonra gene korgeneraldim, bu kez gene Hareket Başkanı'ydım, bu kez rahmetli Sayın Ecevit'in güvenlik danışmanı görevini verdiler, ikinci görevli olarak. Bu görevi korgeneralliğim bölümünde yaptım. 2000 yılında orgeneralliğe atandım. Yine rahmetli Ecevit'in güvenlik danışmanlığını yapmaya devam ettim.

Bu görüşmelerimiz esnasında birçok hassas konuları da görüştük ama benim asli görevim güvenlikti. Siyaset bizim görüşmelerimizde, ne Sayın Mesut Yılmaz;la ne rahmetli Ecevit arasında siyasi hiçbir konuşma yapılmadı, yapılmazdı. Biz güvenlikle ilgili konuşurduk ama hiçbir zaman da dışarı çıktıktan sonra basını toplayıp da demeç verdiğimi ben hiç hatırlamıyorum. Doğru da değil zaten. Dolmabahçe görüşmesi de bu görüşmelerden bir tanesidir. Mayıs 2007'de bu görüşme gerçekleştirildi. Tesadüfen ben İstanbul'daydım. Sayın Başbakan da İstanbul'daydı. Telefonla görüştük. 'Zaman nasıl uygunsa gelin, görüşelim' dedi. Başbakana benim diyeceğim şey 'geliyorum' demektir, başka bir cevap verecek halim yok. Böyle bir görüşmeydi.

'Ben açık söyleyeyim, 'devlet sırrıdır', 'değildir' diye bir şey söyleyemem, böyle bir değerlendirme yapamam ama bunun içinde hassas konular görüşülmüştür, bazı şeyleri Sayın Başbakan ifade etmiştir, ben ifade etmişimdir. Bunlar olmuştur, bu gayet doğal. Yani iki saat süreyle başka ne konuşacağız? Biri asker, biri Başbakan. Tabii ki, başta güvenlik konuları olmak üzere bazı şeyleri görüşmüşüzdür ama bunu başka taraflara çekenler oldu. İşin çirkin yanı budur."

YAŞAR BÜYÜKANIT

Türk Silahlı Kuvvetlerinin 25’inci Genelkurmay Başkanı olan, Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 1940 yılında İstanbul’da doğdu.1961 yılında Kara Harp Okulundan, 1963 yılında Piyade Okulundan mezun oldu.

1970 yılına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde Takım ve Bölük Komutanlığı yapan Orgeneral Büyükanıt, 1972 yılında Kara Harp Akademisini kurmay subay olarak bitirdikten sonra; 6’ncı Piyade Tümeninde Harekât Şube Müdürlüğü, Kara Harp Akademisinde Öğretim Üyeliği, Belçika/Mons’ta Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Yüksek Karargâhında (SHAPE) İstihbarat Daire Temel İstihbarat Şubesi Kuvvet ve Sistem Kısım Amirliği, Genelkurmay Personel Daire General-Amiral Şubesinde Kısım Amirliği ve Şube Müdürlüğü, Kuleli Askerî Lisesi Komutanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı görevlerini yürüttü.

1988 yılında Tuğgeneralliğe terfi etti. Tuğgeneral rütbesi ile 2’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı ve İtalya/Napoli’de NATO Güney Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığında (AFSOUTH) İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış, 1992 yılında Tümgeneralliğe terfi etti.

Tümgeneral rütbesi ile Genelkurmay Genel Sekreterliği ve Kara Harp Okulu Komutanlığı görevlerinde bulundu, 1996 yılında Korgeneralliğe terfi etti.

Korgeneral rütbesi ile 7’nci Kolordu Komutanlığı ve Genelkurmay Harekât Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 2000 yılında Orgeneralliğe terfi etti. Orgeneral rütbesi ile Genelkurmay II’nci Başkanlığı, 1’inci Ordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinde bulunup, 28 Ağustos 2006 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden 30 Ağustos 2008 tarihinde emekliye ayrıldı.