Yaşasın deniz kaplumbağaları!

12.06.2019 10:11 GÜNCEL
Plastik poşetler, balıkçı ağları, şiddet… Koruma altında olan canlılardan deniz kaplumbağalarının başı bunlarla büyük dertte. Oysa onlar deniz ve kıyı ekosistemlerinin sağlığı açısından yüzyıllardır vazgeçilmez ve tamamlayıcı bir role sahip. Peki dünyalarını ne kadar biliyoruz? Bugün denizlerinde 7 tür deniz kaplumbağası yaşıyor. Deri sırtlı deniz kaplumbağası (Dermochelys coriacea), Akdeniz’de zaman zaman kaydedilen ziyaretçi bir türdür. […]

Plastik poşetler, balıkçı ağları, şiddet… Koruma altında olan canlılardan deniz kaplumbağalarının başı bunlarla büyük dertte. Oysa onlar deniz ve kıyı ekosistemlerinin sağlığı açısından yüzyıllardır vazgeçilmez ve tamamlayıcı bir role sahip. Peki dünyalarını ne kadar biliyoruz?

Bugün denizlerinde 7 tür deniz kaplumbağası yaşıyor. Deri sırtlı deniz kaplumbağası (Dermochelys coriacea), Akdeniz’de zaman zaman kaydedilen ziyaretçi bir türdür. Yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) ve iribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ise Akdeniz’de yuvalayan türlerden. Her iki türün de Akdeniz popülasyonları, Atlas Okyanusu popülasyonlarından farklılaşmış olduğu için, bunlar ayrı popülasyonlar olarak kabul ediliyor. İki deniz kaplumbağası türü daha (Eretmochelys imbricata ve Lepidochelys kempii) Akdeniz’de nadir de olsa görülüyor.

Erkek denizkaplumbağaları deniz dışına hiç çıkmaz, dişiler ise sadece yumurta bırakmak için kumsallara çıkarlar. Erkek ve dişi deniz kaplumbağaları üreme döneminde, beslenme alanlarından ayrılarak, yuvalama bölgelerine yakın çiftleşme alanlarına gelirler ve çiftleşirler.

Yumurtadan çıkan yavru denize ulaştığında, açık okyanuslara ulaşma coşkusuyla yüzer.

Neden koruma altındalar?

Deniz kaplumbağaları fazlasıyla çoğalma potansiyeline sahip. Dişiler bir üreme mevsiminde yuvaya yüzlerce yumurta bırakabilir. Ancak doğal koşullar altında bile, bir sene hayatta kalabilen yavru kaplumbağa sayısı çok az. Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın (WWF) internet sitesinde yer alan bilgilere göre yavrular denize ulaşmaya çalışırken çoğunlukla yengeç, çakal, tilki ve kuş gibi yırtıcılara yem oluyor. Bir yavru kumsaldaki mücadeleyi kazansa bile denizde kendisinden daha büyük bir balık tarafından avlanması an meselesi. Bütün bu doğal süreçlerin üzerine dünyanın bazı ülkelerinde insanların beslenmek amacıyla yuvalardan yumurtaları toplaması, rahatsız etmesi veya yuvalama alanlarına zarar vermesi yavru deniz kaplumbağalarının yaşama şansını azaltıyor.

Yedi tür deniz kaplumbağasının ikisi IUCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği) tarafından hazırlanan Kırmızı Liste’ye göre “önemli derecede tehlike altında” bulunuyor. Yapılan araştırmalar, Pasifik Okyanusu’nda deri sırtlı deniz kaplumbağasının (Dermochelis coriacea), Akdeniz Havzası’nda ise yeşil deniz kaplumbağasının (Chelonia mydas) hızla azaldığını gösteriyor.

Konuyla ilgili önemli çalışmalar yapan WWF, deniz kaplumbağalarının yaşamını tehdit eden faktörleri şöyle sıralıyor:

• Avcılık: Tüm dünyada deniz kaplumbağalarının sayısındaki ciddi düşüş avcılık ve yumurtalarının toplanmasından kaynaklanmakta. Özellikle besin sıkıntısı çekilen bazı ülkelerde, kaplumbağalar eti, yumurtası ve yağı için yakalanıyor, toplanıyor ve besin maddesi olarak kullanılıyor. Ya da derileri, deri ürünlerinde kullanılıyor. Bazı ülkelerde ise süs eşyası olarak satılıyor. Oysaki Türkiye’nin de taraf olduğu Nesli Tehlike Altındaki Türlerin Ticaretine İlişkin Sözleşmesi’ne (CITES) göre deniz kaplumbağalarının ticareti yasak.

• Yapılaşma: Kontrolsüz yapılaşma önemli yuvalama alanlarının tahrip edilmesine yol açıyor. Yollardan ve binalardan gelen ışıklar yumurtadan çıkan yavruları etkiliyor ve onları denizden uzaklaştırıyor. Kumsallardaki araç trafiği kumları sıkıştırıyor ve dişi bireylerin yuva yapmasını imkânsız hale getiriyor.

Deniz dolguları ve dalgakıranlar kıyı akıntılarının düzenini değiştirebilir ve kumsalların erozyona uğramasına veya tamamen yok olmasına sebep olabiliyor. Deniz kaplumbağalarının önemli kışlama alanları tortulaşma, karadaki besinlerin akıp gitmesi, hassasiyet taşımayan turizmin gelişmesi, seçici olmayan balıkçılık yöntemleri ve iklim değişikliği sebebiyle zarar görmektedir.

• Ağlar: Deniz kaplumbağaları sürüngendir. Nefes almak için yüzeye çıkamadıklarında boğulurlar. Dünyada her sene binlerce deniz kaplumbağası balık ağlarına, uzun mesafeli oltalara, trol ağlarına yakalanarak ölmektedir.

• Denizel-karasal kirlilik: Deniz kaplumbağaları denizde yüzen plastik malzemeleri deniz anası sanıp yediği için boğuluyor. Denize atılan ağların deniz kaplumbağalarına dolanması sonucu boğulmaya ve beslenemeyecek, yüzemeyecek hale gelmelerine sebep oluyor. Kumsaldaki çöpler yumurtadan çıkan deniz kaplumbağalarının denize ulaşmalarını engelleyebilir.

• İklim değişikliği: Değişen iklimler ve küresel ısınma deniz kaplumbağası popülasyonunu ciddi şekilde etkiliyor. Deniz kaplumbağalarının cinsiyeti sıcaklığa bağlı olduğu için küresel sıcaklıklardaki artış yuvadan çıkacak erkek-dişi oranını tamamen değiştirebilir ve türün nüfusunda tutarsızlıklara yol açabilir.

Nasıl koruruz?

• Geceleri kumsalda ateş yakmayın, ışıkla dolaşmayın. Dişi deniz kaplumbağaları rahatsız olduklarında yumurta bırakmadan denize geri döner.

• Denize bakıldığında görülen ışıkları perdeleyin. Çünkü yavru deniz kaplumbağaları karadan gelen ışıklara yönelip yollarını kaybeder ve denize ulaşamadan ölür.

• Kumsaldan itibaren 1 mil içeride, sürat tekneleriyle 5 milin üzerinde hız yapmayın. Üreme mevsiminde yüzeye yakın yüzen kaplumbağalar sürat teknelerinden kaçamaz ve parçalanarak ölür.

• Kumsala ve denize naylon poşet, pet şişe ve çöp atmayın. Bunları denizanası sanıp yemeğe çalışırken boğulup ölebiliyorlar.

• Yuvalama kumsallarında belirlenmiş mesafeler içinde kuma şemsiye dikmeyin, şezlong koymayın ve kumu kazarak kendinizi gömmeyin.

• Çocuklarınızın veya evcil hayvanlarınızın kumu kazarken yuvalara zarar vermediğinden emin olun.

• Yuva yapan deniz kaplumbağası görüldüğünde sessiz olun, ışık tutmayın. İsterseniz yere uzanarak sessizce izleyebilirsiniz.

• Yavru deniz kaplumbağası gördüğünüzde denize taşıyıp atmayın ve evinize götürmeyin. Yavruların kumsalı kendi başına geçmesi, kumsalın özelliklerini algılayıp yumurta bırakmak için dönebilmeleri açısından önemlidir.

• Deniz kaplumbağalarını rahatsız eden davranışlarda bulunan kişileri uyarın.

***

DEKAMER’de tedavi edilen bir caretta caretta ve veteriner.

Bazı ilginç özellikleri

Türkiye sahillerinde 2 tür deniz kaplumbağa yuva yapar: Caretta caretta (iri baş deni kaplumbağası ve Chelonia mydas (yeşil deniz kaplumbağası). Deniz kaplumbağaları doğdukları kumsallara yuva yapmak için gelirler.

C. Caretta etçil, C. mydas otçuldur. C. Caretta denizde 200 m derinde dolaşabilirken, C. mydas 20-25 m derinliklerde dolaşır. Bu türler ortalama olarak deniz altında 15-25 dakika nefes almadan kalabilirler.

Cinsiyetleri sıcaklığa göre değişir. Yüksek sıcaklıktakiler (32 santigrat derece) dişi, düşük sıcaklıktakiler erkektir (26 santigrat derece).

Dişleri yoktur. Çok güçlü çeneleri ve testere gibi bir damakları vardır.

Yapılan araştırmalarla ortalama 1000 yumurtadan yalnızca birinin 50 yaşına ulaşabildiği tespit edilmiş.

Deniz kaplumbağalarının ana besin kaynağı deniz çayırları, denizanaları, süngerler, yumuşak mercanlar, yumuşakçalar, yengeçler, mürekkep balıkları ve türlerine göre bazı balıklardır.

Türkiye’deki yuvalama kumsalları: Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında belirlenmiş ve resmî olarak kabul edilmiş 21 yuvalama kumsalı bulunuyor. Bu kumsallar batıdan doğuya şöyle: Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye (Muğla), Patara, Kale, Kumluca, Çıralı, Tekirova, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa (Antalya), Anamur, Göksu Deltası, Alata, Kazanlı, Davultepe (Mersin), Akyatan, Yumurtalık (Adana) ve Samandağ (Hatay).

2009’dan itibaren Dalyan-İztuzu Plajı’ndan faaliyet gösteren DEKAMER onların yuvalama, beslenme, kışlama ve göç yolları üzerine ayrıntılı bilimsel çalışmalar yapıyor, yaralı deniz kaplumbağalarının bakım ve tedavilerini gerçekleştiriyor ve doğal yaşam ortamlarına geri dönmelerini sağlıyor.

Deniz kaplumbağalarının geç ergenliğe ulaşması ve yumurtadan çıkan yavruların karşı karşıya olduğu doğal tehditler göz önünde bulundurulduğunda her 1.000 yumurtadan sadece bir tanesinin yetişkinliğe ulaştığı söylenebilir.

Kuluçka süreleri yaklaşık 2 aydır. Bu kuluçka süresince yumurtalar değişik tehditler altındadır. Bu yuvalardan çıkan yavrular (Temmuz-Ekim) ay ışığı veya denizin parıltısı kullanarak denize doğru giderler ancak daha kuvvetli başka ışık olursa yanlış yöne giderler.