birgün

18° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 30.01.2016 08:09

Yasasız Başkanlık!

Siyaset bilimi literatüründe yok ama, pratikte vardır. Hem de dünyanın pek çok yerinde; Asya’da, Afrika’da, Amerika’da… Üstelik epey de uzun ömürlü olmuştur o yönetimler.

Malum bizde anayasalar yapıldı. Hiçbiri olmadı ama… Ülke gerçeklerine uymadı. Kâh bol geldi, kâh dar. Oysa anayasa olacaksa eğer, usta bir terzinin elinden çıkmış takım gibi cuk oturacak memleketin üstüne. Değilse, al başına belayı!

Vatandaş bilmez tabii; bekâra eş boşamak kolay; biri öyle anayasa ister biri böyle. Bunu asıl yöneticilere sormak lazım. Hangi anayasa ile daha kolay, daha rahat yönetiliyor memleket, en iyi en üst yönetici bilir.

Malum, yamalı bohça bir anayasamız var, hem de 12 Eylül faşist diktatörlüğü tarafından yapılmış. Ona da yüzde 91,37 destek vermiş vatandaş. Sonuç ortada; ne yama tutuyor, ne de memleket yönetilebiliyor onunla.

1960’da doğdum ben. Tam da bir anayasa tartışmasının ortasına. 61 Temmuzu’nda anayasanın oylanacağı günlerde de konuşmaya başlamışım. Büyükler anlattı sonra; sülale toplanır, “Anayasaya ne oy verecen?” diye konuşturup eğlenirlermiş benimle. “Beyasss” dedirtir, gülüşürlermiş.

Doğdum anayasa konuşuluyor memlekette, aha geldik gidiyoruz, hâlâ bir anayasa tartışmasıdır gidiyor. Anayasa tartışması içine doğmuş birinin tecrübesiyle söylüyorum, hangi anayasayı yaparsanız yapın bu tartışma bitmez.

Cumhurbaşkanımız bunun farkında aslında. Geçen gün düğmeye bastı, bütün topluma yayılacak organize bir tartışma başlattı. 300 sivil toplum örgütü derekap katıldılar tartışmaya. Daha doğrusu, cumhurbaşkanımızın söyleyeceği onların da başlarını sallayacağı bir platformu yeni anayasanın hizmetine sundular.

Temel taşları belli yeni anayasanın. Bir defa kuvvetler ayrılığı zırvasına son verilecek. “Kuvvetler uyumu”olacak; başkan bir şey diyecek, diğer kuvvetler ona uyacak!



İthal olmayacak, eşi benzeri daha önce görülmemiş olacak. Milli ve Türk tipi olacak. Seçim mutlaka olacak ve çok önemli olacak!

Seçim önemli, bunun altını çizmek lazım. Önemli olduğu için, öyle zırt pırt her yer ve her şey için yapılarak seçim enflasyonuna yol açılmayacak. Misal, cumhurbaşkanımız da söyledi, hem başbakanı seç hem cumhurbaşkanı, olmuyor. İki seçilmiş bir devlette oynayamıyor. Onun için en iyisi, millet bir başkan seçecek, kendisiyle uyumlu oynayacak bütün diğer kuvvetleri de o başkan seçecek.

Bir gazeteci vatan hainliği, casusluk mu yaptı; Başkan “Bunun bedelini ağır ödeyecek” diyecek, tepeden tırnağa uyuma kesmiş yargı hemen iki müebbet üstü 30 yıl isteyecek.

Başkan, bir gün masa kuracak Kürtlerle, bir gün masa kıracak. Süreç böylece doğal mecrasında ilerleyecek. Biri çıkıp da, ‘’Niye kurdun?’’, ‘’Niye kırdın?’’ diye uyumsuzluk yapmayacak.

Mevzuat ne Başkana ayak bağı olacak, ki anayasa dediğinde ana mevzuat işte, ne de başkanın adamlarına. Yukarıdan aşağı devletin bütün kurum ve idarecileri, “zihinsel inkılaplarını devreye sokup”, mevzuata takılmadan basıp gidecekler.

Böyle olacak ki, seçilmiş başbakan ve Başkanla yürümesi fevkalade güç olan sistem tıkır tıkır işlesin. Kriz falan çıkmasın.

Meseleyi kişilere bağlamamak lazım; “güçler ayrılığı” denen kökü ta Antik Yunan’a, ne kadar yakına çekmeye çalışırsak çalışalım en fazla Montesquieu’ye kadar gelebilen miadı dolmuş ilkenin yerini çağımıza yakışan “kuvvetler uyumu” ilkesi almalı.

Şimdi, arama konferansları falanla belli bir zaman geçirip sonra kıvamına geldiğine küt diye milletin önüne koyacağımız yeni anayasa da, anayasal başkanlık tartışması da zaman kaybı aslında.

Bize lazım olan anayasasız, hatta yasasız başkanlık! Fiili durum da o zaten. Başkan yapacak, olacak! Üzerinde güneş batmayan imparatorlukta anayasa mı var? Anayasasız pekâlâ olabiliyor ve işte çok başarılı örnekleri var dünyada.

Bize yakışan onu bir adım daha ileri götürüp, “yasasız başkanlığa” geçmektir. Yasa olmayacak; tek başkan, tek bayrak, tek vatan, tek millet, tek devlet olacak.

Doğduğumdan beri süren anayasa tartışması biterse böyle biter. Sıkıysa bitmesin!

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol