birgün

6° PARÇALI BULUTLU

Yavuz Bolat’ın 4000 kilometrelik bisiklet macerası: Aslolan yolda olmak

Bisiklet tutkunu arkadaşlarımdan Türkiye’de gerek kent içi gerek kent dışı bisiklet sürmenin ne kadar zor olduğunu dinlemişimdir. Yavuz’a bunu soruyorum. “Çok zor” diyor Yavuz, “Hatta birçok insan bunu bir intihar biçimi olarak görüyor…”

BİRGÜN PAZAR 27.11.2022 10:56
Yavuz Bolat’ın 4000 kilometrelik bisiklet macerası: Aslolan yolda olmak
Abone Ol google-news

Ümit KARTOĞLU

2004 yılından pandeminin başladığı 2020 yılına dek Dünya Sağlık Örgütü bünyesinde çalıştığım dönemde düzenli olarak her yıl otobüsle belirli bir rotada gerçekleşen aşı soğuk zinciri ile ilgili bir kurs düzenledim. Kursta, toplam 15 kamu ve özel sektör temsilcilerinin katıldığı bir yolculukta, biri ben, üç eğitmen eşliğinde katılımcılar soğuk zincirle ilgili birimleri rota boyunca ziyaret ederek prosedürlerle ilgili risk değerlendirmesi yapmaktaydı. Hiçbir eğitmenin ders anlatmadığı bu kursta yol üstünde lokanta, bar, kafe ya da dinlenme tesisleri gibi yerlerde durarak buraları bir sınıfa dönüştürerek katılımcılar grup çalışmasına girmekte, sonra risk değerlendirmelerini sunmaktaydı. Konuları hep birlikte tartışıp ortak bir yoruma ulaşıyorduk. Kursun mottosu “Varmak ne ki, aslolan yolda olmak”tı. Çünkü her şey öğrenmeyle ilgiliydi, yolda göreceğimiz, görüp de öğreneceğimiz yerlerle… Varacağımız noktayla değil.

Yavuz Bolat, 29 Ağustos 2022’de sabahın beşinde Tokat Erbaa’dan bisikletiyle ilginç bir tura çıktı. Üstelik daha önce hiç bisikletle tur deneyimi olmadığı halde. Olayın salt bisiklet sürmek olmadığını bilerek ama… gündelik uğraşlarının kamp yeri bulmak, yeterli düzeyde besin ve sıvı almak, teknik arızalarla uğraşmak olduğunu da bilerek. Bir yandan da bu macerasını fotoğraf ve video ile de belgeleme isteğiyle. Varacağı noktayı planlamadı, “yolda karar veririm” dedi. Yavuz için de “aslolan yolda olmak”tı.

Yunan şair Kavafis de İthaka şiirinde “Dile ki uzun sürsün yolun” der, “serüven dolu, bilgi dolu olsun.” Varacağı noktayı bile belirlemeden yola çıkan Yavuz’a aynı İthaka şiirinde olduğu gibi “eşsiz bir sevinç ve mutluluk içinde, önceden hiç görmediği limanlara” girdiğini hatırlatıp, bu duyguyu ve yolun tüm sıkıntılarına karşın onu yolda nelerin tuttuğunu sordum.

“Herkesin benzer hayalleri var aslında,” diyor Yavuz, “karavanla, yelkenliyle, motosiklet ya da bisikletle uzun yollara çıkmak…” Bu dürtüyü, geçmiş zamanlarda da gezginler, kâşifler, dervişler, âlimlerin yaşadıkları devrin konforunu, alışkanlıklarını terk edip sonu gelmez yollarda hayatlarını geçirmişlikleriyle açıklıyor Yavuz. “Ailelerini, servetlerini, toplum içindeki tüm ayrıcalıkları terk edip yoldaki yokluk ve sıkıntıları tercih etmişler. Ben burada büyük bir keşif heyecanı ve hikmet arayışı görüyorum. Tüm turu bu duyguyu yaşayarak geçirdim.”

Bu turun ilk kıvılcımını Amasya Boraboy Gölü’nde tanıştığı eski milli bisikletçi Hakan Önat’ın yaktığını söylüyor Yavuz.

Varacağı noktayı belirlemeyi limitlerini gerçekte bilmediği için yapmadığını da ekliyor. Daha önceki uzun bisiklet maceraları günde en fazla 100 kmye varsa da bunun peşi sıra bir iki hafta dinlendiğini anlatıp böyle bir turda bunun mümkün olmadığını bildiğini söylüyor. “Hem bisikletle uzun yollar gidip hem her gün farklı yerde kamp yapmanın çok zor olacağını düşünüyordum, öyle de oldu. Ancak yolun kendine has bir ruhu var. Bu ruh vücudu, hormonları, organları farklı çalıştırıyor. Aştığım yolları, gittiğim rotayı bazen benim bile aklım almıyor. Tur sırasında bir günde 120 km üzerine çıktığım oldu. Ortalama olarak da günde 60-70 km civarında yol yaptım.”

Yavuz baştan sona kadar kendisi için karar, kontrol noktaları tespit edip rotasına bu şekilde yön verdiğini, kendini zorlamadan, uzun hedefler koymadan keyif aldığı sürece yola devam ettiğini belirtiyor. “Bu şekilde 63 günlük Erbaa’dan başlayıp Erbaa’da biten yaklaşık 4.000 kilometrelik muhteşem bir tur oldu. Tur boyunca rotam Tokat, Samsun, Sinop, Kastamonu, Bartın, Zonguldak, Düzce, Sakarya, Bursa, Balıkesir, İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Konya, Aksaray, Nevşehir, Kayseri, Sivas ve Tokat oldu.”

Bisiklet tutkunu arkadaşlarımdan Türkiye’de gerek kent içi gerek kent dışı bisiklet sürmenin ne kadar zor olduğunu dinlemişimdir. Yavuz’a bunu soruyorum. “Çok zor diyor Yavuz, Hatta birçok insan bunu bir intihar biçimi olarak görüyor. Çok da haksız sayılmazlar. Türkiye’de şehirlerarası yolların neredeyse tamamında bisiklet yolu yok. Şehir içlerinde genelde belediye başkanlarının özel ilgisiyle belirli bölümlerde bisiklet yolları var. En güzel şehir içi bisiklet yolları Marmaris ve İzmir’de... Buralarda bile bir bisiklet kültürü yok.”

“Bisiklet yolu olmadığı gibi bir bisikletin gideceği kadar yol dışı alan da yok. Çoğu zaman 20-30 cm kadar bir alanda ya da en sağ şerit çizgisi üzerinde gitmek zorundasınız. Bu daracık alanlar aynı zamanda kırık şişeler, kaza artığı her türlü cam, metal ve kablolar hatta uzun yol şoförlerinin attığı idrar dolu su şişeleriyle dolu. Özellikle tünellerden bir bisikletin geçebileceği hiç düşünülmemiş ve çok tehlikeli. Beni en çok zorlayan şey bunlar oldu.” Büyük cesaret aslında şehirlerarası yolda bisiklet sürmek. Aklıma bisikleti ile beş kıtada 40 ülke gezip de Türkiyeye gelen Fransız bisikletçi Christian Jean Auguste Niaffenin Marmaris ilçe merkezine 15 kilometre kala Taşhan mevkiinde rampa çıkarken arkadan gelen bir otomobilin çarpmasıyla hayatını kaybetmesi geliyor.

İlk bisikletinin 7-8 yaşlarındayken sarı kırmızı bir çocuk bisikleti olduğunu anlatıyor Yavuz, “Aslında abimle ikimizin ortak bisikletiydi. Çok kısa sürede çalındı ve uzun yıllar bisikletim olmadı.” 1987 yılında Tokat Erbaa’da dünyaya gelen üç erkek kardeşin ortancası Yavuz, son düzenli işi Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığı’nda Pilot Komiser olarak görev yaparken, 2016 Kasım’ında KHK ile ihraç oluyor. Mahkemeleri süredursun, o son üç yıldır dağ bisikletiyle o yayla senin bu yayla benim dolaşıyor… ta ki bu yıl Ağustos sonunda Türkiye turu hayalini gerçekleştirmeye karar verene dek.

Kavafis’in İthaka şiirinde dediği gibi Yavuz da uğradığı her limanda, kentin çarşılarında, kamp kurduğu yerlerde yollarının kesiştiği güzel insanlarla birlikte bilgilenip, Erbaa’ya demir atmış durumda şimdi. Şimdiki bekleyiş aslolanın yol olduğu gerçeğinin kendini yeniden dürtmesi…

Yavuz’un macerasını Twitter’da @yavuzbolat, İnstagram’da instagram.com/yavuzbolat_ ve https://bit.ly/3TPYaRf YouTube kanalından izleyebilirsiniz…

Aslolan yolda olmak…

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol