Yazıcık'ta doğa kazandı: Bentonit ocağına mahkeme engeli
Niksar Yazıcık beldesinde verilen bentonit maden ocağı işletme ruhsatına karşı açılan davada, mahkemeye madenin çevreye, insan sağlığına ve bölgenin ekosistemine vereceği zararların telafisinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, "yürütmeyi durdurma" kararı verdi. Karar sevinçle karşılandı.

Sibel Bahçetepe
sibelbahcetepe@birgun.netTokat İdare Mahkemesi, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün, Niksar'ın Yazıcık Beldesi'nde bentonit ocağı işletilmesine izin veren işleminin yürütmesini durdurdu. Kararda, "maden arama ve işletme faaliyetine devam edilmesinin ruhsata konu alana ilişkin olumsuz sonuçlar ortaya çıkarabilecek nitelikte olduğu" ifade edildi.
Yazıcık Belediye Başkanlığı tarafından açılan davada, Cemil Benli adına düzenlenen bentonit madeni işletme ruhsatının hem yürütmesinin durdurulması hem de iptali talep edilmişti. Mahkeme, bilirkişi raporu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) dosyasındaki eksikliklere dikkat çekerek, maden faaliyetlerinin mevcut haliyle hukuka aykırı olduğuna hükmetti.
RİSKLER SOMUTLAŞTIRILMAMIŞ
Mahkeme kararının gerekçesinde, bilirkişi incelemesi ile ÇED başvuru dosyasının yeterli teknik analizler içermediği belirtildi. Jeoteknik, kaya mekaniği, şev duraylılık ve yoğunluk analizlerinin dava konusu alana özgü şekilde yapılmadığına işaret edilen kararda, bentonit madenciliğinin hava kirliliği, toz oluşumu, toprak erozyonu ve ekosistem tahribatı gibi ciddi çevresel riskler barındırdığı vurgulandı. Kararda, madencilik faaliyetlerinin her aşamasında ortaya çıkan tozun hem çalışanlar hem de çevredeki yerleşimler için önemli bir sağlık tehdidi oluşturduğu ifade edildi. Bilirkişi raporunda, toz yayılımının bitkilerde fotosentezi azalttığı, göl ve sulak alan ekosistemlerini olumsuz etkilediği, ışık geçirgenliğinin azalmasına bağlı olarak alg ve su bitkilerinin zarar göreceği, oksijen seviyesinin düşmesiyle balık ölümlerinin yaşanabileceği ifade edildi.
Ayrıca ruhsat alanının Asar, Yazıcık ve Dağüstü köyleriyle iç içe olduğu, Yazıcık Köyü’nün ruhsat alanının tam ortasında yer aldığı kaydedildi. Gürültü sınır değerlerinin aşılmasının kaçınılmaz olduğu belirtilerek, bunun çevre ve insan sağlığı açısından kabul edilebilir seviyelerde olmayacağı vurgulandı. Proje alanı içinde bulunan Abdal Musa Ziyaret Yeri’nin de maden faaliyetlerinden olumsuz etkileneceği ifade edildi.
60 BİN AĞAÇ KESİLECEKTİ
Mahkeme kararında, maden faaliyeti kapsamında yaklaşık 60 bin 50 orman ağacının kesileceği, 5 bin 303 metrekarelik orman alanının zarar göreceği bilgisine yer verildi. Gürültü ve habitat kaybı nedeniyle canlı göçleri yaşanacağı, biyolojik çeşitliliğin azalacağı, tarım alanları ve arıcılık faaliyetlerinin tozlanmadan olumsuz etkileneceği belirtildi.
Mahkeme, maden işletme ruhsatının uygulanmaya devam edilmesi halinde telafisi güç ya da imkânsız zararlar doğabileceğine hükmederek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi.
"EŞSİZ BİR BÖLGE"
Davanın avukatı İsmail Hakkı Atal, Yazıcık beldesinin doğa, orman, hayvancılık ve endemik bitki çeşitliliği açısından eşsiz bir bölge olduğunu söyledi. Ruhsat sahasının yüzde 48'inin orman olduğunu ve dünyada başka hiçbir yerde olmayan endemik bitkilerinin yetiştiğini anımsatan Atal “Buradaki endemik nilüfer çiçeğini koparmanın cezası 570 bin lira. Ancak bentonit ocağı 900 bin liraya ruhsat alabiliyor. Bu madencilik faaliyetleri tarımı, hayvancılığı ve halk sağlığını yok ediyor. Bir kişiye iş sağlarken altı kişinin geçim kaynağını ortadan kaldırıyor. Bu sadece Yazıcık’ın değil, Türkiye’nin sorunudur. Bentonit maden ruhsatından tamamen kurtarmak için Tokat İdare Mahkemesinde yapılacak duruşmaya da bekliyoruz" dedi.


