Yazma, direnme, iktidara itaat et
Çürüyen karanlık rejimi tahkim etmek isteyen iktidar gazetecilere, sendikacılara ve yaşam savunucularına resmen savaş açtı. Gerçekler duyulmasın, patronlar üzülmesin, ranta zeval gelmesin isteniyor.

Politika Servisi
Rantçı, gerici, karanlık rejimi tahkim etmeye çalışan Saray iktidarı gazetecilere, sendikacılara, yaşam savunucularına, öğrencilere, işçilere kısacası karşısında engel olarak gördüğü herkese adeta savaş açtı. Hakkını arayan işçiler, işçinin yanında mücadele veren sendikacılar, rant odaklarını, tarikatları, mafyatik ilişkileri haberleştiren bağımsız gazeteciler, torağına, suyuna, ağacına, doğasına sahip çıkan yaşam savunucuları, hukuksuzluklara karşı alanlara çıkan üniversiteliler başta olmak üzere her kesim hedef tahtasına konuldu. Yargı sopasıyla siyaseti ve toplumsal muhalefeti dizayn etmeye çalışan AKP-MHP iktidarı bir nevi yol temizliğine girişirken karşısına çıkan engelleri susturmak için bir kez daha tutuklama furyasına girişti.
Gerçekler duyulmasın: İktidarın, rant odaklarının ve gerici çevrelerin en çok hedef aldığı kesimlerin başında gazeteciler geliyor. TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ casusluk suçlamasıyla aylardır cezaevinde tutulurken TELE 1’e kayyum atanmıştı. Gazeteci Alican Uludağ da “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasından gözaltına alındı ardından “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla tutuklandı. Uludağ hakkında hazırlanan iddianamde ayrıca "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlaması da yöneltildi. Bu suçlamalar için öngörülen cezaların üst sınırı zincirleme suç hükümleri uygulandığında yaklaşık 19 yıl 6 aya kadar çıkabiliyor. BirGün Muhabiri İsmail Arı da çürüyen rantçı, gerici, baskıcı rejime karşı yüzlerce haber yaptı. Arı da “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla apar topar gözaltına alınırken önceden yaptığı haberler de soruşturmasına eklenerek dosyası şişirildi. Arı, 11 gündür cezaevinde tutuluyor.
Patronlar üzülmesin: Rejimin en hassas olduğu konulardan biri de patronların, müteahhitlerin hiçbir konuda üzülmemesi. Yakın dönemde ülkenin pek çok yerinde emekçiler hakları için irili ufaklı eylem ve grevlere girişti. Antep’te ücretlerini alamadıkları için eylem yapan Sırma Halı işçilerine destek için katıldığı basın açıklamasındaki sözleri nedeniyle gözaltına alınan BİRTEK-SEN Başkanı Mehmet Türkmen de "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" iddiasıyla geçtiğimiz günlerde tutuklandı. Türkmen, “Barikatları işçilere değil, patronlara kurun. Bu öfke birikiyor. Bu adaletsizliğe her gün yenilerini ekleyerek, işçilerin yüreğinde öfke ve isyan biriktiriyorsunuz. Yapmayın, altında kalırsınız. İşçinin mesai ve zam farklarını bir an önce ödeyin. İşçileri tehdit etmekten vazgeçin. İşçileri insan yerine koymayı öğrenin” ifadelerini kullanmıştı.
Ranta zeval gelmesin: Ağacına, suyuna, toprağına, doğasına sahip çıkan yaşam savunucuları da iktidarın hedefinden düşmüyor. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı açılan dava kapsamında bilirkişi keşfine yönelik protesto sırasında gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık, "size cehennemi yaşatacağız " sözleri nedeniyle CK 265. maddesinde düzenlenen "Görevi Yaptırmamak İçin Direnme" suçu Milas Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklandı. Mahkeme heyeti, Akbelen direnişçisi Işık’ın bölgedeki mahkeme heyetinin başkaca keşifleri olması sebebiyle bilirkişilere baskı yapabileceği, adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı gerekçesi ile tutuklama kararı verdi.


