Yedi Düvelin Ecnebisi okuyucu ile buluştu

Başta Varlık olmak üzere çeşitli edebiyat mecralarında öyküleri yayımlanmış olan Mehmet Kabakçı bu kez Yedi Düvelin Ecnebisi adında bir romanla çıktı okurların karşısına.
Vacilando Yayınları'ndan çıkan kitap 135 sayfa olarak yayınlandı.
Kitap hakkında...
Mehmet Kabakçı, Yedi Düvelin Ecnebisi’nde, bizi Ayvaz adında, in midir cin midir, var mıdır yok mudur, nedir necidir bilinmez; esrarengiz bir karakterle tanıştırıyor. Ayvaz’la birlikte kimi zaman, eski çağların Fırat boylarındaki yitik kasabaları ziyaret ediyoruz. Kimi zaman Antep’in Adana’nın, Suriye’nin kozmopolit hanlarına girip çıkıyoruz. Derken Ayvaz’ın peşi sıra Mezopotamya’nın kuş uçmaz kervan geçmez dağlarına, Golan’ın kadim tepelerine ve Hazar kıyılarına sürükleniyoruz.
Kimdir bu Ayvaz? Şark'ın buhurlu diyarlarında avare avare dolaşan yapayalnız bir seyyah mıdır? İlim ve tasavvuf ehlinden mistik bir âlim, bir abdal mıdır? İtikadın ve imânın mukaddes beldelerinde doğup büyümüş bir dinsiz ve kâfir midir? Yoksa tüm bunların ötesinde, optiğe, ışığa ve yıldızlara meftûn bir Kaldeli midiri? Onu gören, onunla konuşan herkesin dilinde ve anılarında başka türlü bilinir Ayvaz.
Kimileri der ki; O, köy köy gezen bir mezarcı idi. Kimileri der ki; O Beyrut'ta kayıkçılık yapardı. Kimileri de der ki; O, Filistin'deki büyük intifadanın önderlerinden biriydi. Antep'in gümrük hanlarında geceleyen Fârisi bir tüccara göre ise Hazar kıyılarında Ayvaz isminde kara harmanili bir Şeyh gezermiş. Öte yandan, Elbistanlı bir davarcı, cezaevinde tanıdığı Ayvaz adında bir komünistten söz eder.
Ayvaz yıllar ve yıllar içinde Fırat boylarında söylenegelen bir mite, bir söylenceye dönüşür. Onun geçmişini İslam öncesi Kuzey Arabistan'a, ta Sabalara, Asurlulara kadar götüren olur. Cizreli âlimlere göre o, tüm bu mitolojinin ötesinde bambaşka derinlikte bir zât, bir kutuptur.
Ve yıllarca sonra bir gün, Paris’teki bir üniversitede hocalık yapan Melike’ye gizemli bir mektup gelir. Mektup bir yolculuğa davettir. Fırat dolaylarına, Hak kentine doğru yollara düşer Melike. Ve Ayvaz’ın hikâyesinde yeni bir boyut açılır.


