Yeğenlerine cinsel istismardan yargılanıyor: Mahkeme tutuklama talebini reddetti
Ankara’da, 5 ve 8 yaşındaki yeğenlerine cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla en az 42 yıl hapsi istenen Resul Özdemir ilk kez hakim karşısına çıktı. Özdemir'in tutuklu yargılanması talebi reddedildi. Mahkeme, Özdemir'in adli kontrol tedbirinin devamına karar vererek sonraki duruşmayı 14 Mayıs'a erteledi.

Ankara’ya ziyarete geldiği sırada 5 ve 8 yaşlarındaki yeğenlerine cinsel istismarda bulunmakla suçlanan sanığın yargılandığı davada tutukluluk talebi reddedildi.
Davanın ilk duruşması Ankara Batı 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmaya sanık Resul Özdemir SEGBİS üzerinden katılırken müşteki baba Fikri Çelik de salonda hazır bulundu.
Öte yandan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği (UCİM) avukatları da dosyaya katılma talebinde bulundular. UCİM’in katılma talebi taraflara ilişkin husumeti bulunmaması nedeniyle reddedilirken Bakanlığın katılma talebi kabul edildi. Duruşmada mağdur çocuğun ifadesi psikolog eşliğinde ayrı bir odada alındı.
"HEPSİYLE DE ARAM ÇOK İYİ" SAVUNMASI
Kimlik tespitlerinin ardından başlayan duruşmada sanık Resul Özdemir savunma yaptı. Özdemir savunmasında şunları öne sürdü:
“Biz, ablam çağırdığı için 2 yıl önce Şubat ayındaki 15 tatilde Ankara’ya gitmiştik annem ve diğer yeğenimle birlikte. Burada bir aya yakın kaldık. Yeğenlerimle aram iyidir benim. 10 tane yeğenim var hepsiyle de aram çok iyi. Olay tarihinde de iyiydi. Ben, iddianamedeki eylemlere benzer eylemlerde bulunmadım. Benim 10 yeğenim var, niye öyle bir şey yapayım. Hiçbir şekilde benim cinsel organımı görmüş olamazlar. Ben onların özel bölgelerine dokunmadım. Ablamla boşandığı için böyle iftiralar atıyor, çocuğu da yönlendiriyor. Ablamla boşanma aşamasında aramızda husumet doğdu. Başta abime iftira atacaktı, ben ona saldırınca bana bu iftirayı attı. Boşanma davası açıldıktan bir gün sonra bu iftira atıldı. Bizden bir talebi olmadı ama bizi sahte hesaplardan tahrik ediyor. Fotoğraflarımı internette paylaşıyor. Bu nedenle bana sürekli tehdit mesajları geliyor. Can güvenliğim yok. Bana aile içinde Can diye hitap ederler, yeğenlerim de beni Can diye biliyor.”
Sanık Resul Özdemir avukatı, “Soruşturmanın başından beri çocuğun babası tarafından yönlendirildiğini düşünüyoruz” savunmasını yaptı.
TUTUKSUZ YARGILANMAYA DEVAM KARARI
Cumhuriyet Savcısı mütalaasında, tutuklama talebinin reddini istedi. Mahkeme Heyeti, sanık Özdemir’in adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi. Heyet, taraflar arasındaki diğer dava dosyalarının celbini isteyerek sonraki duruşmayı 14 Mayıs saat 11.00’e bıraktı.
UCİM AVUKATINDAN AÇIKLAMA
Duruşmayı takip eden Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği (UCİM) avukatlarından Yeşim Sağra, duruşma sonrası şu değerlendirmede bulundu:
“Bugün gönüllülerimizle beraber 5 ve 8 yaşında istismara maruz kalan kardeşlerin davası için buradaydık. 8 yaşındaki çocuğumuz adli görüşme odasında yeniden dinlendi. Çocuk aslında ikinci kez dinlenmiyor belki de sayısızca kez dinlendi. Bugün onun bir kez daha mağdur edilişini duruşma salonunda izledik. Duruşma salonunda izlediğimiz ifade ayrıntılıydı, netti, çelişkisizdi. Çocuk İzlem Merkezi’nde verdiği ifadeyi çocuk tekrar etti. Biz çocuklara inanıyoruz, çocuklara güveniyoruz. Bugün o yüzden çocuğun yanındayız. Çocukların bu kadar çelişkisiz ve ayrıntılı ifadeleri varken de tutuklu yargılanmayan sanıklar çocukları korkutuyorlar. Bugün velayeti annesinde olan bir çocuktan bahsediyoruz ve annesi ile sanığın evinin arasındaki mesafe 1 kilometre. Uzaklaştırma kararı olabilir ama bu kararı çocuklara anlatamayız. O yüzden çocukların korkuları devam ediyor. Şu aşamada çocuk hala bir adalet arayışı içinde ve ailecek bekliyorlar. Taraflar arasında hala devam eden dosyalar var. Bu dosyaları mahkeme celb etmek istedi. 14 Mayıs’ta bir karar çıkmasını umuyoruz. Çocuklar zaten zorla konuşuyorlar. Özellikle sünnet olduktan sonra babasına kendini anlatabilmiş. Kardeşinin de istismara maruz kaldığını bir abi olarak o anlatabilmiş. O yüzden bu kahraman çocukların arkasında millet olarak hep beraber durmamız gereken bir davayı izledik."


