Yemenli gazeteci Arrabyi ülkesindeki gelişmeleri değerlendirdi: BAE-Suudi çatışmasının nedeni paylaşım kavgası

23.08.2019 23:25 DÜNYA

ALP KADIOĞLU

Husilerin kontrolündeki başkent Sana’da yaşayan Yemenli gazeteci Nasır Arrabyi ile ülkedeki son durumu ve BAE-Suudi çatışmasını konuştuk.



Güney Geçiş Konseyi’nin (GGK) hedefi nedir? Birleşik Arap Emirlikleri neden GGK’yi destekliyor?

“Güney Hareketi” 1990’a kadar var olan Güney Yemen’i tekrar kurmak için 12 yıldır uğraşıyor. 2015’te savaşın başlamasıyla GGK’yi kurdular. Birleşik bir Yemen’in Suudi Arabistan’ın nüfuzunda olacağını düşünen BAE, bölünmüş bir Yemen’de daha fazla söz sahibi olacağına inanıyor. Bu yüzden GGK’ye tam destek sunuyor. Abu Dabi yönetimi, Yemen bölünmeyecekse bile masada olmak istiyor ve GGK’yi Suudi Arabistan’a karşı pazarlık kozu olarak kullanıyor. GGK liderlerinin aileleri de BAE’de yaşıyor. Dolayısıyla GGK, Abu Dabi’nin her sözünü dinlemek zorunda.

Koalisyon ortakları neden birbirine düştü? GGK’nin bundan sonraki hedefleri nedir?

BAE ve Suudi Arabistan, Yemen İç Savaşı başladığından beri farklı amaçlar peşindeydi. Stratejileri, sahadaki vekil güçleri ve hatta silahları bile farklıydı. BAE, GGK’nin yeteri kadar güç sahibi olduğunu düşündüğünde Yemen’den kuvvetlerini çekme kararı aldı. GGK’nin Hadi’yle ipleri koparmasına da yeşil ışık yaktı. Aden’den sonra GGK, El-Mukelle, el-Gayda gibi liman kentlerini ve Hadramut ilini ele geçirmeye çalışacaktır.

GGK’nin yabancı güçlerden destek aldığı doğru mu?

GGK, BAE’nin özel ordusu gibi. İçinde Yemenliler olsa da BAE’nin parasını ödediği paralı askerler gücün çoğunluğunu oluşturuyor. Blackwater (Academi) gibi ABD ve İsrail merkezli özel ordu şirketleri istihdam ediliyor. BAE, GGK’yi oldukça iyi silahlandırıyor. Silahlı insansız hava araçları sağlıyorlar.

BAE ve Suudi Arabistan arasındaki rekabet nereden kaynaklanıyor?

Eğer GGK amacında başarılı olursa, BAE denizlerde Suudi Arabistan’a karşı üstünlük sağlamış olur. GGK’nin Aden’i ele geçirmesiyle Yemen Denizi’nde oldukça önemli bir liman kenti BAE’nin eline geçmiş oldu. Yemen’in Sokotra Adası’nı elinde tutan BAE’nin Sudan, Eritre, Cibuti ve Somali’de de üsleri var. Bab-ül Mendep ve Yemen Denizi, petrol taşımacılığı için önemli noktalar. Buralar üzerinde Körfez ülkelerinin rekabeti var. Bunun dışında BAE ve Suudiler arasında Yemen’in doğal kaynaklarının kontrolü için yarış var.



Katar ve Türkiye gibi Müslüman Kardeşler’e yakın ülkelerin pozisyonu nedir?

Müslüman Kardeşler bağlantılı İslamcı Islah Partisi liderleri Hadi’yle birlikte Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da. Dolayısıyla savaşın başında Katar ve Türkiye Suudi Arabistan’ın pozisyonunu aktif bir şekilde destekliyordu. Suud-Katar krizi, Katar-İran yakınlaşmasından sonra Doha ve Ankara Hadi’ye daha pasif bir destek sunmakla yetiniyorlar. Şu anda Suudi Arabistan Hadi hükümetinin tek gerçek destekçisi.

Mansur Hadi hükümetinin Yemen içinde gücü nedir?

Mansur Hadi Yemen’de her şeyi kaybetti. Sahada gücü ve meşruiyeti yok. Hadi’nin sözde hükümeti Aden’i merkez olarak almıştı Aden’in 1 günde GGK’nin eline geçmesi ise bunun göstergesi. Hadi’nin komutası altında olduğu söylenen Yemen Ulusal Ordusu ise büyük bir aldatmaca. Büyük bir çoğunluğu Suudi parasıyla devşirilmiş Islah militanları, selefiler, el-Kaide ve IŞİD gibi İslamcı militanlardan oluşuyor. 2015’te Yemen’de savaş başladığında Suudi Arabistan, Yemen’de faaliyet gösteren el-Kaide gibi cihatçı örgütlerle görüştü. Bu örgütler entegre edildi. Mansur Hadi’nin sözde kabinesine bakarsınız İslamcı örgütlerin etkisini de görürsünüz.

Hadi’nin hükümetinin Suudi Arabistan’la ilişkisi nedir?

Yemen sosyalist partisi de Riyad’da. Suudilerin aptallığı birbirlerini sevmeyen grupları bir birliktelik içinde gösterme çabası. Bu grupların bir çoğu Suudi Arabistan’ı sevmiyor. Suudiler de onları sevmiyor.

Şu an Husilerin kontrolündeki Sana’dasınız. Hayat nasıl?

Hayat Yemen’in çatışma altındaki bir çok yerinden, mesela Aden’den, daha iyi. Örneğin Aden’deki çatışmalardan kaçanlar Sana’ya sığınıyorlar. Başka illerin valileri, ayrılıkçı fraksiyonların liderleri bile şu an Sana’dalar. Devlet kurumları hâlâ işliyor. Günlük Suudi bombardımanları yaşanıyor. Suudi Arabistan’ın ablukası nedeniyle sıkıntılar çekiliyor ama halk bütün bu zorluklara karşı dirayet gösteriyor. Birleşmiş Milletler’in yardım faaliyetleri var.

Husilerin amacı nedir?

Husiler bölgede bütünlük sağlamış tek grup. Husiler bu güçlerini kullanarak Suudi Arabistan tarafından muhatap olarak kabul edilmeyi amaçlıyor. Suudi Arabistan’a füze ve İHH saldırıları düzenleyerek Riyad’a ve Abu Dabi’ye mesaj veriyorlar. Kendilerine karşı hasımhane tutumun Suudi Arabistan ve BAE’ye de tehlike arz ettiğini göstermeyi amaçlıyorlar.

Husilerin İran’la ilişkileri ne derecede? İran’dan silah alıyorlar mı?

Husilerin İranla ilişkileri oldukça iyi. Örneğin geçtiğimiz hafta, Husiler İran’a elçi gönderme kararını açıkladı. Uluslararası arenada diplomatik tanınırlık için önemli bir adım. İran’ın Husilere silah sağladığı ise büyük bir Suudi yalanı. Bu yalan Suudi Arabistan’ın Yemen’deki vahşi savaşını Batı’da meşrulaştırmayı amaçlıyor. Ülke Suudi ablukası altındayken Husiler ülkeye nasıl silah sokabilir? İran ve Husilerin bir ittifakı olduğu doğru ancak bu politik ve diplomatik bir birliktelik.