Yerinden edilmiş hayatlar
Dünya, Mülteciler Günü’nü göçmen krizi ile karşıladı. Emperyalist savaşların yarattığı kriz mülteci üretmeye devam ederken BMMYK verilerine göre dünya genelinde 122,1 milyon insan yerinden edildi.

Deniz Güngör
denizgungor@birgun.netBugün 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü… Batı eliyle çıkarılan veya büyütülen savaşlar doğrultusunda milyonlarca insan bugüne mülteci olarak girdi. Emperyalizmin yarattığı kriz berberinde mülteci de üretirken İsrail’in Gazze’ye ardındansa İran’a yönelik saldırıları, Rusya-Ukrayna Savaşı, Taliban’ın 2021 yılında Afganistan’da yönetime geçmesi ile birlikte milyonlarca kişi ülke içinde ve dışında zorla yerinden edildi.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) 13 Haziran’da açıkladığı verilere göre dünya genelinde zorla yerinden edilen kişilerin sayısı 122,1 milyonu aştı. BMMYK’nin raporuna göre zorla yerinden edilen insan sayısı Nisan 2025 itibariyle son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken bir önceki yıla kıyasla 2,1 milyon arttı.
Kendi ülkesi içinde çatışmalar nedeniyle yerinden edilen sayılarında da artış yaşanmaya devam ediyor. BMMYK’ye göre 2024 sonu itibariyle kendi ülkesi içinde yerinden edilen insan sayısı 6,3 milyon artarak 73,5 milyona ulaştı.
SUDAN ‘ZİRVEDE’
Sudan’da ordu ve paramiliterler arasında 14 Nisan 2023’ten bu yana süregelen iç savaş nedeniyle mülteci olan ve ülke içinde zorla yerinden edilen kişi sayısı 14,3 milyon oldu. Bu sayı ile Sudan mülteci ve ülke içinde yerinden edilenlerin en yüksek olduğu veri olarak kayıtlara geçti. Sudan’ı ise Suriye takip etti. Bir önceki yıl 13,8 milyon kişi ile ülke içinde ve dışında en büyük yerinden edilme krizinin yaşandığı Suriye’de bu yıl bu sayı 13,5 oldu. Bunu 10,3 milyon ile Afganistan ve 8,8 milyon ile Ukrayna takip etti. Raporda aynı zamanda yaklaşık 2 milyon Suriyeli mültecinin ülkesine geri döndüğü vurgulandı.
BMMYK’nin raporuna göre mültecilerin yüzde 67’sinin komşu ülkelere sığındığını ve düşük ile orta gelirli ülkelerin dünya genelindeki mültecilerin yüzde 73’üne ev sahipliği yapıyor. Rapora göre zorla yerinden edilen kişilerin yüzde 60’ı ise kendi ülkeleri içerisinde yerinden edildi.
Dünya genelinde 36,8 milyon mülteci bulunurken uluslararası korumaya ihtiyacını olan kişi sayısının 5,9 milyon olduğunu ifade eden BMMYK’ye göre, 8,4 milyon kişi ise sığınmacı statüsünde yer alınıyor. Ülke içinde ve dışında zorla yerinden edilenlerin 49 milyonu ise 18 yaş altı çocuklardan oluşurken 2018 ila 2024 tarihleri arasında 2,3 milyonu mülteci olarak doğdu.
2 MİLYON KİŞİ GEÇİCİ KORUMADA
İçişleri Bakanlığı’na bağlı Göç İdaresi Başkanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de 12 Haziran tarihi itibarıyla 2 milyon 691 bin 160 Suriyeli geçici koruma statüsünde yer alıyor. Başkanlığa göre ülkedeki geçici koruma statüsündeki Suriyelilerin 382 bin 511’i 0-4 yaş, 923 bin 297’si ise 5-17 yaş aralığındaki çocuklardan oluşuyor. Aynı zamanda 18-64 yaş aralığında 1 milyon 340 bin 896 kişi geçici koruma statüsünde iken bu sayı 65 yaş üstünde 44 bin 456.
Öte yandan Türkiye’ye son yıllarda uluslararası koruma başvurusu yapanların sayısındaki düşüş ise sürüyor. Buna göre uluslararası koruma başvurusunun yapıldığı yıl 114 bin 537 ile 2018 yılı olurken 2019’da 56 bin 417, 2020’de 31 bin 334, 2021’de 29 bin 256, 2022’de 33 bin 246, 2023’te 19 bin 17 ve 2024’te ise 9 bin 9 olarak belirlendi.
Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) ‘Eğitim İzleme Raporu 2024’ün ortaya koyduğu verilere göre Türkiye’de 14-17 yaş grubundaki her iki göçmen çocuktan biri ise eğitimin dışında yer alıyor. Rapora göre 199 bin 87 göçmen çocuk eğitimden koparılırken ortaöğretime kayıtlı göçmen çocukların oranı yalnızca yüzde 44.
BİNLERCESİ KAYBOLDU
Öte yandan en son raporunu 26 Aralık 2024’te yayımlayan İspanyol sivil toplum kuruluşu Caminando Fronteras’ın raporuna göre 2024 yılında 10 bin 457 göçmen deniz yoluyla İspanya’ya ulaşmaya çalışırken yaşamını yitirdi. Buna göre 10 bin 457 ölümden 9 bin 757’si dünyanın en tehlikelisi olarak kabul edilen Atlantik rotası boyunca gerçekleşti. Kuruluş, 700 can kaybının ise Akdeniz rotaları üzerinde gerçekleştiğini bildirdi. Caminando Fronteras’a göre 2024 yılında gerçekleşen bu ölümler 2023 yılına kıyasla yüzde 58 arttı.
Devlet sınırlarında veya başka bir ülkeye göç ederken yaşanan can kayıplarını kaydeden bir kuruluş olan Kayıp Göçmenler Projesi (MMP) göre, 2024 yılında Atlantik rotasında 979 göçmen kayboldu. MMP, 2024 yılında Doğu Akdeniz'de 410, Orta Akdeniz'de 1689 ve Doğu Akdeniz'de 172 olmak üzere tüm Akdeniz'de 2 bin 273 kayıp göçmen kaydetti.
ZORLA GERİ DÖNÜŞ
Avrupa Birliği (AB) ülkeleri kıtaya gelecek göçmenlerin sayısını azaltmak için dış ülkelerle anlaşmalar yapıyor. Türkiye’de de oldukça tartışılan geri kabul anlaşmaları. AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşması ile AB’ye geçmeye çalışan ya da ‘kaçak yollarla’ geçen göçmenlerin Türkiye’ye iadesi kararlaştırıldı. Bunun karşılığında ise Türkiye’den AB’ye fon verilmesi kararlaştırıldı.
Aynı zamanda ABD Başkanı Donald Trump’ın göçmen karşıtı politikaları ise devam ediyor. Trump’ın kitlesel sınır dışı planı için Ruanda ile Mayıs 2025’te başlayan görüşmeler sürerken Ruanda, ABD'den sınır dışı edilen göçmenleri kabul etme konusunda Trump yönetimiyle 'erken aşamada' görüşmeler yürütüyor. Doğu Afrika ülkesinin Dışişleri Bakanı Olivier Nduhungirehe tarafından mayıs ayında yapılan açıklamada, bu tür görüşmelerin kendileri için yeni olmadığını belirtmişti. Nduhungirehe, daha önce İngiltere ile de benzer bir anlaşmaya varıldığını ancak, Temmuz 2024’te Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi hükümetinin göreve gelmesiyle birlikte İngiltere’nın bu planı yasal engeller nedeniyle rafa kaldırıldığını anımsattı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, sınırları kalıcı olarak kontrol altına almak amacıyla, göç konusunda Mayıs ayında “ulusal acil durum’’ ilan etti. Mersin Avrupa Birliği'nin İşleyişine İlişkin Antlaşma'nın 72’nci maddesini devreye sokmak istediği aktarıldı. Bu nedenle Almanya’da daha fazla sınır kontrolü ve sığınma talebinin reddedilmesi söz konusu olacak. Uygulamanın ne zaman başlayacağı ise henüz bilinmiyor.
∗∗∗
‘YENİ DÜŞMAN OLARAK GÖRÜLÜYORLAR’
‘‘Savaşlar artarak devam ediyor ve mülteci üretiyor, üretmeye de devam edecek. Yalnızca Avrupa’da değil Amerika’da da göçmen karşıtlığını görüyoruz. Ancak bütün dünyada böyle bir eğilimden söz etmek mümkün. Göçmen karşıtlığı ile göçmenler, mülteciler yeni düşmanlar gibi tanımlanıyor. Bu da insanlık için ciddi bir problem. Ve bu şekilde evrensel bir insan hakkı olan sığınma hakkı, mülteci hakkını tanımlayan bir çerçeveyi kaybetme riskine de dönüşebilecek. O açıdan hâlâ mültecilerin haklarını koruyacak çerçeveler üzerinde savunuculuğu da artırarak yolumuza devam etmemiz gerekiyor. Aslında bir tarafıyla savaş karşıtlığı bir tarafıyla da göçmen savunuculuğunu yükseltmemiz gereken bir dünyada yaşadığımızın farkına varmamız lazım. Eğer böyle olmazsa ciddi bir insanlık dramı yaşayacağız. Bunu aslında insanlığın büyük imtihanı olarak okuyabiliriz. Bu konu aslında sınıfın da ötesinde, toplumsal cinsiyetin de ötesinde. Mültecilik hakkı, göçmenlik hakkı çerçevesinin herkesin aslında gündemi olması gerektiğini gösteriyor bize. Çünkü unutmamız gerekir ki her an herkesin ülkesinde de bir savaş çıkabilir. Herkes bu hakka ihtiyaç da duyabilir. Bunu da okuması ve göçmenlik, mültecilik farkındalığının artması gereken bir dünyada yaşıyoruz.
Türkiye ise bir tür insani yardım, bir tür acil duruma, afet durumuna yaklaşır gibi yaklaştı. İlk başta bir koruma çerçevesi üzerinden yaklaştı. Ancak çok da ilerisini tahayyül etmedi. Toplumsal kabul, misafirlik seviyesinde başta ikna edilebilir ama sonrası için toplum ikna edilmedi. Bu yüzden de göçmen karşıtlığı, özellikle de Suriyeliler üzerinden Türkiye'de şu anda giderek arttı. Yani Suriyeli karşıtlığı bir tür, herkesin ortak paydasıymış gibi görülmeye başlandı. Ötekileştirmenin kendisi normalleştirildi. İşte bu aslında bir tür büyük bir insalık krizi. Türkiye’de Suriyelileri iktidarın koruması altında olması gereken kişilermiş gibi ötekileştirme Mülteciler sığındıkları ülkenin iktidarı ile değil, toplumla da entegre olan bir topluluktur.’’

Göç Uzmanı
∗∗∗
EVDEN ÇOK UZAKTA
BMMYK’nin verilerinin bir kısmı şu şekilde:
• Yerinden edilen kişi sayısı: 122,1 milyon
• Kendi ülkesinde yerinden edilenler: 73,5 milyon
• Mülteci sayısı: 36,8 milyon
• Komşu ülkelere sığınanların oranı: %63
• Çocuk mülteciler: %41


