birgün

17° AÇIK

YAŞAM 05.09.2020 04:00
author

Yerli ve milli ruhbanlarımız!

“Müslümanların toplumsal hayatında hiç kimsenin özel bir sınıf olarak varlığını korumaya hakkı yoktur. Kendilerinde böyle bir hak görenler dini hükümlere uygun hareket etmiş olmazlar. Bizde ruhbanlık yoktur, hepimiz eşitiz ve dinimizin hükümlerini eşit olarak öğrenmeye mecburuz. Her kişi dinini, din işlerini, imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır. Orası da okuldur.”
Mustafa Kemal Atatürk

Ruhban sınıfı bir zamanlar İslam dini içinde bulunmayan topluluktu. Cumhuriyet feodaliteye büyük bir öngörü ile savaş açmıştı. Ruhban sınıfı artık ülkemizde bal gibi var. Diyanet ve binlerce diyanet çalışanı ruhban sınıfının resmi ayağını, ülkenin dört bir tarafına yayılmış olan cemaat, tarikat gibi topluluklar ise gari resmi ayağını oluşturuyor ruhban sınıfının.

Bu cemaatler sadece dinsel inançlar ortak noktasında bir araya gelmiyorlar. Bu tarikatların birlikteliği sadece cahil kesimin “hasbıhali” diye açıklamak mümkün değil. Her biri, en küçüğünden en irisine kadar, mevki istiyor, yönetimlerde söz sahibi olmak istiyor ve devlet içinde yapılanmak istiyor.

Bakınız Ayasofya’da kılınan ilk namazdan sonra ne diyor Uşşaki Tarikatı’nın 12 yaşındaki kız çocuğuna tacizden tutuklanan lideri Fatih Nurullah:

“Hele İslami devlet olsun, en güzel sarığı biz saracağız, en güzel cübbeleri biz giyeceğiz. Başörtü meselesi çözüldü değil mi? Ayasofya. Tayyip Bey ‘Bekleyin’ dedi. Ayasofya açıldı. Sarık ve cübbe de… Vakti gelir. Devletin kontrol mekanizmalarında olalım. Ne idüğü belirsizler karar mekanizmalarına geçince Müslümanlar sıkıntı çekiyor.”

İki yüz güne yakın kapalı bulunan odatv’den Sami Menteş ortaya çıkardı bu sapığın tacizini. Her gün de bir ses kaydını daha yayınlıyor. Pislik bitmiyor. Sapık tutuklandı. Ama ne oldu? Bu skandal ile ilgili yapılan haberlere erişim yasağı getirildi.

Söz konusu haberiyle yılın gazetecilik ödülünü alması gereken, babasının deyimiyle çocukluğundan beri nerede bir haksızlık görse tepkisini gösteren Sami, 2013 yılında sabaha karşı evine yapılan baskınla gözaltına alınmış, 3 günlük gözaltı sonrasında tutuklanmıştı. Tutuklanmadan önceki savcılık sorgusu 15 dakika kadar sürmüş, bu sorguda da iki sene öncesinde katıldığı bir “paralı eğitime hayır” eyleminin fotoğrafları gösterilmişti kendisine. Sami, tutuklandıktan ancak 200 gün sonra hâkim karşısına çıkabilecekti.

Barış Pehlivan, Hülya Kılınç ve Murat Ağırel ise bir kumpas sonucu 6 ayı aşkın süredir cezaevindeler. 9 Eylül günü mahkemeleri var.

Odatv 200 güne yakındır kapalı!

Söyleyeceklerim bu kadar...

***

Ölüm orucundaki avukat Ebru Timtik’i yitirdik. Buna içi yanan, sosyal medyada bununla ilgili üzüntüsünü dile getiren ne kadar kişi varsa bir kesim tarafından linç edildi. Bakınız; illaki etrafınızda da o linççilerden vardır. Onların kafasına şunu sokun: “Suçu ne olursa olsun herkesin savunma hakkı vardır. Herkesin adil yargılanma hakkı vardır. Savunma hakkını yok ettiğiniz zaman özellikle de adil yargılanma hakkından söz edebilmeniz mümkün olmaz.”

Bunu anlatmak da, anlamak da bu kadar zor olmamalı!

***

Takip edenler bilir, bu köşe yakın zamanda çok gurur duyduğum bir şeye vesile oldu. Arhavi’de yapımı süren hayvan bakımevinin isim babası olmamı sağladı. Komşusu Alp Erkin tarafından katledilen köpek dostumuz Nero’nun adı artık Artvin Arhavi’de yaşayacak. Geçtiğimiz günlerde Arhavi Hayvanları Koruma Derneği’ne de üye oldum. Yine buradan müjdesini verdiğim adını açıklamak istemeyen iş insanı dostumuzun desteği de önümüzdeki günlerde Arhavi Belediyesi ‘Nero’ Bakımevi’ne ulaşacak. Ancak bakımevimizin kışın mamaya, ilaca gereksinimi devam edecek. Eğer siz de çorbada tuzum olsun derseniz instagram üzerinden “nerobakimevi” ve “arhayko_” hesaplarını takip ederek bilgi alabilir, bağış yapabilirsiniz.

***

#SenHavuzsanBizDeniziz

Geçtiğimiz günlerde çok zamansız aramızdan ayrılan gitarcı dostum Soner Egesel’in adını yazın internete. Ne kadar kaydı varsa oturun dinleyin. Soner sizi o muhteşem yeteneği ile oradan oraya taşıyacak.

Hoşça kal dostum...

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız