birgün

16° AÇIK

Yezid

GÜNCEL 28.05.2016 09:02
Abone Ol google-news

Yezid Hüseyin’i öldürdüğü için yezit olmadı. Yezid Hüseyin’i öldürmeden önce de, sonra da yezitti. Yezid’i yezit yapan Hüseyin’in canını alması değildi. Hüseyin’in canını yezit olduğu için aldı. Peki neydi onu dünyanın gelmiş geçmiş en büyük gaddarlarından birisi kılan? Neydi onu bu dünyadaki en zalim hükümdarlardan yapan? Adı her anıldığında Sünnisi, Şiisi, Alevisi tarafından lanetle anılan bu adamın “hikmeti” neydi? Adı bile ağızlarda hoş durmazken onu övmeye kimin cesareti olabilirdi ki? Onu övmek yalnızca sözle övgüler dizmek miydi? Yoksa onu yezit yapan ne varsa bütün o değerleri hala taşımak mıydı? O, Hüseyin’i öldürttüğü için yezit olmadı. Yezid olduğu için Hüseyin’i öldürttü. Ve onu yezit yapan şey tıpkı babası gibi dünyaya kibirle bakmasıydı.

Ve kibir öyle büyük bir lanetti ki, baktığı gözden dünyayı küçültüyor, tuttuğu elleri kül ediyordu. Kibirli insanlar baktıkları her şeyi o kadar küçük görüyordu ki ne girdikleri evlere sığabiliyor, ne ülkeler yetiyor onlara ne de dünya ayaklarının altında onlara yetebilecekleri bir yer olarak kalabiliyordu. Artık onlar için yetmeyen bir dünya, doymayan bir karın, giderilemeyen bir açlıktı kibir.

Ve Hüseyin’in kesik başı Yezid’e gönderildi. Yezid, önüne gelen, Hüseyin’in mübarek başına baktı. Elindeki asayla onun ağzına ve dudaklarına vurdu. Yezid’in ol kibri ki binlerce yıl bu coğrafyayı ve onun yakasını bırakmadı. Ol kibir ki din’i din ile boğmaya çalıştı. Ol kibir ki tam da Ali Şeriati’nin dediği gibi “Kendisine mensup olan egemen sınıfa, alt tabakadaki insanlara karşı imtiyazlar sağlamak ve bu imtiyazları tarih boyunca muhafaza etmek suretiyle” insanları kiniyle ikiye üçe ayırdı. Onun babası da kibirliydi. Muaviye iktidar denilen ve dünyadan ilk önce defedilmesi gereken; mevki, makam denilen ve görüldüğü yerde ezilmesi gereken; zenginlik, para, şöhret, ün denilen ve neredelerse oradan kaçılması gereken ne varsa hepsine kul köle olmuştu. Ancak ne Yezid ne de Muaviye bu derin laneti kendi başlarına var etmemişler, kendi başlarına taşımamışlardı. Onların arkasında yüzbinlerce insan vardı ve onların bütün katliamlarına onay vermişlerdi. Hüseyin’in başını kesen Yezid değildi. Hüseyin’in başını kesen Yezid gibi düşünen, Yezid gibi davranan, Yezid ne yaparsa yapsın ona koşulsuz biat eden herkesti.

Bir kişi Hz. Ali’nin şehri sayılan Küfe’den devesiyle Şam’a gelmiş. Şam’da dolaşırken başka birisi deveyi elinden almak istenmişti: Ver o dişi deveyi bana. Küfeli Arap, “Bu deve benimdir, üstelik erkektir” demiş, tartışma büyümüş ve olay Muaviye’ye kadar yansımıştı. Muaviye, tarafları dinlemiş, sonra da kararını açıklamış: “Bu dişi deve Şamlınındır!” Sonra halka dönmüş: “Ey cemaat, bu dişi deve kimindir?” Hep birlikte bağırmışlar: “Şamlınındır!” Muaviye dönüp demiş ki: “Küfeli, dinle! Biliyorum, bu deve senindir ve erkektir. Dönünce Ali’ye de ki: Muaviye’nin, dişi deveyi erkekten ayıramayan, o ne derse evet diyen on bin adamı var! Ayağını denk al!

Ne Ali ne de oğulları ayaklarını denk almamışlardı. Hüseyin o çölde bile bile ölümü seçerken, iktidara kul, köle olmaktansa ölmeyi yeğlediğini dünyaya haykırmıştı. Herkesin nefretini kazanan, Şii’nin, Sünni’nin, Alevi’nin ve gayri-müslim olup da yaşananları bilen hiç kimsenin sövüp saymadan geçmediği Yezid ise Hüseyin’i öldürdüğü için yezit olmamıştı. Ardındaki yüzbinler ona koşulsuz biat ettiği için kibir içinde yavaş yavaş yezitleşmiş ve yezit olduğu için Hüseyin’i öldürmüştü.

Yezid Hüseyin’i öldürdüğü için yezit olmadı. Yezit olduğu için Hüseyin’i öldürdü. Ve onun babası “Bu dişi deve Şamlınındır” dediğinde onun konuşmasını ayakta huşu içinde dinleyenler Yezid’in eline bulaşacak kanın baş sorumlusuydu.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun