birgün

10° AÇIK

Yıl 2023, mevsim kış, varyant Omicron’dan

Tekraren “salgınlar orman yangını gibidir, yanmamış kuru odun kalmayıncaya dek sürer” alıntıma vurgu yapayım. Çin dışındaki dünya kuru odunları yaka yaka bağışıklık kazanırken, Çin pandemiye yeni başlıyor.

BİLİM 22.01.2023 11:18
Yıl 2023, mevsim kış, varyant Omicron’dan Fotoğraf: AA
Abone Ol google-news

Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol - @esenol

Ben bu yazıyı yazarken pencereme vuran güneşin de ısıttığı odamda sıcaktan camları açmış salgında dünyadaki son durumu kontrol ediyordum. Son zamanlarda grip, Covid, RSV adlı başka bir virüs daha ve streptokok A bakterisi nedeniyle çoluk çocuk aciller tıka basa dolu. Aslında durumları acil olanlar dışında da, doktor ve hastane erişimleri giderek güçleşen insanlar, acili gece poliklinikleri gibi kullanıyorlar. Hep söylerim, acil servis durumu gerçekten acil olmayan kişiler için çok sağlıklı kararlar ile sonuçlanmaz. Yani hasta yalnızca sistemi oyalayarak gerçek acillerin ayağına takılmakla kalmayıp, kendi sağlığı açısından da olumsuz sonuçlarla karşılaşabilir.


Acil hekimleri, gerçek acilleri en iyi yönetecek şekilde programlanmış ama hasta ile sakin karşılaşmalara programlı olmayan hekimlerdir. Şöyle de düşünebiliriz, bir üst solunum yolu enfeksiyonu için gece acile gitmek, evimizdeki bir şeyi tamir ettirmek için itfaiye çağırmak gibidir. Haliyle sağlık hizmetinin niceliği ve niteliği arasındaki farkı sağlık hizmetini tüketmek üzere programlanmış halkın anlaması da beklenilemez. Ancak şehir içinde sağlık erişiminin az sayıda kalan adreslerinden olan benim çalıştığım merkezde sıkça grip ve Covid tanısı koyuyor ve kendilerini evde tutmalarını öneriyoruz. Bir de acilden doğrudan yoğun bakıma hızlı nakil gerektiren bir seyirle gelen önceki iki yıla göre çok daha az sayıda hasta var.

Dünyadaki durumu kontrol ettiğimde, bu yıl kuzey yarımkürede beklenilenden erken başlayan grip şiddetli bir seyir gösteriyor. Elbette 500 yıllık grip virüsü zaten çok güçlü. Bunca zamandır makul düzeylerde tutulabilir ve yönetilebilir olmasında neredeyse elli yıldır uygulanan aşısı ve insan türünün yakın ve uzak tanışıklığı etkili. Ancak son iki yıldır birbirimize zorunlu mesafemiz, grip virüsü ile karşılaşmamaya bağlı eksilmesine yol açtı. Şimdi pandemi virüsü için bağışıklığımızın pekiştirilerek güçlenmesini de aşının hatırlatıcı dozları ile sağlamaya çalışıyoruz.

Grip hastalığını ben bir saatlik öğrenci dersine zor sığdırıyorum. Yalnızca üst solunum yolunu hastalandırmıyor, yarattığı fırtına nedeniyle başta akciğerler olmak üzere, kalp damar sistemi arazları, inme gibi durumlara yol açabiliyor. Pandemi ile ilişkili durum ise şöyle, bir yandan pandeminin trajedisi sönümleniyor. Çünkü dünya nüfusunun büyük çoğunluğu hastalığı geçirerek ya da aşılanma yolu ile bağışık cevap geliştirdi. Ancak bir yandan pandemi virüsü mutasyonlar ile yeni varyantlar oluşturmayı sürdürüyor. Her yeni varyant, bağışıklık cevabına rağmen ve bağışıklık cevabından kaçmakta ustalaşarak gelişiyor. Bu artık önlenemeyecek ve virüsün şu ana kadar 500 den fazla varyant geliştiren “omicron” alt türünün yeni varyantları olmaya devam edecek. Her yeni varyantta, azalsa dahi, hastaneye yatan ve ölen kişiler oluyor ve virüs henüz mevsimsel özellik de kazanmış görünmüyor.

Mevcut durumda hâkim olmaya başlayan varyant yine omicronun torunu ve resmi adı XBB.1.5 olan bu varyanta kraken adı verildi. Bir önceki yazımda pandeminin başladığı Çin’in “sıfır Covid stratejimizi bırakırsak 1,5 milyon kişi ölür” gerekçesiyle bu stratejiyi sürdürmeye kararlı olduğunu belirtmiştim. Ancak nüfusunun %93’ü kendi buldukları “inaktif tüm virüs aşısı” ile aşılı Çin, kamu baskısıyla önlemleri kaldırınca yalnızca bir ayda 60.000 kişi öldü. Bir yandan da varyantlara etkisi de güçlü olan mRNA aşısı getirtmeye ve yapmaya başladı. Böylece eğer kazanılmış bağışıklıklarımızı olmasa, hastalığın neye benzediğini ve benzeyeceğini de anımsattı.

Tekraren “salgınlar orman yangını gibidir, yanmamış kuru odun kalmayıncaya dek sürer” alıntıma vurgu yapayım. Çin dışındaki dünya kuru odunları yaka yaka bağışıklık kazanırken, Çin pandemiye yeni başlıyor. Dünyada geçen ay ortalama 250.000-300.000 kişi hastalanmış ve günde ortalama 1500-2000 kişi ölmüş olarak kayıtlandı. Her yazı sıram geldiğinde bir umut salgın dışında bir şey yazmaya niyetleniyorum. Sonra bitmeyen bir senfoni gibi kulaklarımdan düşmeyen salgını yazmak zorunda kalıyorum.

Lakin ben şimdiye dek varyantlara verilen isimlerde Yunan alfabesinden harfler seçilirken şimdi yükselmekte olan varyanta verilen bu “kraken” adında bazı imalar seziyorum. Kraken sözcüğü, İskandinav folklorunda, Norveç kıyılarına musallat olan efsanevi devasa bir deniz canavarını tanımlamak için kullanılıyor. Benim de erken çocuklukta okuduğum Jule Vernes’in “Deniz Altında Yirmi Bin Fersah” adlı eserinde de korkunç bir kafadanbacaklıyı tanımlamak için de kullanılmış. Ama doğrusu ben heyecanla okuduğum bu bilimkurgu romandaki deniz canavarının adını belleğime kayıt etmemişim. Bakalım bu kez yakın belleğe kayıtladığım kraken adını anımsamam gerekecek mi?

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun