birgün

7° AÇIK

YAŞAM 17.12.2020 07:23

Yönetmen Timuçin İpekusta, kamerayı kadın cinayetlerine çevirdi

Yönetmen Timuçin İpekusta, “62-84 Anlaşılmadı Merkez” filminde erkek şiddeti ve nefret cinayetlerine ilişkin yasaların uygulamasındaki sıkıntılara yer verdi. İpekusta “Vahşi cinayetlere kurban giden kadınlar, kendi kız kardeşim ya da annemmiş kadar acı veriyor bana. Üstelik bunu büyük oranda engellemenin bir yolu olduğu halde” diyor.

Yönetmen Timuçin İpekusta, kamerayı kadın cinayetlerine çevirdi

Nuray SALMAN

Yönetmen Timuçin İpekusta “62-84 Anlaşılmadı Merkez” filmiyle çok sayıda ulusal ve uluslararası ödül kazandı.

Film, erkek şiddeti ve nefret cinayetlerinin odağında 6284 sayılı Kanun’un uygulanmasındaki sorunları konu alıyor.

► Belgesel, tanıtım filmleri, TV programlarının kurgu yönetmenliği, yönetmen yardımcılığı gibi farklı alanlarda çalıştınız. Başlangıçta da hedefiniz sinema mı oldu?
1977’de Çorum İskilip’te doğdum. Lise yıllarımda haberler yapmaya başladım. Sonra sinema sevdası daha ağır bastı ve üniversite eğitimi için Radyo, TV ve Sinema bölümünü seçtim. Dediğiniz gibi, başta kurgu yönetmenliği sonrasında bazı dizilerde yönetmen yardımcılığı yaptım. Bilinen sıkıntılardan dizi işlerini bıraktım ve özel bir internet yayın platformunda içerik yöneticisi olarak çalışmaya başladım.


► Pandemi nedeniyle pek çok film festivali ertelendi, gösterilerde değişiklikler yapıldı. Siz bu süreçten nasıl etkilendiniz?
2020 Ocak ayının son günlerinde çekimleri yapabildik ve pandemi tamamen hayatımızı değiştirmeden önce filmi tamamlama şansımız oldu. 6-7 ay filmi beklettim ve online da olsa festivallere başvurmaya başladım. Çoğu alanda yaşandığı gibi, filmimiz adına da şanssız bir dönemden geçiyoruz diyebilirim.

KADIN CİNAYETLERİ ÖNLENEBİLİRDİ

► Erkek şiddeti ve nefret cinayetlerinin odağında 6284 sayılı Kanun’un uygulanmasındaki sorunları konu alan filmin senaristi ve yönetmenisiniz. Neden böyle bir tercih?
Vahşi cinayetlere kurban giden kadınlar, kendi kız kardeşim ya da annemmiş kadar acı veriyor bana, çok üzülüyorum. Üstelik bunu büyük oranda engellemenin bir yolu olduğu halde... İlk imza ile katıldığımız İstanbul Sözleşmesi ve buna bağlı olarak 2012’de çıkarılan 6284 nolu yasa, caydırıcı yaptırımları, etkili önlemleri ve mağdurun korunmasına yönelik maddeleriyle çok önemli bir kanundur. Bütün kadın dernekleri, STK’ler bu konuda elinden geleni yapmaya çalışıyor ama yeterli olmadığı gibi İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 sayılı kanunun iptali gündeme getiriliyor. Buna gerçekten inanamıyorum. Filmimizin ‘62-84 Anlaşılmadı Merkez’ olan ismi, bu duruma dikkat çekiyor.

yonetmen-timucin-ipekusta-kamerayi-kadin-cinayetlerine-cevirdi-817700-1.‘GERÇEK’ TAKINTIM OYUNCU SEÇİMİ DE YANSIDI

► Filmi çekmeye nasıl karar verdiniz? Oyuncu kadrosu nasıl şekillendi?
Farkındalık için belki küçük bir katkımız olabilir diye düşündük. Eşim Nurdan da beni çok destekledi ve hep yanımda oldu. Filmimiz kadın cinayetlerinin yanında, trans kadınlara yönelik nefret cinayetlerini de ele alıyor. Sevgili Cansel ve Okşan’la tanıştım. Bana çok destek oldular ve dünyalarını açtılar. Cansu karakteri için Seyhan Arman’a ulaştık. Oynamayı kabul etti, filme çok katkısı da oldu. Gökhan Mumcu, artık daha çok yapımcı ama beni kırmadı. Göksu Girişken, Burak Çevik, Hamit Annak, Hulusi Öztürk, Özgür Sağlık memnun kaldığım oyuncu arkadaşlarımız oldu. Gerçek mekanlar konusundaki takıntım oyuncu konusunda da var. Filmdeki trans karakterlerin hepsini gerçek trans kadınlar oynadı. Göçmen rolündeki Tajsher Yakub da gerçekten Suriyeli bir göçmen.

► Film maddi olarak sizi çok zorladı mı, destek aldınız mı?
Bizim film, sanki uzun metraj bir filmin birkaç sahnesi gibiydi. Maddi olarak bir çözüm bulabilmek için çok uğraştım. Yerli-yabancı, destek olabileceğini düşündüğüm bütün kuruşlara başvurdum, görüşme talep ettim. Hiçbir dönüş olmadı ya da çok azı sonradan olumsuz olarak döndüler. Sonuç olarak, banka kredisi ile çektik filmi.

► Kabul edildiğiniz seçkiler ve kazandığınız ödüller nasıl etkiledi?
Filmimizi pandemi nedeniyle bir süre beklettim ve festivallere başvurup dönüşlerini beklemeye başladım. İlk olarak Antakya’dan gelen Jüri Özel Ödülü gerçekten çok anlamlı oldu. Sonra diğer ödüller geldi. Moralimizi çok yükseltti, sağ olsunlar. San Francisco’da onca film arasından seçkiye girmek de çok değerliydi. Suç ve Ceza Film Festivali’ni de finalist olarak tamamladık. Online gösterimlerle izleyicilerimize ulaştık, eleştiri okuyabildik, çok mutlu olduk.

► Yeni bir proje ile ilgileniyor musunuz bugünlerde?
Pandemi sürecinde “Yazmak için ne güzel bolca vakit var, bir sürü şey yazarım” sanıyorsunuz ama öyle olmuyor. Zorlanıyorsunuz. “62-84 Anlaşılmadı Merkez”in uzun versiyonunu yazmak istiyorum. İzlediğiniz bu 15 dakika versiyonu aslında çokça kısaltılmış bir versiyon. Çoğunu senaryoda, birazını da kurguda attık.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol