Yüksek hacimli verimsizlik
Bülent Kalafat Bülent Kalafat
3-1’lik mağlubiyet ile dönülen Alanyaspor deplasmanından beri ilk kez Emresiz bir müsabakaya çıkan Fenerbahçe, ilk 45 dakikanın sonunda on kişi kalan rakibini Avrupa yakasına puansız gönderdi

Ligin en az kart gören takımının taraftarı, Victor Moses’ın karşılaşmanın başında yaptığı faule sarı kart çıkmasına verdiği tepkiyle belki de erken bir asist yaptı. Sadece bir dakika sonra gelişen kontrada, Hajradinovic tipik bir hücumcu sakarlığıyla Ozan’ı indirince Muriqi beyaz noktaya geldi. Kosovolu golcü hata yapmayınca, Kanarya erkenden sürücü koltuğuna oturuverdi.

Özellikle pas ve müdahalelerdeki garip tercihleriyle takım arkadaşlarının işini çok zorlaştıran Khalili’ye rağmen, Fenerbahçe golden sonra şut üretmekte oldukça etkisizdi. İlk etkili pasını 45+’da Moses’a doğru deneyen Gustavo’dan dikine oynama konusunda destek görmeyen Ozan Tufan, hızlı geçişlerde çabuk davranamayınca, konuk takımı dağıtacak gol bir türlü gelmedi.

Zanka ile Isla’nın arkasına Koita’nın kaçırdığı Yusuf, 37’de Khalili’yi Altay ile karşı karşıya bırakıp hangi takımda oynadığını hatırlatınca skora denge geldi. Birkaç dakika önce Koita kendi sahasından Serdar’ın arkasına kaçmış, bire birde vuruşunu Altay kornere çelmiş; o kornerden gelen topa gene Koita bomboş vuracakken Zanka’nın kritik bloğu golü önlemişti. Neredeyse hiç baskı yemediği rakibi, beraberlik golünden önceki iki dakikada Kadıköy’de iki kez alarm çaldırmıştı.

Kayserispor karşısında şut hacmini duran toplardan bulan Fenerbahçe, 18’de Muriqi ve 43’te Gustavo ile Tolga ve Isla’nın ön direğe yolladığı köşe atışlarına vurmayı başardı. Bunlardan ikincisi, Sadiku’nun penaltısına, Muriqi’nin ikinci golüne ve anlamsız tepkiler gösteren Karim Hafez’in atılmasına sebep olunca; Fenerbahçe bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde öne geçti sandık. Halbuki bunun için ikinci yarının ilk dilimindeki karşılıklı korner gollerini beklememiz gerekecekti.

Emre’nin yokluğunda beklenen üretkenlik sıkıntısını hayli hayli çeken Fenerbahçe, hemen her fırsatta rakibine hızlı çıkış şansı tanıyınca, sayısal üstünlüğü sahada tezahür edemedi. Gary yerine Dirar girdiğinde, ev sahibinin sahada tahmin edilmesi güç bir hücumcusu da kalmamıştı ve maç çok daha kolay kilitlenebilecek bir hal alabilirdi. Ancak aynı noktaya kesilen kornerlerden üç kafa vuruşuna izin veren Kasımpaşalı oyuncular on kişi kalmadan önce de sahada bir takım bütünlüğü göstermekten çok uzaktı. Fiziksel olarak çok daha üstün Fenerbahçe’ye karşı geri dönüş daha yapmaları imkânsız sayılırdı.

Alınan 3 puana rağmen, Gustavo’nun saha içi liderliğinin yetersizliği ile takımın ilk yarıdaki tempo/şut dengesizliği Yanal’ın canını sıkmış olmalı. Duran topların imdadına yetişmediği bir Fenerbahçe’nin savunma açma planları, eksik bir rakibe karşı bile tatminkâr olmaktan çok uzak kalabiliyor.