birgün

20° AÇIK

ÇALIŞMA YAŞAMI 26.08.2020 06:25

Yusufeli’nde şantiyeden çıkmak yasak! İşçileri esir aldılar

Yapımı devam eden Artvin Yusufeli Barajı’nda Valilik kararıyla işçilerin şantiyeden çıkması yasaklandı. Şantiye işçisi: “Test yapılıyor sözde ama test yapılan kişi 2-3 gün boyunca bütün şantiyeyle iletişim halinde. Sabah testi pozitif çıkan bir arkadaşı götürdüler yanımdan”

Yusufeli’nde şantiyeden çıkmak yasak! İşçileri esir aldılar

Rıfat Kırcı

Artvin’de Orman ve Su İşleri Bakanlığı Projesi olan ve Limak-Kolin-Cengiz Ortak Girişimine yaptırılan Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santralı koronavirüs vaka sayısı hızla artmaya başladı.

Pazartesi günü Artvin Valisi Yılmaz Doruk başkanlığında toplanan İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu ise artan vakalar nedeniyle işçilerin şantiye alanından çıkmasını yasaklayan karar aldı. İşçiler ise koronavirüse yakalanan işçilerle aynı şantiyede oldukları ve salgına yakalanmamak için işten çıkmak istedi.

Ancak Valilik’in aldığı karar nedeniyle ihbar tazminatı ve işsizlik maaşı gibi hakları elinden alınan işçiler dün iş bırakma eylemi yaptı.


‘SABAH YANIMDAN POZİTİF VAKA OLAN ARKADAŞI ALDILAR'

Şantiyede bulunan bir Limak işçisi durumu şu sözlerle anlattı: “Kurban Bayramı’nda işçileri gönderdiler sonra hiçbir önlem almadan hiçbir test yapmadan, karantina olmadan geri getirdiler. Yusufeli’nde hiç vaka yoktu. Kurban Bayramı’ndan sonra bu şirket yüzünden vakalar arttı. Şimdi de bizi buraya koronavirüsle iç içe hapsediyorlar. Ortam zaten hijyenik değil. Test yapılıyor sözde ama test sonucu gelene kadar o kişi 2-3 gün boyunca bütün şantiyeyle iletişim halinde. Test sonucu pozitif çıkan bir arkadaşı alıp götürdüler sabah. Biz akşamdan beri o adamla birlikteydik. Biz de şantiyeyi kapatın, 20 gün gönderin herkesi evine dedik. Onlar da yanaşmadılar Valilik’in kararını aldılar arkalarına bu nedenle işsizlik maaşımız ve tazminatımız elimizden alınmış oldu.”

İŞÇİYE KORONAVİRÜS YA DA AÇLIK SUNULUYOR

Şantiyeyi ziyaret ederek işçilerle görüşen CHP Yusufeli İlçe Başkanı Avukat Barış Demirci ise şöyle konuştu: “Kurban Bayramı dönüşü hiçbir karantina olmadan şirket işçileri şantiyeye soktu. Şantiyede de koronavirüs saptaması oldu ve şu anda vakalar ciddi oranda arttı. Valilik’te işçilerin yatılı çalışmasına dair karar çıkarttı. İşçiler de ‘hijyen yok, yemekhaneler, 5-6 kişi kalınan şantiye odaları bunlar ciddi anlamda tehdit içeriyor’ diyor. Dolayısıyla ‘bizim haklarımızı verin biz de işi bırakalım’ diyorlar. Ama işten çıkışın işveren tarafından yapılmasını istiyorlar ihbar tazminatı ve işsizlik maaşı alabilmek için. İşçilerin 2 alternatifi var ya bu sonderece sağlık koşullarda, koronavirüsle iç içe çalışmaya devam edecekler ya da istifa edecekler. İşçi kendisi istifa ederse ihbar tazminatı ve işsizlik maaşıyla kişi başı 35-40 bin lira kaybedecek. Şirket ise ‘Valilik kararı var, benim kapım açık, kimseyi çıkartmıyorum gelin çalışın’ diyor. Buradaki işçi sayısı 3 binin üzerinde ama bu talepte bulunan işçi sayısı bin civarında. Yine de eylem yapan 2-3 bin arası işçi var.”

ŞANTİYE PROJE MÜDÜRÜ SÖZ VERDİ

Öte yandan dün işçilerin eylemi sürerken şantiye proje müdürü, işçilere sözlü olarak taleplerinin karşılanacağını bildirdi. İşçilerin aktardığına göre, şantiyede süresiz karantina kararı alındığını bildiren proje müdürü, isteyen işçilerin tüm haklarını alarak işten ayrılabileceklerini bildirdi.

yusufeli-nde-santiyeden-cikmak-yasak-iscileri-esir-aldilar-773233-1.

***

Dardanel vakası ikinci kez yaşanıyor

Geçen ay Dardanel’in Çanakkale Fabrikası’nda Covid-19 hastalarının artması üzerine şirket Yusufeli’ndeki uygulamaya benzer bir karar almıştı. Dardanel’in uygulamasına göre işçilerin eve gitmesi yasaklandı, öğrenci yurtlarına kapatılan işçiler salgına rağmen mesaiye devam ettirildi. Şirket bu uygulamanın adına “Kapalı devre çalışma sistemi” adını verdi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız