Google Play Store
App Store

Lokumcu’yu katleden polis, solcu avında. Özel Yetkili Savcı görevlendirilerek gözaltındakiler ‘terörist’ ilan ediliyor. Başbakan’ın açıklamaları da operasyona çanak tutuyor

Lokumcu’yu katleden polis, solcu avında. Özel Yetkili Savcı görevlendirilerek gözaltındakiler ‘terörist’ ilan ediliyor. Başbakan’ın açıklamaları da operasyona çanak tutuyor   

Hopa'da Başbakan Erdoğan'ın mitingi öncesi HES'leri ve çayın taban fiyatının açıklanmamasını protesto edenlerin maruz kaldığı polis terörü ve bunu takiben emekli öğretmen Metin Lokumcu'nun yaşamını yitirmesi ülke çapında tepki yarattı. Bir çok ilde Başbakan'ın 'üstünde durmaya bile gerek görmediği' Metin Lokumcu için eylem yapanlar ise yine Hopa'daki eylemciler gibi polis şiddetine maruz kaldı.
DOSYAYI TMK KAPSAMINA ALMA TAKTİĞİ
Hopa'da sokaklar boşaltıldı, köyler polis ablukasına alındı, karakolun önünden geçen tüm erkekler haberlere yansıyan videolarda olup olmadığına bakılacağı gerekçesiyle karakollara dolduruldu ama bu da yetmedi. Lokumcu'yu öldüren 'polis terör'ünü başka illerde protesto edenler de, Hopa'da polis şiddetine maruz kalanlar da oluşturulan gözaltı listelerinde 'terörist' damgası yedi.
Ankara'daki eylemler sonucunda gözaltına alınan 52 kişi 2 gün geçmesine rağmen halen  Ankara Özel Yetkili Savcı Hakan Yılmaz'ın karşısına çıkarılmadı.
Hem Hopa'dakiler hem de Ankara'dakiler 'terör örgütü yararına faaliyette bulunmak, kamu malına zarar vermek ve polise mukavemet' suçlamalarıyla’ın savcı karşısına çıkmayı bekliyor.
Avukatlardan alınan bilgiye göre, bu kişler “terör örgütüne yarar sağlayacak faaliyette bulunma” suçlamasına maruz kaldı ve suçlama, dosyayı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına alınabilmesinin aracı haline getirildi.
ERDOĞAN KONUŞTU, SAVCILIK YAPTI
Erdoğan’ın Trabzon konuşmasında ‘bunların hepsi legal ve eşkıyalar’ diyerek mimlediği eylemciler hakkında bu konuşmanın hemen ardından Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’nın TMK kapsamında soruşturma başlatması dikkat çekti. Hopa’da 60 kişilik bir arananlar listesi olduğu belirtiliyor. Şuan bunlardan 31’i gözaltında. Liste oluşturulurken video kayıtlarının baz alınıp alınmadığıysa belirsizliğini koruyor. BirGün

Hopa’da 31 gözaltı

Hopa’da şu anda gözaltında olan ve savcı karşısına çıkmayı bekleyen isimlerse şöyle: YUNUS AKSU, EFRAHİM VAYİÇ, CEMİL AKSU, ÖNDER ÖNER, GÖRGÜ DEMİRPENÇE, PINAR KAPLAN, ALİ AKSU, HARUN AKSU, İBRAHİM AKSU, CENGİZ AKYÜZ, YAVUZ YENİGÜL, ENDER YALÇIN, HARUN UZUNKAYA, FUNDA KAYA, ERKUT KİBAR, GÖKHAN KARABULUT, GÖRGÜ DEMİRPENÇE, ŞİNASİ GÜMÜŞKAYA, METİN YILMAZ, İRFAN GEDİK, İSLAM TOPALOĞLU, ŞENOL ÇELİK, İSRAFİL VAYİÇ, EMİNE AKYILDIZ, ŞEFİK KALYON, ERDAL TÜRKER, MURAT CİHAN, HÜSEYİN USTABAŞ, İDRİS AKBIYIK, EMRAH CİVELEK, HAKAN TANTOĞLU

Hopa’da aslında ne oldu?

Anaakım medyanın birkaç gündür sürdürdüğü yayınların ve AKP’lilerin söyleminin aksine, Artvin Hopa’da Metin Lokumcu’nun yaşamını yitirmesine kadar varan ‘polis terörü’nün, başlangıcının da bizzat polis saldırılarıyla olduğunu anlatan ÖDP Rize İl Başkanı Yaşar Aydın, bir görgü tanığı olarak olay gününü BirGün’e anlattı.
‘HALAY ÇEKİLİRKEN POLİS SALDIRDI’
Aydın, olayın başlangıcını şöyle aktardı:
“Erdoğan’ın miting yapacağı yerin yaklaşık 150 metre uzağında kendi demokratik hakları ve talepleri için toplanan Hopalılar, saat 11 gibi çayın taban fiyatının açıklanmaması ve derelere yapılan hidroelektrik santraları protesto etmek için hazırlıklarına başladı. Toplanma yerinin hemen yanındaki bir inşaatta ise bir çok siyasetin pankartı vardı. Polisler geldiği esnada tulum çalınıyor, halaylar çekiliyordu. Polis pankartların sökülmesini istedi, eylemciler direndi. Bunun üzerine polis inşaata çıkıp pankartları yırtıp sökmeye çalışınca, yurttaşlar izin vermedi. Ardından emniyet müdürü gelip, kitlenin dağılmasını söyledi. O sırada hâlâ iddia edildiği gibi ortada taş, sopa, vs, yok. Polis Halay çekenlere, tazyikli su sıktı. Sonra gaz bombası fırlatıp, copladılar.”
‘İLKOKULLARA BİLE GAZ BOMBASI’
Aydın, polis saldırısından kaçanların; çoluğun, çocuğun, gencin yaşlının, ara sokaklarda bile coplandığını söyledi. Aydın, bu saldırının yaklaşık 2,5 saat sürdüğünü belirterek, “Erdoğan geldiğindeyse belediye hoparlöründen Metin Lokumcu’nun öldüğüne ilişkin bir anons yapılınca, saatlerdir polis şiddetine maruz kalan Hopalılarda tepki büyüdü, infial oluştu. Öte yandan; Erdoğan’ın mitingi başlamış, bir yurttaşın öldüğü bilinmesine rağmen, miting alanında sanki böyle bir durum yokmuş gibi davranılması tepkiyi köpürttü. Miting alanında yüksek sesle müzik çalınması tepki yarattı. İşte Hopalı ondan sonra daha da sertleşti. Miting alanına gidenlere kızıldı, ölüme rağmen hiçbir şey yokmuş gibi davranılmasına tepki gösterildi ama polis yine saldırmaya başladı. Hopalının tavrı daha çok karşılık vermek gibi gelişti üstelik o bile saatler sonra. Korumanın düşme olayı olduktan sonra Metin Lokumcu’nun olduğu hastaneye yaralı korumayı getiren Başbakanın korumuları ve polisler hastane önüne kadar kurşun sıka sıka geldi ama bunlar bile ya çıkan haberlere yansımadı ya da ‘birkaç el sıkılan uyarı ateşi’ olarak lanse edildi” dedi.
HOPA’DA FİİLİ OHAL SÜRDÜRÜLÜYOR
Şehir dışından gelen yaklaşık bin polisin hala Hopa’dan çekilmediğini belirten Aydın, önceki günden beri devam eden ev baskınları ve gözaltılara değinerek, ilçede fiili bir OHAL durumu olduğu tespitini yaptı. Aydın, birçok insanın arandığını, köylerin giriş çıkışlarının kapatıldığını anlattı. Aydın, “Üstelik bu liste bile video kayıtlarına göre belirlenmemiş. Çünkü eylem günü çay toplamak zorunda olan birçok arkadaş sırf sosyalist olduğu için listeye eklenmiş. Hopa’da sokaklar bomboş” dedi.
Kaymakam ve Savcılıkla görüştüklerini ancak bu görüşmeden umutlu olmadıklarını belirten Aydın, “Görüşmelerden edindiğim izlenim: düğmeye çok yukarıdan basılmış. Bize gösterdikleri tek adresse emniyete teslim olmak!” diye konuştu. BirGün

Metin Öğretmen için kesintisiz protesto

Metİn Lokumcu için önceki gün ve dün de yurt genelinde AKP ve polis karşıtı protesto eylemleri sürdü. ÖDp'nin çağrısıyla yapılan eylemlere TKP, Halkevleri, Eğitim Sen ve diğer demokratik kitle örgütleri de destek verdi. Kartal'da saat 19.oo'da gerçekleştirilen eylemin, basın açıklamasını 1 Mayıs gösterileri sırasında polis şiddetine maruz kalarak bacağından kalıcı hasar alan Eğitim-Sen üyesi Erkan Barikan okudu.
Mersin'de,  Emek ve Demokrasi Platformu'nun çağrısıyla saat 17.30'da Mersin Eğitim-Sen Şubesi önünde toplanan eylemciler Mersin Büyükşehir Belediyesi önüne yürüdü.
Çanakkale'de de eylemciler 'Hopa'da düşene dövüşene bin selam' sloganı atarak AKP İl Başkanlığı binasına yürüyüş gerçekleştirdiler. AKP İl Başkanlığı binasının  karşısında bulunan iskeledeki vapura "Metin Lokumcu'nun katili AKP'dir" yazılı pankartı asıldı. AKP İl Başkanlığı binasına tabut bırakılarak eylem sonlandırıldı.
Gebze'de, eylemciler AKP Gebze İlçe binasına yürüdü.  Eylemden sonra ÖDP ve ESP'lilerin parti binalarına gitmesine izin vermeyen polis barikatına yüklenilerek barikat aşıldı.

Polis şiddeti  yine yaraladı

GÜLSEN CANDEMİR

Hopa’da Metin Lokumcu’nun vefatı ile sonuçlanan olayları protesto etmek için İzmir’de AKP İl binası önünde eylem yapan gruba da polis sert müdahalede bulundu. KESK İzmir Şubeler Platformu dönem sözcüsü Abdullah Tunalı göğsüne aldığı tazyikli su sonucu olduğu yerde sürüklenirken, yine göğsüne darbe alan polisin direk gaz bombası attığı TKP Üyesi Turgut Eraslan ise kalp krizi geçirdi. Olayın yaşandığı çarşamba akşamından bu yana kaldırıldığı Gazi Hastanesi’nde yoğun bakımda tutulan Eraslan’ın kalp damarlarından biri tıkanmış durumda. Doktorlar anjiyo yapmak için hastanın durumunun iyiye gitmesini bekliyor.  TKP’li Turgut Eraslan polisin gençlere saldırması üzerine araya girerek gençlerin zarar görmemesini sağlamaya çalışıyordu, bu sırada direk gaz bombasına maruz kalan Eraslan’a polis daha sonra şiddet uyguladı. Eylemin ardından kalabalık grup ile Konak’a doğru giden Turgut Eraslan’ın göğsünden şikayet etmesi üzerine partideki yol arkadaşları onu Alsancak Devlet Hastanesi’ne götürdü. Hastanede anjiyo tespiti yapılan işçi emeklisi Eraslan buradan özel bir hastaneye sevk edildi.
Kalbindeki ana damarlarından biri tıkanan Eraslan’ın hayati tehlikesi haber yayına hazırlandığı sırada devam ediyordu. Doktorlar, hasar gören damarın büyük olmasından dolayı anjiyo yapılamadığı için ilaç tedavisine devam edeceklerini açıkladı. Yoğun bakımdan biran önce çıkarak aralarına dönmesini bekleyen Eraslan’ın eşi, kızı ve partiden arkadaşları, yaşananlara tepkili. TKP İzmir İl Sekreteri Savaş Sarı ise “İleri demokrasi maskeli faşizme boyun eğmeyeceğiz. AKP’nin ileri demokrasiden anladığı polisin göstericileri tamamen etkisiz hale getirmesidir. AKP’nin ileri demokrasisi, kimsenin kendilerine muhalefet etmemesi üzerine kurulmuş görünüyor. Ama halkımız bu baskılara boyun eğmeyecektir.” dedi.  Geçirdiği kalp krizi nedeni ile yoğun bakımda yatan Eraslan’ın dışında diğer TKP üyeleri de olayda şiddete maruz kaldıklarını söyledi. Olay sonrası kas zedelenmesi ve görme kaybı şikayeti ile hastanelere giden TKP üyeleri AKP’nin ordularının kendilerini yıldırmayacağını söylediler.
POLİS TERÖRÜ HEDEFİNİ VURUYOR
Sadece Eraslan değil, AKP önünde Hopa’daki cinayeti kınayan birçok kişiye de polis sert şekilde saldırdı. Polisin özellikle kişilerin boyun, kafa ve göğüs bölgesine doğru su püskürtüp biber gazı atması, polisin belli bir hedef ile AKP önünde beklediği yorumlarına nende oldu. Basınçlı su nedeni ile bulunduğu yerde sürüklenen KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Abdullah Tunalı da orantısız güçle karşı karşıya kaldıklarını, Hopa’daki olayda da benzer yöntemler kullandığını bizzat yaşayarak gördüklerini belirtti. Polisin zor kullanma yetkisi ile gözünü kestirdiği kişilere acımasızca zarar verdiğini söyleyen Tunalı, “Hopa’da kaybettiğimiz Metin öğretmene de bu niyetle bir müdahale yapıldığına inanıyorum. Benim de yaşadıklarım özel olarak göğsüme nişan alınıp, sıkılan basınçlı su ile yere düşürülmem, düştükten sonra dahil, basınçlı su sıkılmaya devam edilerek ardından gaz bombası atılması ile yerde sürüklendim. Bunun adı polis terörüdür ve biz emekçiler bu teröre sessiz kalmayacağız” dedi.

Alper Taş: Zalime karşı eşkıyayız

ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ve Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız yaşanan baskı ve gözaltıların ardından Hopa’ya gitti. Burada açıklama yapan
ÖDP Genel Başkanı Alper Taş,  Hopa’da yaşananlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
"Derelerin satılmasını ve çayda yaşanan sömürüyü protesto etmek için Hopa halkı Başbakan Erdoğan’ın miting yapacağı alanla arasında ‘üç karayolu’ olan meydanda toplandı. Meydanın yanında inşaata bir gün öncesinden asılan pankartlar yer alıyordu. İlk gerginlik inşaata ‘Karadenizin asi çocukları çayına ve suyuna sahip çıkıyor’ pankartı asılırken polisin gazlı müdahalesi ile başladı. Daha sonra polis meydanda bir açıklama yapılmasına izin vermedi ve gazla müdahale etmeye başladı" diyen Taş, neredeyse tüm ilçenin gaza boğulduğunu, bunun sonucunda Metin Lokumcu’nun yaşamını yitirdiğini söyledi.
İşte Alper Taş’ın açıklamasının satırbaşları:
» Hopa’da yaşananların sorumlusu halkın kendi sözünü söylemesine tahammül edemeyen AKP iktidarı ve onun emriyle halka saldıran polislerdir. Tayyip Erdoğan kendileri için bir cennet yaratmak için kendisine karşı olan herkesi ve her şeyi polis zoruyla baskı altına almaya, susturmaya çalışıyor.
» Türkiye’nin her yerini kendi fotoğraflarıyla, pankartlarıyla dolduran Başbakan’a soruyoruz ‘Hopa meydanında asılan pankartlardan niye rahatsız oldunuz? O pankartlara neden müdahale edilmiştir? Hopa meydanında halkın basın açıklaması yapma isteğine neden gazla, copla cevap verilmiştir?
KORUMA TAŞTAN DEĞİL HIZDAN DÜŞTÜ
» AKP’nin konvoyunun Hopa’da ayrılması sırasında koruma polisi Servet Erkan otobüsten düşürek yaralanmıştır. Otobüsten düşme anı televizyonlarda da yayınlanmıştır. Görülüyor ki arka kapıda duran koruma polisi otobüsün hızlanması ile birlikte aşağı düşüyor. Ancak günlerdir polis memurunun atılan taş sonucu otobüsten düştüğü tekrarlanmaktadır.
» Başbakan bilinçli olarak yaşanları çarpıtarak ‘terörize’ etmeye çalışmaktadır. Bir protesto eyleminden ‘terör örgütü ve terör eylemi’ yaratılmaya çalışılmaktadır. Bu Bush’un ‘ya bizdensiniz ya teröristsiniz’ faşist mantığıdır. Ve hukuk siyaset tarafından belirlenmekte Türkiye giderek bir polis devletine dönüştürülmektedir.
» Hopa’da yaşananların sorumluluğu AKP’nin talimatıyla Hopa halkına ve devrimcilere yıkılmaya çalışılmaktadır. İki gündür Hopa’da adeta sıkıyönetim ilan edilmiş durumdadır. Polis ve jandarma ellerindeki liste ile baskınlar yapmaktadır. Şu anda 22 kişi göz altına alınmıştır.
» Hopa’da yaşananların sorumlusu Hopa halkı ve devrimciler değildir. Gözaltılara, baskınlara artık son verilmelidir. Gözaltına alınanlar bir an önce serbest bırakılmalıdır.
BİRAZ İNSANLIK, BİRAZ VİCDAN
» Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarın gücüyle o kadar vicdansız olmuş ki öldürülen arkadaşımızdan ‘birisi’ diye söz etmekten hiç utanmıyor, hiç sıkılmıyor. Hatta ‘baş sağlığı’ dileyeni kınıyor.
» Ortadoğu’de yeni ‘kral’ olmak isteyen padişah özentisi Tayyip Erdoğan, Diyarbakır’da ‘helalleşmeye geldiğini’ söylerken ‘birisi’ diye söz ettiği arkadaşımızın ailesi ve arkadaşlarıyla ‘helalleşebileceğini’ düşünüyor mu?
ZALİMİN ZULMÜNE DİRENEN EŞKIYALARIZ
» 12 Eylül faşist cuntasının başı Kenan Evren devrimcileri ‘şaki’ ilan etmişti; AKP faşizminin başı Erdoğan ise ‘eşkıya’ ilan ediyor. Evet biz eşkıyalarız! Ama Köroğlu gibi, Atçalı Kel Mehmet gibi, beylerden-paşalardan halkın hakkını soran, zalimin zulmüne karşı mazlumun sesi olan, sömürüye, yalana, talana, baskıya isyan eden ‘sosyal eşkıyalar’ız! Dünyaya hükümdar da olmayacağız; ama halkın hükmünü kuracağız.
METİN HOCA’YA SÖZÜMÜZ VAR
» Metin hocamızı sonsuzluğa uğurladık. Bir kez daha Metin Lokumcu’nun ailesine, Hopa halkına ve tüm devrimcilere baş sağlığı diliyoruz. Metin hocamız biliyoruz ki şimdi gökyüzünde yumruğunu sıkmış bir yıldızdır. O’nu yüreğimizin en gizli sığınaklarında saklayacağız. Değerlerini yaşatacağız ve onun sesini zalimlerin, sömürücülerin yüzüne her gün haykırmaya devam edeceğiz. BirGün