Zayıf gerekçe Sağlam şerh
Birgün Birgün Birgün Birgün
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesine ilişkin gerekçeli kararı açıkladı. 250 sayfadan oluşan gerekçeli kararda İstanbul genelinde, sayım döküm cetveli olmayan veya imzasız olmakla esasen yok hükmünde 108 sandıktaki oy kullanan seçmen sayısı 30 bin 281 olarak belirtildi. Aynı zamanda gerekçede, 18 sandıkta sayım döküm cetvelinin hiç bulunamadığı, 754 sandık […]

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesine ilişkin gerekçeli kararı açıkladı. 250 sayfadan oluşan gerekçeli kararda İstanbul genelinde, sayım döküm cetveli olmayan veya imzasız olmakla esasen yok hükmünde 108 sandıktaki oy kullanan seçmen sayısı 30 bin 281 olarak belirtildi. Aynı zamanda gerekçede, 18 sandıkta sayım döküm cetvelinin hiç bulunamadığı, 754 sandık başkanının kamu görevlisi olmadığı, 6 KHK’li kişinin sandık kurulu başkanı olarak atandığı ifadelerine yer verildi. Kararda AKP’lilerin iddia ettiği gibi oy çalınmasına yönelik herhangi bir gerekçe sunulmazken, karara düşülen şerhler de öne çıktı. YSK Başkanı Sadi Güven ve 3 YSK üyesi muhalefet şerhi bildirdi. Seçim iptali kararının Anayasa’ya aykırı olduğu da şerhlerde vurgulandı.

İstanbul seçimlerini iptal eden Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) hazırladığı gerekçeli karara Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İyi Parti’den tepki geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, “Siyasi bir karar alındığı açıkça ortada” dedi. İyi Parti YSK Temsilcisi Zehra Aylin Özgül ise “Gerekçeli karar ile bu kararı verenlerin sunduğu deliller çelişiyor” ifadelerini kullandı. Hukuk duayeni Turgut Kazan ise gerekçeli kararın demokrasi ve hukuk tarihimiz için kara bir leke olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, 4’e karşı 7 oyla alınan kararın gerekçelerini değerlendirdi. Seçimleri iptal eden YSK üyelerinin siyasi baskılar nedeniyle bu kararı verdiğini bildiren Erkek, “Yedi üyenin yazdığı gerekçenin 211’inci sayfasında, sonuç bölümünün üzerinde bir ifade var. Tüm gerçek orada. Diyor ki, ‘Seçim sonucuna etki etmemekle birlikte…’ Yani onlar da kabul ediyor bu kararın yanlışlığını” dedi.

BU KARAR BİR İLK

YSK’nin gerekçeli kararında yer alan muhalefet şerhlerinin kendilerini desteklediğini bildiren CHP’li Erkek, şunları söyledi: “Bugüne kadar YSK’nin, sandık kurulu üyelerinin atanmasıyla ilgili verdiği tek bir iptal kararı yok. 250 sayfanın içinde seçimin sonucuna etki eden bir tek olay anlatılamamış. Tek delil yok. AKP’nin itirazlarını ve incelemeleri anlatmışlar. Hiçbir yerden bir şey bulamamışlar ve sandık kurulu üyelerini ortaya atmışlar. Çok acı bir karar. Hukuk adına da demokrasi adına da acı oldu. Bu ayıbı 23 Haziran’da İstanbul seçmeni ortadan kaldıracak.”

ÇELİŞKİLİ KARARLAR

YSK’nin gerekçeli kararında yer alan ifadelerin, verilen kararla çeliştiğini dile getiren İyi Parti’nin YSK Temsilcisi Zehra Aylin Özgül, “Bu karar bu haliyle kabul edilemez” dedi.

Kararın çelişkilerine dair örnekler veren Özgül, şu ifadeleri kullandı:

“YSK’nin gerekçeli kararında yer alan ‘iletilen kâğıtlar’ bölümünde kanuni zorunluluk halinde sandık kurulu başkanlarının kamu görevlileri dışından seçilebileceği zaten yazıyor. Hem bunu ifade edip hem de ‘sandık kurulu başkanlarının kamu görevlileri dışından belirlenmesi nedeniyle’ seçimi iptal etmenin kendisi başlı başına bir çelişkidir. Tek tesellimiz, kısıtlı ve hükümlü seçmene dair bir gerekçe üretilmemesidir. Çünkü o gerekçeler reddedilmişti.”

***

KARA BİR LEKE

Eski İstanbul Barosu Başkanlarından, duayen hukukçu Turgut Kazan, gerekçeli karar dair ‘kara bir leke’ yorumunda bulundu. Kazan, şu değerlendirmelerde bulundu:

Muhalefet şerhlerinde vurgular önemli: Tabii ki muhalefet şerhlerindeki vurgular önemli. Bunların en önemlisi, bir muhalif üyenin işaret ettiği, bir kere yani kısa karar müzakerelerinde kararlaştırılmış olmayan konulara, ya da durumlara geçilmiş olduğunu belirtiyor. Ki bu zaten 7 kurul üyesinin, yüksek yargıçlık niteliğine asla uygun olmayacak bir yaklaşımda olduğunu gösteriyor.

‘Yukarı’dan talimata göre yazılmış: Sandık kurularının oluşumunu da gerekçeli karara alınan bazı değerlendirmelerin, saptamaların müzakereler sırasında bir karara bağlanmadığını söylüyor. Bu bir yüksek yargıçlık niteliğiyle asla bağdaşmayacak, yukarıdan gelen talimatlara göre onlar ne istediğiyse onu yazdıklarını gösteriyor.

Karar bir leke olarak duruyor: Kararın üzerinde bu değerlendirmeyi yapıyorduk, karar bir leke olarak duruyor. Kısa kararın dışına zaten çıkamazsınız, bunun gerekçesini yazacaksınız. Sandık kurularının oluşumu dışında başka konulara kürek sallayamazsınız. Yüksek Seçim Kurulu’nun dürüst seçim ilkesini koruyamadığını gösteriyor. Gerekçede böyle şeyler yazılacağını bekliyordum.

‘Hırsızlık’ yazamamışlar: Cumhurbaşkanlığı’nın tüm baskılarına rağmen, hırsızlığı yazamamışlar. ‘Hırsızlık’ yazamadıkları için, büyük olasılıkla bunun hesabını sorarlar birilerinden. Bir tek onu yazamamışlar ama siyasal iktidar kısa karardan sonra ne söylediyse hepsini kabul etmiş, kağıda dökmüşler. 2000 sayfa olması da yapılan işin kirli olduğunu gösteriyor. Oysa gerekçeli kararda neden haklı olduğunuzu, kararın neden hukuka uygun olduğunuzu anlatırsınız.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız