Zeynep Sönmez'in tarihi yürüyüşü sürüyor: Ülke tenisinin parlayan yıldızı
Avustralya Açık elemelerinden ana tabloya uzanan Zeynep Sönmez, önce 11 numaralı seribaşı Ekaterina Alexandrova’yı devirip tarihe geçti. Ardından Anna Bondar’ı iki sette geçerek üçüncü tura çıktı. Sönmez şimdi Yulia Putintseva eşleşmesiyle bir başka eşiğin kapısında.

Zeynep Sönmez’in Avustralya Açık’ta üçüncü tura yükselmesi yalnızca bir galibiyet değil, yıllardır biriken emeğin, küçük sahalardan büyük kortlara taşınan sabrın görünür hali.
23 yaşındaki milli tenisçi, Melbourne’de önce ilk turda 11 numaralı seribaşı Ekaterina Alexandrova’yı 7-5, 4-6, 6-4’lük skorla geçerek Avustralya Açık ana tabloda maç kazanan ilk Türk kadın tenisçisi oldu.
Ardından ikinci turda Macar Anna Bondar karşısında oyunun kontrolünü başından sonuna kadar elinde tuttu ve 6-2, 6-4'lük setlerle rahat bir şekilde turladı. Bu galibiyet, Sönmez’i Avustralya Açık’ta üçüncü tura taşıdı. Zeynep'in sıradaki rakibi Kazak Yulia Putintseva.
Zeynep'in kariyer yolculuğuna yakından bakalım:
KARİYER BAŞLANGICI
30 Nisan 2002’de İstanbul’da doğan Sönmez, Türkiye tenisinin uzun yıllar “bireysel parıltılar” üzerinden anlatılan hikâyesine yeni sayfa ekleyen isimlerden biri. Sağ elini kullanan, çift el backhandli tenisçinin antrenörü Issam Jellali. Kondisyon-mental koçu ise Mehmet Bayraktar.
Profesyonel düzeydeki asıl yolculuk, çoğu oyuncunun kariyerinde olduğu gibi ITF takvimiyle şekillendi. Farklı ülkeler, küçük kortlar, bazen aynı hafta içinde iki turnuva.
Bir yandan oyun tarzı inşa edilirken bir yandan da sıralama puanı kovalanır. Sönmez’in ITF tekler karnesinde erken dönemden itibaren final ve şampiyonluklar görünüyor. Bu basamaklar ana tur kapısını aralayan en kritik eşiklerdi.
KIRILMA NOKTASI: MERİDA’DA GELEN KUPA
2024 sonbaharında Meksika’da, WTA 250 seviyesinde Merida Open Akron finalinde ABD’li Ann Li’yi 6-2, 6-1 yenip kariyerinin ilk WTA şampiyonluğunu kazandığında, Sönmez artık “gelecek vadeden” etiketinin ötesine geçti. O final, hem bir kupaydı hem de tour düzeyinde “Ben de buradayım” cümlesinin en net hali.
Bu şampiyonluk sonrası yükselen ivme, sıralamaya da yansıdı: Sönmez’in kariyer zirvesi 69 numara olarak kayda geçti.
Sönmez’in Melbourne’deki hikâyesini anlamak için bir önceki sezonun izlerini de görmek gerekiyor.
2025’te Wimbledon’da üçüncü tura çıkarak Türk kadın tenisi adına profesyonel dönemde en iyi grand slam derecesine imza attı. ABD Açık’ta da ikinci tur gördü.
Bu sonuçlar, grand slam ana tablolarında sadece bulunmak ile mücadeleci olmak arasındaki farkı belirleyen bir eşik. Maç temposu, beş bin kişilik kortta servis ritmi, gün içi değişen rüzgârda karar alma ve çok daha fazlası. Zeynep bunların hepsini en üst seviyede deneyimledi.
Bu yılki hikâyeyi özel kılan unsurlardan biri de başlangıç noktası. Sönmez, elemelerden geldi yani ana tabloya gelmeden önce Melbourne şartlarına çoktan alışma fırsatı buldu.
"HAZIRLIK KAMPINA DÖNÜŞTÜ"
Turnuvanın resmi sitesinde de bu vurguyu taşıyan ifadeler yer aldı: Kortu, havayı, topun hızını… Üç eleme maçı, kimi zaman sezona “geç giriş” yapan oyuncu için bir dezavantaj gibi görünür; Sönmez içinse tam tersine bir hazırlık kampına dönüştü.
Sonra ana tablo geldi: İlk turda seribaşı Alexandrova engeli, hem skor hem anlam olarak dev bir sıçrama. İkinci turda Bondar karşısında ise daha rahat bir galibiyet. Üçüncü turdaki Putintseva maçı, bir başka kapıyı açacak.
Bu çizgi, Türkiye’den çıkan bir tenisçinin modern tura tutunma gerçekliğini de özetliyor: ITF’te biriken maç sertliği, WTA’da doğru haftayı yakalama cesareti ve grand slam’de üç setlik maçların zihinsel dayanıklılığı.
Sönmez’in Melbourne’deki üçüncü turu, bugünün manşeti ama arkasında yıllara yayılan, çoğu kez sessiz geçen uzun bir maraton var.


