‘Zincir’in her bir halkası zulüm
Bir zincir market kasiyerinin bayıltan mesaisine ilişkin görüntüler isyan ettirdi. Mağaza Market-Sen’den Bahadırlı ise “Bayılan, baskıya maruz kalan kadınların sesi duyulmuyor. Sandalye bile yasak” diye konuştu.

Ebru ÇELİK
Saatler boyunca kasanın arkasında ayakta duran binlerce market çalışanının yaşadıkları, sosyal medyaya görüntülerle yeniden hatırlandı. Kadın çalışanın saatlerce bir sandalyeye dahi oturmadan çalışması ve baygınlık geçirmesi market çalışanlarının koşullarını tartışmaya açtı. Çoğu yerli zincir mağazalara sürekli yenileri eklenirken, çalışanlar için hayat zorlaşıyor. Çoğu üniversite mezunu kadın çalışanlar için firmalar devletten de destek alıyor.
SAATLERCE MOLA DAHİ VERMEDEN ÇALIŞIYORUZ
Bazıları ödüllü olan marketler zincirinde de çalışan kadınlar için durum iç açıcı değil.
İstanbul Avcılar’daki bir zincir markette 6 yıl mağaza müdürlüğü yapan Dilek Demir, çalışırken nefes almaya dahi vakit bulamadığını aktarıyor. Demir, bir çalışma gününü şöyle özetledi: Sabah 8’de mağazaya gelip değişen fiyat etiketlerini bastırıyorum. Sigara raflarını depodan taşıyorum. Ürünlerin son kullanma tarihlerini ve meyve-sebze çürüklerini kontrol ediyorum. Ardından mağazanın açılışına geçiyoruz. Bir kişi bin işi yapıyor. Eleman eksikliğinden dolayı çoğu zaman tek başıma çalıştım.”
13 saat çalıştığı günler de olduğunu söyleyen Demir, şunları anlattı: “Hamileliğim sırasında dahi yoğun çalıştım. Yük kaldırma bile yaptım. Tek başına olduğumda dahi ‘Neden yerler pis, sebzeler ayıklanmamış’ diye hesap soruluyordu. Sevkiyat alırken mağazayı kilitleyip yüzlerce kiloluk yük indiriyordum. Birçok kişi bel fıtığı oldu. Personel eksikliğinin de sorumluluğu bize yıkıldı.”
‘13 SAAT AYAKTA DURUYORUM’
İstanbul’daki başka bir mağazada kasiyer olarak çalışan H.L. de benzer koşulları yaşıyor. Bilgisayar Programcılığı mezunu olan H.L. “Normalde sadece kasada olmam gerekiyor. Ama ürün de indiriyorum, reyon düzenliyorum, kasiyerlik dışında birçok işi yapıyorum. Kıdem atlamak maaş değil, daha fazla yük getiriyor. Bazı günler 13 saat ayakta kalıyoruz, oturmak yasak. Kasa arkasında sandalye yok. Çay, kahve, hatta kahvaltı bile yasak. Bölge sorumlusu bizi otururken görürse azar işitiyoruz. Bu resmen kölelik” sözleriyle durumu özetledi.
Mağaza ve Market İşçileri Sendikası’ndan Saliha Bahadırlı, videodaki kadın çalışanın yaşadıklarının münferit olmadığını belirterek şu görüşleri paylaştı: “Marketler teşvik aldıkları için kadın istihdamını artırıyor. Ancak bu sömürüyle sonuçlanıyor. Daha önce Flormar, Pastis ve Queen Çiçekçilik’te de benzerleri yaşandı. Bugün her zincir markette de tablo aynı. Esas sorun sendikasızlık. Market çalışanları 10. işkolunda. Yetki alabilmek için 40 bin üyeye ulaşmak gerekiyor. Tiyatrocular, öğretmenler ve perakende işçileri aynı torbada sayıldığı için sendikal örgütlenme fiilen imkânsız hale geliyor.’’
BU SADECE BUZDAĞININ GÖRÜNEN KISMI
Videodaki görüntülerin buzdağının görünen kısmı olduğunu belirten Bahadırlı, “Bayılan, darbedilen, baskıya maruz kalan kadınların sesi duyulmuyor. Biz mağazalara müdahale ettiğimizde geri adım attırabiliyoruz ama sendika olmadan bu çözümler kalıcı olamaz” dedi.


