Google Play Store
App Store

Zonguldak Demokrasi Platformu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" bildirisine imza atan 168 kişiye dava açıldığını duyurmasına tepki gösterdi. Açıklamada laikliği savunmanın suç gibi gösterilmeye çalışılmasının anayasal haklara ve ifade özgürlüğüne yönelik ciddi bir tehdit olduğu vurgulanarak, hukuk ve bilim temelinden uzaklaşan politikalara karşı mücadeleye devam edileceği belirtildi.

Kaynak: ANKA
Zonguldak'tan Bakan Tekin'e 'laiklik' tepkisi: "Bu ülkenin onurlu yurttaşları karanlığa teslim olmayacak"
Fotoğraf: ANKA

Zonguldak Demokrasi Platformu tarafından, aralarında gazeteci, yazar, sanatçı ve akademisyenlerin de bulunduğu 168 kişinin kamuoyuyla paylaştığı ve binlerce yurttaşın imzacı olduğu "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiriye destek amacıyla basın açıklaması yapıldı. Platform Sözcüsü Erdoğan Kaymakçı, "Bu ilkenin savunulmasının suç gibi gösterilmesi, yurttaşların ifade özgürlüğüne, örgütlenme hakkına ve halkın yönetime katılımına yönelik ciddi bir tehdittir" dedi.

"LAİKLİĞİ SAVUNMAK SUÇ DEĞİLDİR"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiriye imza atan 168 isme dava açtıklarını dile getirmesine yönelik tepkiler devam ediyor. Zonguldak Demokrasi Platformu tarafından, bildiriye destek açıklaması yapıldı. Madenci Anıtı'nda düzenlenen basın açıklamasına, CHP İl Yönetim Kurulu üyeleri, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ile çeşitli sivil toplum örgütü temsilcileri de destek verdi.

Platform Sözcüsü Erdoğan Kaymakçı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından yapılan açıklamaların, laikliği savunmanın suçmuş gibi gösterilmeye çalışıldığını kaydetti. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde devletin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunun hükme bağlandığını hatırlatan Kaymakçı, 4. maddede ise bu hükmün değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez şeklinde düzenlendiğini hatırlattı. Anayasal düzende özgün bir yerde duran bu ilkenin savunulmasının suç gibi gösterilmeye çalışılmasının, yurttaşların ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve yönetime katılımı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.

"ÖZGÜR DÜŞÜNCENİN TEMELİ"

Laiklik ilkesinin göz ardı edilmesinin hukuk düzeninin, eğitim sisteminin ve kamusal yönetimin akıl ve bilim temelinden uzaklaşmasına yol açtığını belirten Kaymakçı, laikliğin yalnızca din ve devlet işlerinin ayrılması anlamına gelmediğini, aynı zamanda devletin tüm inançlara eşit mesafede durmasını ve yurttaşların inanç özgürlüğünü güvence altına almasını içerdiğini aktardı. Eğitimde, yönetimde ve hukukta laikliğin tam anlamıyla uygulanmasının barış içinde birlikte yaşamanın, din ve vicdan özgürlüğünün ve özgür düşüncenin temeli olduğunu vurguladı.

Kaymakçı, laikliğin ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, demokrasinin gerçek anlamda işlediği bir Türkiye için hukukun üstünlüğü yeniden tesis edilene, adalet herkes için eşit uygulanana ve yurttaşlık hakları eksiksiz güvenceye kavuşana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini aktararak, "Laikliği savunmak suç değildir. Adalet istemek suç değildir. Hukuku hatırlatmak suç değildir. Bu ülkenin onurlu yurttaşları, karanlığa teslim olmayacaktır" açıklamasında bulundu.

NE OLMUŞTU?

Aralarında gazeteci ve yazarların da olduğu 168 isim, "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" adlı bir bildiri yayımlamıştı. Bildiri kısa sürede binlerce kişi tarafından imzalanırken AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bildiriyi hedef almıştı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise bildiriye imza atan isimlere dava açıldığını söylemişti.

"Laikliği Birlikte Savunuyoruz" bildirisine buradan ulaşabilirsiniz.