Google Play Store
App Store

Batman Sason ile Diyarbakır Kulp arasında bulunan Zore Çayı’nda planlanan HES projesine karşı köylüler bir kez daha ses yükseltti. Yapılan açıklamada, “Yaşam alanlarımızı talana teslim etmeyeceğiz” denildi, Danıştay sürecinin sürdüğü vurgulandı.

Zore Çayı için mücadele sürüyor: "Talana teslim etmeyeceğiz"

HABER MERKEZİ

Batman’ın Sason ilçesi ile Diyarbakır’ın Kulp ilçesi arasında bulunan Zore Çayı üzerinde planlanan hidroelektrik santralı (HES) projesine tepkiler sürüyor. Bölge halkı, Maya Enerji Üretim Şirketi tarafından hayata geçirilmek istenen projeye karşı bir araya geldi. Sında köyünde bulunan köprü başında gerçekleştirilen basın açıklamasını yurttaşlar adına Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Komisyonu Genel Sekreteri Ahmet İnan okudu.

Projenin doğaya geri dönüşü mümkün olmayan zararlar vereceğini ve çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporunun bir bütün halinde sakat olduğu gerekçeleriyle mahkeme kararıyla iptal edildiğini dile getiren İnan, “Buna rağmen, şirketin komple sakat olan ve revizeye imkan vermeyen ÇED raporunu hukuksuzca revize etmesiyle, Diyarbakır 2’nci İdare Mahkemesi’nde yeniden dava süreci başlamıştı. İkinci davada yapılan keşfin ardından oluşturulan bilirkişi raporunda; yine, ilgili baraj projesinin su kaynaklarını, üretimi ve yaban hayatı yok edeceği çok net bir şekilde belirtilmişti” sözleriyle süreci aktardı.

İlerleyen süreçte bilirkişi heyetinin şaibeli bir şekilde değiştirildiğini ifade eden İnan, şunları söyledi: “Sermaye lehine taraflı ve bilimsel temelden uzak bir bilirkişi raporu oluşturuldu, doğanın ve yaşamın aleyhine zorlama bir karar verildi. Bu hukuksuz kararı Danıştay 4. Daire Başkanlığı’nda temyiz etmiş bulunmaktayız. Dicle Havzası’nın kirletilmemiş ender doğal alanlarından biri olan sason çileğinin, balının, cevizinin üretildiği ve doğal hayvancılığın yapıldığı Zore Vadisi’nde, suyun; beton duvarlar arasına hapsedilerek yaşamın yok edilmesi bir ekokırımdır. Bu ekokırım projesi hayata geçerse bin dönüm mutlak tarım arazisi, 4 bin dönüm orman alanı yok olacak ve birçok köy boşaltılacaktır.”

TERK ETMEYECEĞİZ

Mevcut durumda havzanın etrafının Silvan Barajı dahil olmak üzere birçok barajla kuşatıldığına dikkat çeken İnan, “Zore Çayı ve etrafı, bu havzadaki yaban hayatın ve su ekosisteminin tek sığınma alanıdır. Yani burası barajlarla, insansızlaştırma ve kimliksizleştirme politikalarına karşı hala toplumun kimliğini, köklerini ve yurdunu terk etmediği bir yaşam alanıdır. Burada yaşamı, talancılara peşkeş çektirtmeyeceğimizi ve yaşam alanlarımızı terk etmeyeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz” diye konuştu.