Zorla kaybedilenlerin hikâyesi, Aşikâr Sır

20.05.2019 09:36 GÜNCEL
Dilan Esen İstanbul Beyoğlu’ndaki Aznavur Pasajı’nın 6’ncı katında yer alan ‘Aşikâr Sır’ sergisinin kapıları ziyaretçilerine 10 Mayıs’tan bu yana açık. ‘Karşı Sanat’ ve ‘Hakikat Adalet Hafıza Merkezi’ işbirliğiyle hazırlanan serginin içeriğini, Anıl Olcan’ın mermer üzerine cyanotype baskıyla bastığı zorla kaybedilenlerin vesikalık fotoğrafları, Asya Leman’ın mermer taşları İstanbul’da gözaltına alındıkları yerlerde gösteren video sunumu, Hacer Foggo’nun […]

Dilan Esen

İstanbul Beyoğlu’ndaki Aznavur Pasajı’nın 6’ncı katında yer alan ‘Aşikâr Sır’ sergisinin kapıları ziyaretçilerine 10 Mayıs’tan bu yana açık.

‘Karşı Sanat’ ve ‘Hakikat Adalet Hafıza Merkezi’ işbirliğiyle hazırlanan serginin içeriğini, Anıl Olcan’ın mermer üzerine cyanotype baskıyla bastığı zorla kaybedilenlerin vesikalık fotoğrafları, Asya Leman’ın mermer taşları İstanbul’da gözaltına alındıkları yerlerde gösteren video sunumu, Hacer Foggo’nun 90’lı yıllarda mücadele süreçlerini anlatan fotoğraflarından seçki, Mert Kaya’nın Cumartesi Anneleri’nin eylemlerine dair video sunumu ve Hafıza Merkezi’nin zorla kaybedilenlerin yakınlarıyla yaptıkları görüşmelerden oluşan videolar oluşturuyor.

ZORLA KAYBEDİLENLERİN HAKİKATİ

Hafıza Merkezi kuruluş amacını, geçmişte yaşanan hak ihlallerine ilişkin gerçekleri ortaya çıkarmaya, toplumsal hafızayı güçlendirmeye ve hak ihlallerinden etkilenenlerin adalete erişmelerine katkıda bulunmak olarak tanımlıyor. Aşikâr Sır Sergisinin hikâyesini ise bir çaba sonucu ortaya çıktığını anlatılıyor. Hafıza Merkezi’nin 2017 yılında düzenlediği bir toplantıda Anıl Olcan mermer taşların üzerine vesikalık fotoğraflar basma fikrinin ortaya çıktığından bahsediliyor.

BİTMEK TÜKENMEK BİLMEYEN ACI

Serginin olduğu bina yani Aznavur Pasajı, Galatasaray Meydanı’nda bulunuyor. Cumartesi Anneleri, 39 haftadır bu meydanda seslerini duyuramıyor ancak 738’inci haftasında sergi onların hikâyesini anlatıyor.

Sergide, zorla kaybedilenlerin aileleriyle yapılan röportajlarda, Cemil Kırbayır’ın abisi Mikail Kırbayır’dan şöyle bahsediyor: “Sen bir adamı savunmasız bir şekilde canını alıyorsun. Bitmek tükenmek bilmeyen acı bu” diyor.

Karşı Sanat’ın kurucularından olan ve 1992’de gözaltında kaybedilenlerden Hüsamettin Yaman’ın abisi Feyyaz Yaman Karşı Sanat’ı ve sergiyi anlatıyor. Yaman, “80 darbesiyle yaşadığımız savruluş ve yeniden toparlanış hareketleri içerisinde biz hep daha komünal, dayanışmacı bir sanatçı örgütlenmesi nasıl olur, diye konuştuk” diyor. Kendisinin de Cumartesi Anneleri’nden olduğunu belirterek, “Bu mekân, hem Cumartesi Anneleri’nin sıkıştırılmışlığı, mekânsal kaybı hem de Türkiye’de yaşanan şiddetin ve toplumsal baskının karşısında sanatın refleksini hatırlatmasını sürdürüyoruz. Unutturulmaya çalışılan ama devlet şiddetinin direkt unsuru olan temaları arka arkaya gündeme getirmeye çalışacağız” şeklinde anlatmaya devam ediyor.

Serginin bir süreklilik taşıdığını açıklayan Yaman, “Hafızayı gündemde tutmayı ve gündelik politikayla ilişkilendirme amacını taşıyor. Sembolik anlamda Galatasaray Meydanı’nda acının dile getirilmesi özgürlük ve demokrasi talebinin annelere yönelik arayışının gündeme getirilmemesi sembolik olana bile tahammül edilmediğini gösteriyor. O zaman sembolik olanın en büyük taşıyıcısı kayıp yakınlarının ve annelerinin bedenleri, mekân ve hafıza oluyor” diye sözlerini sonlandırıyor.

***

Önce kızı sonra kendisi zorla kaybedildi

Arjantin’de, 1976 yılında gerçekleşen askeri darbe ile birlikte yönetime geçen cunta rejimi, toplumssal muhalefeti bastırmak için 30 bin kişiyi kaybedip, öldürdü. Zorla kaybedilen çocuklarının akıbetini öğrenmek için anneler, 1977’de Buenos Aires şehrinin Plaza de Mayo Meydanı’nda toplanmaya karar kıldı.

Eyleme öncülük eden annelerden Pepa Noia, tıplı kızı Josefina García de Noia’nın gibi kaybedildi. Pepa Noia’nın, Cumartesi Anneleri ile buluşan diğer kızı Margarite İsabel Noia, “Bizler bir araya geldik ve mücadele ettik. Türkiye’deki baskı da, daha fazla insanın bir araya gelip, ailelere destek vermesiyle aşılabilir. Çocuğunu kaybeden bir annenin asla mücadelesinden vazgeçmeyeceğini, asla evinde oturmayacağını bilmeleri lazım” dedi.