Google Play Store
App Store

Yoksulluk arttıkça her yıl çocukların okul dışına çıkışı artıyor. MEB’in gündemi ise okullaşma oranını artırmak değil daha fazla çocuğun okul dışına çıkışına neden olacak adımları hayata geçirmek. ERG’nin “Eğitim İzleme Raporu” ise artık sözün bittiği yerde olduğumuzu gösteriyor.

1,5 milyon çocuk okulda değil
Fotoğraf: Depo Photos

Milli Eğitim Bakanı’nın son açıklamaları gösteriyor ki zorunlu eğitim süresinin kısaltılması siyasi iktidarın vazgeçilmez gündemi. Ertelenen bu düzenleme iktidarın temel hedefi. Özetle şu cümleleri kuruyorlar; “Eğitime ayrılan bütçe büyük masraf, eğitimin süresi erken, çocuk yaşta çalışmanın ve evliliğin önünde engel.”

Özetle eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm haklarımız daha büyük oranda hak olmaktan çıkarılacak. Temel eğitimden sonrası ancak parayla satın alınabilecek. Okullar; dört yeni okul modeli, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) ve meslek ortaokulu gibi adımlarla çocuk işçilik merkezleri haline getirilecek. Eğitim süresi kısaltılsın ki daha fazla çocuk daha erken yaşta ucuza, hatta bedavaya çalıştırılsın. Eğitim süresi kısaltılsın ki erken, çocuk yaşta evlilikler ve doğum oranları artsın patronların ucuz işgücü ihtiyacı için en az beş çocuk dünyaya getirilsin.

23 yılın her anında olduğu gibi bu meselede de her şey sermaye, her şey şirketleşmiş tarikatlar için.

OKULDAN KOPUŞTA ARTIŞ

Yoksulluk arttıkça her yıl çocukların okul dışına çıkışı artıyor. Ancak MEB’in gündemi okullaşma oranını artırmak değil, daha fazla çocuğun okul dışına çıkışına neden olacak adımları hayata geçirmek. Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) resmi kurumların verileri üzerinden hazırladığı “Eğitim İzleme Raporu 2025” artık sözün bittiği yerde olduğumuzu gösteriyor.

Rapora göre 1 milyon 4701 bin 694 çocuk, yani en az 1,5 milyon çocuk okulda değil. En az diyorum çünkü devamsızlık verileri ile hakikat çok daha vahim. Okuldan kopuş ilkokuldan itibaren her kademede artış gösteriyor. En büyük artış lise çağında yaşanıyor. Okullaşma oranları kız ve oğlan çocukları için bir önceki yıla kıyasla tüm bölgelerde gerilemiş durumda. Neredeyse lisede olması gereken 10 çocuktan 1’i (yüzde 8,6’sı) okulda değil. Bölgeler, iller açısından da bu ağır tablo derinleşiyor. Rapora göre örneğin Muş’ta, Ağrı’da, Şanlıurfa’da 14-17 yaş grubundaki her 3 öğrenciden 1’i lisede değil.

Ayrıca kız çocuklarında okul terkinin ve okul terki riskinin arttığı görülüyor. Kız çocuklarının okuldan kopuşunun hızlandığı il sayısı 7 ilden 11’e çıkmış durumda. Hakikattir ki yoksulsan ve kız çocuğuysan ilk kaybedensindir.

Bugünün BirGün'ü

TAŞIMALI EĞİTİM GERÇEĞİ

Rapora göre kırsalda yer alan okul sayısı yüzde 4 olurken köy okullarındaki öğrenci sayısı da her kademede azalmaya devam ediyor. Rapora göre kırsalda eğitimine devam eden öğrenci sayısı ilkokulda kademesinde yüzde 3, ortaokulda yüzde 6 ve lisede yüzde 11 oranında azaldı.

Taşımalı eğitim hizmetlerinden yararlanan öğrenci sayısı, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında yüzde 16,2 geriledi. Ağustos 2024’te Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik sonucu her kademede öğrenci okuldan koptu. Buna göre yönetmelik değişikliği sonucu taşınan öğrenci sayısı ilkokulda yüzde 7,2 ortaokulda yüzde 8,8, lisede yüzde 28,6 oranında azaldı. Rapora göre aynı zamanda pansiyonlarda kalan öğrenci sayısı yüzde 7,9 azalarak 244 bin 666’ya düşerken yatılı bölge okullarının sayısı 254’ten 224’e düşerken buralarda eğitim gören öğrencilerin sayısı yüzde 18,7 azaldı.

YARIM MİLYONU MESEM’DE

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2020-2023 verileri ve SGK İstatistik yıllıklarına göre; meslek eğitimi adı altında çocukların çalıştırıldığı işyerlerinin denetimi yalnızca binde dört. Bu işyerlerinde “iş kazası” yaşayan çocukların oranın 2020 yılı öncesine göre beş kat artmış ve son 2 yılda mesleki eğitim adıyla çalıştırılırken 22 çocuk yaşamını kaybetmişti. Tüm bunlara rağmen MESEM’lere kayıtlı çocuk sayısındaki artış devam ederken bu sayı 392 bin 887 oldu. Eğitim yılı içinde MESEM’lere geçiş de devam ediyor. Bu yüzden bu sayının çok üzerinde çocuk şu anda okuldan koparılarak şirketler için bedava işgücü olarak çalıştırılıyor.

AÇIKÖĞRETİMDE ARTIŞ

ERG’nin raporuna göre okul çağındaki 273 bin 557 çocuk açıköğretime kayıtlı. Bir yıl önceye kıyasla okulu bırakıp açıköğretim lisesine geçen öğrenci sayısı yüzde 30 artmış durumda. Bu denli büyük bir artış, derinleşen yoksulluğun en çok da çocukları etkilediğinin önemli bir kanıtı aynı zamanda.

ERG’nin raporuna göre, en zengin hanelerin eğitime yaptığı harcama, en yoksul hanelerin 28 katına ulaştı. En yoksul haneler; kırtasiye, kurs, dershane, özel öğretmen ve özel okul gibi kalemleri kapsayan bu harcamaların yüzde 2,3’ünü, ülkenin yüzde 20’lik zengin haneleri ise yüzde 64,5’ini kapsıyor.

Bakan’ın “Özel okula göndermek tercihtir, özgürlüktür” ifadelerine de bir cevap aynı zamanda yaşanılan. Yoksulsan, değil özel okula milyonlar vermek yoksulluktan devlet okuluna dahi devam edemiyor çocuklar.

BUZDAĞININ GÖRÜNMEYENİ

Çocukların okullara kayıtlı olması onların okulda olduğunu göstermez. ERG’ye göre devamsızlık da ilkokuldan itibaren her kademede artış gösterdi. Sürekli devamsızlık verileri de çocukların okulda olmadığını gösteriyor. O yüzden açıklanan okul terki sayıları da buzdağının görünmeyen yüzü. Özellikle ortaokul düzeyinde oran yüzde 14,8’den yüzde 23,7’ye çıkarak dikkat çekici bir artış gösterdi. Devamsızlık ilkokulda yüzde 13,2’ye, ortaokulda yüzde 23,7’ye yükselmiş durumda. Bu durum imam hatip okullarında ve meslek liselerinde de pek farksız değil. Buna göre imam hatip öğrencilerin yüzde 32’si, meslek liselerinde ise öğrencilerin yüzde 40,6’sı devamsız.

Her yıl artan bir şekilde kitlesel okul terki yaşıyoruz. Kamusal ve laik eğitim mücadelesini tüm çocukların yaşamalarına, geleceklerine sahip çıkmanın mücadelesi en büyük mücadele başlığımız olmak zorunda. Çocuklar ve ortak geleceğimiz için.

∗∗∗

86 BİN ÜCRETLİ ÖĞRETMEN VAR

ERG’nin verilerine göre ülkede öğretmenler, mesleğin itibarsızlaşması, düşük maaşlar nedeniyle meslekten ayrılmak istiyor. Rapora göre öğretmen açığı kalıcı hale gelirken Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen açığını, 78 ilde görevlendirdiği sayıları en az 86 bin 136 olan asgari ücretin altında ve güvencesiz çalıştırdığı ücretli öğretmenlerle karşılamaya devam ediyor. Özel eğitim kurumlarında ise 177 bin 738 öğretmenin çalışma koşulları kamudaki meslektaşlarının standartlarının çok altında.

∗∗∗

GÖÇMENLERDE ORAN DÜŞTÜ

Rapora göre eğitim dışında 192 bin 638 yabancı uyruklu çocuk bulunuyor. Buna göre yabancı uyruklu öğrencilerin yüzde 79,4’ünün ve bu öğrencilerin arasında yer alan Suriyeli öğrencilerin yüzde 77,9’unun okullaştığı görülüyor. Okullaşma oranları bir önceki yıla kıyasla arttığı belirtilen raporda okulöncesi ve ortaöğretim kademelerinde düşük seyrettiğini vurgulandı.