10 Ekim savcıları soruşturulmayacak
Katliamdan 10 yıl sonra, bazı kamu görevlilerinin sorumluluğunun soruşturulması için gereken izin verildi.
Ne alakası var derseniz: “10 Ekim Ankara katliamı faillerinden Yakub Şahin ve Hüseyin Tunç, bomba malzemesi almak üzere Nizip’e gitti, burada gübre satıcısının şüphelenerek polisi araması üzerine Nizip Emniyet Müdürlüğü tarafından kimlikleri tespit edilerek haklarında 30 Eylül 2015’te ihbar evrakı düzenlendi ve ilgili birimlerle yazışma yapılarak bu kişilerin araştırılması istendi. Ancak Emniyet birimlerince bu kişiler hakkında herhangi bir işlem yapılmadı, akabinde katliam oldu.”
İfadeler, 10 Ekim katliamına dair Ankara Emniyet Müdürlüğü personeli hakkında yapılan suç duyurusunun takipsizlikle sonuçlanmasının ardından müdahil avukatların Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru dilekçesinden.
ANTEP EMNİYETİNE SORUŞTURMA
İhbarla ilgili işlem yapmayan Antep Emniyeti yetkililerinin soruşturulmasını engelleyen valilik kararı geçen hafta Gaziantep Bölge İdare Mahkemesince kaldırıldı. Evrensel’den İsmail Cem Şimşek’in haberine göre mahkeme, dönemin Gaziantep İl Emniyet Müdür Yardımcısı, Terörle Mücadele Şube Müdürü ve Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı hakkında gerekli adli işlemlerin yapılmasına hükmetti.
Önemli ama eksik bir adım. Çünkü adaletin geç gelmesine dair değerlendirme bir yana Antep’teki bu karar, sorumluluğu olduğu düşünülen kamu görevlilerinin tamamını kapsamıyor. Yani adalet, gecikmesinin yanı sıra eşitlik içinde de tesis olunmuyor.
ANKARA EMNİYETİNE TAKİPSİZLİK
Eksik kısım şu:
Nizip Cumhuriyet Savcılığı katliamın ardından, 21 Ekim 2015’te, bu ihbar evrakını, katliamla ilgili soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcılığı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne göndermişti. Ancak ihbar evrakı soruşturma dosyasına dahil edilmedi.
Müdahil avukatların dilekçesinden: “Fezlekede ve iddianamede bu ihbar evrakından kesinlikle bahsedilmedi. Ankara 10 Ekim katliamıyla ilgili soruşturma dosyasındaki fezleke ve iddianameye bakıldığında, Yakub Şahin ve Hüseyin Tunç’la ilgili haklarında 30 Eylül 2015 tarihinde Nizip’te yapılan ihbarla ilgili hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı görülüyor. Bu ihbarla ilgili evrak, yıllar sonra tesadüfen Ankara katliamı soruşturmasını yürüten savcıların dolabından çıkan 9 klasör evrakın arasında bulundu.”
İhbarın gönderildiği Ankara Emniyet Müdürlüğünden görevlilerin soruşturulması halen sözkonusu değil.
Evrakların saklandığı, olaydan 4 yıl sonra bir kısım soruşturma evrakının soruşturmayı yürüten savcıların dolabında bulunmasının ve bu 9 klasör evrakın, 10 Ekim Ankara katliamıyla ilgili firari sanıkların yargılandığı Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava dosyasına gönderilmesi üzerine ortaya çıkmıştı.
Ankara Emniyeti evrakı dosyaya gönderdiğini ileri sürdü. Müdahil avukatlar ise Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün iddiasına göre ihbar evrakı Savcılığa sunulsaydı, belgenin fezlekede olması gerektiğini ancak olmadığını belirtti.
Ankara Cumhuriyet Savcılığı, Ankara Emniyet Müdürlüğü personeli hakkında “görevi kötüye kullanma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, suçluyu kayırma” suçlarından yürüttüğü soruşturma dosyasında 16 Şubat 2023’te kovuşturmaya yer yok (takipsizlik) kararı verdi. Müdahil avukatlar, bu karara itirazları reddedilince AYM’ye başvurdular.
SAVCILARIN SORUŞTURULMASINA RET
Yine avukatların dilekçelerinden: “10 Ekim Ankara Katliamı soruşturması savcılarının, katliamın aydınlatılmasına olanak sağlayacak delilleri gizlediği, 9 klasörden oluşan soruşturma evrakının 16 Ekim 2019 tarihinde, katliamın üzerinden 4 yıl, ilk davanın hükme bağlanması üzerinden ise 14 ay geçtikten sonra, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine teslim edilmesiyle açığa çıkmıştı. Delilleri gizleyerek suç işleyen üç soruşturma savcısı hakkında şikayette bulunduk.”
Yargıtay ve HSK şikayetleri reddedince müdahil avukatlar bu kararla ilgili de AYM’ye başvurmuştu.
Avukat Komisyonundan İlke Işık BirGün’e yaptığı açıklamada, AYM’den bu başvurularına hızla yanıt geldiğini, soruşturmanın 3 savcısı hakkındaki şikayetin “Görev alanımıza girmiyor” diyerek reddedildiğini söyledi: “AYM’nin bu kararına dair AİHM’ne yaptığımız başvuru da aynı hızla, aynı gerekçeyle reddedildi. Yani, savcılar dosya saklanmasıyla ilgili soruşturulmayacak.”
Bu başvuruların da reddedilmesiyle, kritik belgelerin katliamdan 4 yıl sonra tesadüfen ortaya çıkmasıyla ilgili savcıların soruşturulmasının önü kapanmış oldu.
Katliamla ilgili firari sanıkların yargılandığı davanın görülmesine de bugün Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek…


