Ligimizin ilk 3 sırasındaki takımların, yarı finalindeki 4 biletin 3’ünü kaparak Sultanlar Ligi’ne dönüştürdükleri Şampiyonlar Ligi’nde, gurur dolu bir haftayı geride bıraktık.

Abone Olgoogle-news
3 takım Türkiye’den
Vakıfbank-Vero Volley Milano maçı. (Fotoğraf: DepoPhotos)

Son şampiyon Vakıfbank’ın Vero Volley Milano’yu, Fenerbahçe’nin son dünya şampiyonu Imoco Conegliano’yu, Eczacıbaşı’nın da DevelopRes Rzeszów’u ekarte ederek yarı finale kaldığı turnuvanın son yarı finalisti, Ebrar Karakurt’un formasını giydiği, 2018-19 sezonu şampiyonu (Paola Egonu’lu kadrosuyla) Igor Gorgonzola Novara. Şampiyonlar Ligi tarihinde bir ilki yaşıyoruz aynı zamanda. Daha önce yarı finalde aynı ülkeden 2 takımın yer aldığı çok sezon yaşanmıştı, ancak 3 takımın aynı ülkeden olduğu ilk sezonu yaşıyoruz. Finale ülkemizden 2 takım kalırsa yine bir ilki yaşayacağız. Daha önce, Doğu Bloku takımlarının fırtına gibi estiği 60’larda CSKA Moskova ve Dinamo Moskova 4 kez birbiriyle final oynamıştı, ardından bugüne dek 4 kez 2 İtalyan takımı finalde karşı karşıya geldi. Türkiye, bu gururu ilk kez yakalamaya çok yakın.


FENERBAHÇE’DEN GÖRKEMLİ ZAFER

Fenerbahçe’nin görkemli Imoco Seferi’nden ayrıca bahsetmek gerekiyor. Sarı Melekler, son 5 Şampiyonlar Ligi’nde Final Four oynamış, İtalya Ligi Serie A’da son 9 sezonda en az yarı final görmüş, bunların 5’inde şampiyon olmuş, (son 4 sezon üst üste), İtalya Kupası’nda son 6 yıldır final oynayan dolayısıyla İtalya Süper Kupası’nda son 6 yıldır sahne alan, Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda da 3 yıldır finalde olan bir takımı, eşleşmenin 2 ayağında üst üste 5 set alarak saf dışı bıraktı. Üstelik Imoco, bu 5 setin sadece 1 tanesinde 20 sayının üzerini görebildi. Takımın en eskisi libero Monica de Gennaro ile 2017’den beri Imoco forması giyen Polonyalı kaptan Joanna Wołosz, takımlarıyla en son, herhangi bir turnuvanın çeyrek finalinde, bu şekilde elendiklerini hatırlıyor mu şüpheliyim ve bu, tabii ki kulübün yakın zamandaki yöneticileri ile antrenör Daniele Santarelli için de geçerli. Kısacası temsilcimiz, rakibinin uzun süredir yaşamadığı, adeta unuttukları tarzda bir mağlubiyeti onlara yaşattı. Serinin en önemli anlarından birisi, rövanş maçının ilk sayısında Wołosz’un yaptığı plaseydi. O an salondaki herkes Imoco’nun ve Fenerbahçe’nin ilk maçtaki performansının “1 maçlık olduğuna” inanmak üzereydi. Bunu hafta boyunca Polonyalı pasörün kendisi, Santarelli, De Gennaro ve Robin de Kruijf çeşitli demeçlerle belirtmişti. Kısacası kendilerini de, rakibi de buna inandırmak istediler, fakat Arina Federovtseva çok geçmeden servis için topu eline aldı ve bıraktığında, o plase sayısının üzerine Fenerbahçe üst üste 9 sayı almış ve maçı 1-9’a getirmişti. İtalyanlar kendilerini inandırmak istediklerinin bir hayal olduğunu anladı ve artık oradan geri dönmeleri çok zordu. Evet setin sonunda, 20’li sayılara gelindiğinde son kurşunlarını atıp farkı 3 kez 1 sayıya indirdiler, fakat Ana Cristina’nın vurduğu smaç seriyi resmen bitirmese de, kafalarda bitirdi. Imoco, serinin en az sayı aldığı (turun sonucunun kesinleşmesi sonrası aldıkları setler hariç) setini oynadı, zira çoktan mental sağlamlıklarını, o Ana Cristina hücumunda bırakmışlardı bile.

Melissa Vargas, Arina, Ana Cristina üçlüsü, yani takımın 3 hücum oyuncusu Imoco’yu sürklase ettiler. Kağıt üzerinde dahi, Imoco gibi, son yılların kupa canavarı, son dünya şampiyonu bir takımı mağlup etmek sizi turnuvanın favorisi haline getirir, Zoran Terzic’in takımı bunu oyunuyla da perçinledi. Şu anda dünyanın en formda takımı durumundalar ve sanki bu halleriyle mağlup edilecek gibi durmuyorlar. Tabii Melissa Vargas’ın bu hali, bizi VNL, EuroVolley 2023 ve 2024 Olimpiyat Elemeleri için de heyecanlandırmıyor değil. Fenerbahçe-Vakıfbank yarı final eşleşmesi, umarız bize geçtiğimiz sezonun son bölümündeki maçlar gibi harika bir voleybol şöleni yaşatır.

ECZACIBAŞI SON DÜZLÜKTE NE YAPACAK?

Bundan sadece 20 gün önce, Eczacıbaşı’nı “kendini iyi hisset takımı” olarak nitelendiren bir yazı yazmıştık. Bu 20 gün içerisinde Ferhat Akbaş’ın takımı 5 maç oynadı. Bunlardan 2’si Sultanlar Ligi, 2’si Şampiyonlar Ligi, 1’i ise Kupa Voley maçıydı. Ligde yollarına kayıpsız devam ediyorlar, fakat Kupa Voley çeyrek finalinde, sezonun sonu yaklaştıkça formunu giderek artıran Fenerbahçe’ye, hem de ikinci seti 25-15 kaybederek, 3-0 mağlup olmaları, taraftarlarının içine sezonun ilk ciddi şüphesini düşürdü. Ardından 1 hafta içerisinde, Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde oynanan 2 DevelopRes Rzeszów maçı geldi. Türkiye’de de birçok hayranı bulunan ve son 2 sezondur, mütevazı bütçeli takımıyla Şampiyonlar Ligi yarı finalini zorlayan Fransız antrenör Stéphane Antiga, Eczacıbaşı’na da kolay lokma olmaya niyetli değildi. Kendi evlerinde 3-1 kaybettikten sonra İstanbul’da 2-1 öne geçtiler. 4’üncü seti kazanabilseler, maçı altın sete götürebileceklerdi. Oldukça tutuk görülen Eczacıbaşı, özel hayatında kendisini etkilediği belli olan bir üzüntü yaşayan Tijana Bošković’in yine de yüzde 48’lik bir hücum yüzdesi ile 30 sayıyı bulmasının yardımıyla turu geçecek skoru yakaladı. Sinead Jack Kısal’ın da yüzde 65’lik bir hücum yüzdesi ve 14 sayıyla önemli bir katkı yaptığını söyleyebiliriz. Ancak 3 kulvarda oynanan toplam 5 maç, taraftarlar için toplamda çok mutlu geçmedi. Kaplanlar, uzun süredir ulusal ve uluslararası anlamda en büyük kupadan uzaklar ve başarısızlıkla geçen her sezon onlar için güven duygusunu ve inancı biraz daha geriye çekiyor. Bu kadar iyi başlanan bir sezonun, kupasız kapatabilmesi durumunda, bunun kulüpte bazı dengeleri değiştirebileceğini söylemek çok zor değil. En çok eleştiri alan isimlerinde başında da karar maçlarını oynayamadığı yönünde yorumlar yapılan Ferhat Akbaş var. Artık takımın önünde sezonun kaderini etkileyecek maç sayısı çok az.

Bu yazı Eczacıbaşı - Aydın B. Şehir Bld. ve Fenerbahçe - Kuzeyboru maçı öncesinde yazılmıştır.

3-takim-turkiye-den-1142978-1.

***

Bolu Belediyesi pes etmiyor

Ligi ilk 3 sırası ve son sırasındaki takımların yerlerinin değişmesi pek beklenmiyor. Ancak ligin kalanında mücadele devam ediyor. Bu hafta ligde 2 kritik deplasman galibiyeti yaşandı. Galatasaray, Nilüfer Belediyesi deplasmanında 3-0 kazanarak, Vakıfbank’a 3-0 kaybeden THY ile galibiyet sayısını eşitledi. THY’nin hala 1 maçı eksik ancak ligin 4. sırası için mücadele devam ediyor. Ligin 24’üncü haftasında bu 2 takım karşı karşıya gelecek ve o maçın şampiyonluk play-off’unun son takımını belirlemesi açısından büyük bir önemi olacak. Diğer deplasman galibiyeti de Bolu Belediyesi’nden geldi. Ligin 13’üncü sırasındaki Bolu, 2 galibiyet geride olduğu Sigorta Shop’a kaybetseydi, ligin bitimine 5 hafta kala 3 galibiyet geriye düşecek ve küme düşecek 2. takım olmanın önüne geçmeleri çok zor olacaktı. Şimdi galibiyet farkını 1 maça indirdiler ve son ana kadar savaşacaklarının mesajını verdiler.