6 aydan fazla hüküm giyenler devlet memuru olamaz
SORU : Görevi kötüye kul
SORU : Görevi kötüye kullanmak ve ihmal suçlarından 1 yıl hapis ve 3 ay süreyle memuriyetten men cazasına çarptırıldım. 4616 sayılı yasa kapsamında şartlı salıverildim. Tekrar göreve başlatılmam için nasıl bir yol izlenilmesi gerekiyor ve bu konudaki yasal prosedür nasıl işliyor ?
İzmit'ten Y.D.
YANIT : Sayın Y.D., 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) bendinin değişik 5' inci alt bendinde; "Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak." hükmü yer almakta olup; bu hüküm gereğince, herhangi bir suçtan 6 aydan fazla hüküm giyenler, devlet memuru olabilme niteliğini kaybetmektedirler.
Ancak; Danıştay Birinci Dairesinin 22.04.1992 tarih ve E:1992/126, K:1992/150 sayılı Kararı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin A/5 inci fıkrasında öngörülen koşulları mahkumiyetleri nedeniyle yitirerek memuriyetle ilişiği kesilenlerin, memnu hakların iadesi kararı almaları halinde yeniden devlet memurluğuna alınabileceklerini, fakat kadro ve ihtiyaç durumları bakımından idarenin bu konuda takdir yetkisinin bulunduğunu belirtmektedir. Danıştay Beşinci Dairesinin 15.01.1991 tarih ve E:1988/2652, K:1991/25 sayılı kararı da, şartlı salıverilmenin bir infaz şekli olduğunu ve şartlı salıverilen kişinin ceza süresini cezaevi dışında geçirdiğini vurgulamaktadır. Danıştay'ın anılan kararları doğrultusunda, şartlı salıverilen kişilerin devlet memurluğu kadrolarına atanabilmelerinin memnu hakların iadesi kararı almaları şartına bağlı bulunduğu çıkarsaması yapılabilir. Tekrar göreve başlatılmanız hususunun ve hakkınızda yapılacak işlemlerin de yukarıda yer verdiğim açıklamalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
SORU: Bir kamu kurumunda memur olarak görev yapmaktayım. Sosyal güvencesi bulunmayan üvey anneme bakmak durumundayım. Son zamanlarda sağlık sorunları baş gösteren üvey annemin benden dolayı sağlık ve tedavi hizmetlerinden yararlanabilmesi mümkün mü? Cevabınız için şimdiden teşekkür ediyor Birgün'e ve size çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Adana'dan Turgut Y.
YANIT: Sayın Turgut Y., 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 209 uncu maddesi, devlet memurları ile sağlık yardımından yararlanmayan eşlerinin veya bakmakla yükümlü oldukları ana, baba ve aile yardımı ödeneğine müstehak çocuklarının hastalanmaları halinde, evlerinde veya resmi veya özel sağlık kurumlarında ayakta ya da yatarak yapılacak olan tedavilerinin kurumlarınca sağlanacağını hükme bağlamıştır. Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği'nin 3 üncü maddesinin (c) fıkrasında da, devlet memurunun bakmakla yükümlü olduğu ve herhangi bir şekilde sağlık yardımından yararlanamayan ana-babası, tedavi ve yol giderlerinden yararlanacaklar arasında sayılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 209 uncu maddesi ile Devlet Memurları Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği'nin 3'üncü maddesinde yer alan bu hükümlere karşın, Sayıştay Genel Kurulunun 6.5.1982 tarih ve 4203/1 sayılı kararında, memurların üvey annelerinin tedavi yardımından yararlandırılmalarının mümkün olmadığı hükmüne yer verilmiştir. Sayıştay Genel Kurulunun bu kararı doğrultusunda, üvey annenizin tedavi yardımından faydalanması olanaklı görülmemektedir.
KISA BİLGİLER
- Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı ve merkez teşkilatı birimlerine mülakat usulü ile personel görevlendirilecek.
- Kurum ve kuruluşların verilerinin hiyerarşik bir şekilde tutulduğu Devlet Teşkilat Veri Tabanı oluşturuldu. Buradan tüm kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat yapısına, yazışma kodlarına ve internet adreslerine ulaşılabilecek.
İzmit'ten Y.D.
YANIT : Sayın Y.D., 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) bendinin değişik 5' inci alt bendinde; "Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak." hükmü yer almakta olup; bu hüküm gereğince, herhangi bir suçtan 6 aydan fazla hüküm giyenler, devlet memuru olabilme niteliğini kaybetmektedirler.
Ancak; Danıştay Birinci Dairesinin 22.04.1992 tarih ve E:1992/126, K:1992/150 sayılı Kararı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin A/5 inci fıkrasında öngörülen koşulları mahkumiyetleri nedeniyle yitirerek memuriyetle ilişiği kesilenlerin, memnu hakların iadesi kararı almaları halinde yeniden devlet memurluğuna alınabileceklerini, fakat kadro ve ihtiyaç durumları bakımından idarenin bu konuda takdir yetkisinin bulunduğunu belirtmektedir. Danıştay Beşinci Dairesinin 15.01.1991 tarih ve E:1988/2652, K:1991/25 sayılı kararı da, şartlı salıverilmenin bir infaz şekli olduğunu ve şartlı salıverilen kişinin ceza süresini cezaevi dışında geçirdiğini vurgulamaktadır. Danıştay'ın anılan kararları doğrultusunda, şartlı salıverilen kişilerin devlet memurluğu kadrolarına atanabilmelerinin memnu hakların iadesi kararı almaları şartına bağlı bulunduğu çıkarsaması yapılabilir. Tekrar göreve başlatılmanız hususunun ve hakkınızda yapılacak işlemlerin de yukarıda yer verdiğim açıklamalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
SORU: Bir kamu kurumunda memur olarak görev yapmaktayım. Sosyal güvencesi bulunmayan üvey anneme bakmak durumundayım. Son zamanlarda sağlık sorunları baş gösteren üvey annemin benden dolayı sağlık ve tedavi hizmetlerinden yararlanabilmesi mümkün mü? Cevabınız için şimdiden teşekkür ediyor Birgün'e ve size çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Adana'dan Turgut Y.
YANIT: Sayın Turgut Y., 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 209 uncu maddesi, devlet memurları ile sağlık yardımından yararlanmayan eşlerinin veya bakmakla yükümlü oldukları ana, baba ve aile yardımı ödeneğine müstehak çocuklarının hastalanmaları halinde, evlerinde veya resmi veya özel sağlık kurumlarında ayakta ya da yatarak yapılacak olan tedavilerinin kurumlarınca sağlanacağını hükme bağlamıştır. Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği'nin 3 üncü maddesinin (c) fıkrasında da, devlet memurunun bakmakla yükümlü olduğu ve herhangi bir şekilde sağlık yardımından yararlanamayan ana-babası, tedavi ve yol giderlerinden yararlanacaklar arasında sayılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 209 uncu maddesi ile Devlet Memurları Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği'nin 3'üncü maddesinde yer alan bu hükümlere karşın, Sayıştay Genel Kurulunun 6.5.1982 tarih ve 4203/1 sayılı kararında, memurların üvey annelerinin tedavi yardımından yararlandırılmalarının mümkün olmadığı hükmüne yer verilmiştir. Sayıştay Genel Kurulunun bu kararı doğrultusunda, üvey annenizin tedavi yardımından faydalanması olanaklı görülmemektedir.
KISA BİLGİLER
- Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı ve merkez teşkilatı birimlerine mülakat usulü ile personel görevlendirilecek.
- Kurum ve kuruluşların verilerinin hiyerarşik bir şekilde tutulduğu Devlet Teşkilat Veri Tabanı oluşturuldu. Buradan tüm kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat yapısına, yazışma kodlarına ve internet adreslerine ulaşılabilecek.


