Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla hayata geçirilen müfredat programının AKP’nin biat ve itaat eden bir nesil yetiştirme programı olduğunu ve sessiz kalınmaması gereken bir dönemde olduğumuzu haftalardır ifade edenlerden biri olarak bu hafta köşemde müfredata karşı kurulan ‘Müfredatı Geri Çekin Platformu’ndan ve 11 Haziran’daki boykottan bahsedeceğim. Bu ülkenin yılmadan mücadele eden, muktedire direnen, ülkemizin ilerici birikiminin çok daha büyük bir zenginliğe sahip olduğunun farkında olan herkesin emeği, hele de bu iklimde, çok kıymetli. Müfredatın adının bile kapsayıcı olmadığı, çünkü Türkiye Yüzyılı‘nın AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçim kampanyasının sloganı olduğu hepimizin malûmu. Yüzleri hiç kızarmadan, bir siyasi partinin sloganını milli bir eğitim programıyla kamuoyunun önüne getirdiler. Üyeleri imamhatip lisesi ve ilahiyat fakülteleri mezunlarından oluşan Talim ve Terbiye Kurulu bittabi program taslağını hemen kabul etti ve program uygulamada yerini aldı. Cumhuriyet’e, özgür düşünceye düşman görüşler doğrultusunda oluşturulan program için hazırlanan kitaplar ise çoktan tarikat ve cemaatlerle bağlantılı şirketlere ihale edilmiş durumda. Ne acıdır ki, ilk yayınlanma tarihi 1988 olan Uğur Mumcu’nun “Tarikat, Siyaset, Ticaret” kitabı ülkemizde hep
güncelliğini korumakta.

“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” isimli müfredata karşı mücadeleyi yükseltmek için geçtiğimiz mayıs ayında ‘Müfredatı Geri Çekin Platformu’ kuruldu. Platformda; KESK ve bağlı sendikalar, DEM Parti, EMEP, SOL Parti, SYKP, TİP, Yeşil Sol Parti, Halkevleri, Alevi Bektaşi Federasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Kültür Derneği, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, İHD, Mülkiyeliler Birliği, EĞİT DER, TMMOB ve bağlı sendikalar, Laiklik Meclisi, VELİ-DER, ÖV-DER, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası yer almakta. Platform bileşenleri laiklik ve bilim karşıtı müfredatı ret ettiklerini belirterek “Çocuklarımızı 11 Haziran’da okula göndermiyoruz” dedi. Bu çığlığı duymamız gerekiyor çünkü AKP iktidarı ve müritleri ne eğitim programı ne de Milli Eğitim Akademisi Kanunu hazırlayabilir. Hepimize dayatılan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” AKP’nin yaptığı her iş ve işlem gibi Anayasa’ya aykırı olup ve de ülkemizi Cumhuriyetten, laiklikten, bilimden uzaklaştırmanın çok önemli bir adımıdır. Dört gün önce yaptığı açıklamada, ‘Türkiye Yüzyılı’ kavramının bir AKP sloganı olduğunu kabul ve ifade eden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin müfredata itiraz eden bizler için “Neye itiraz ettiklerini merak ediyorum. Laiklik ve Cumhuriyet üzerine yapılan eleştirileri kabul etmiyorum. Neyin demokrasi, neyin laiklik olduğunu bu konuşmalar yapan kişilerden daha iyi biliyorum’ demiş. Oysa bizim bu laflara karnımız tok. Tanzimat şairlerinden günümüze kadar gelen güzel sözlerden biri olan “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’ sözü tam da buraya gayet uygun olacaktır diye düşünüyorum. Ezcümle, eğitim odaklanılması gereken en önemli kamusal meselemiz. Ülkemizin yurttaşlarını çocuklarımızı bu karanlıktan çıkarmak üzere laik, bilimsel ve parasız eğitim için mücadeleyi yükseltmek üzere bu programı reddetmeye çağıran platform bileşenlerinin bu haklı itirazları çok net. Çünkü çocuklarımızın haklarına, emeklerine ve geleceğine sahip çıkmak demek bu. Çocuklarımızın bugününü ve geleceğini oldukça kötü etkileyecek adımlara karşı duruş sergilemek demek bu. Müfredat değişikliğinin geri alınması talebimizi daha güçlü ifade etmek için çocuklarımızı ülke çapında 11 Haziran 2024 tarihinde okula göndermeyeceğiz! Müfredatı Geri Çekin Platformu olarak bu gerici ve bilim dışı programa karşı eğitim emekçileriyle, velilerle ve öğrencilerle birlikte 11 Haziran Salı günü boykotta ve alanlarda olacağız. ‘Ülkemizi, çocuklarımızı, öğretmenlerimizi, okullarımızı bu karanlığa teslim etmeyeceğiz’ diyen herkesi 11 Haziran’da hep birlikte, omuz omuza alanlarda olmaya çağırıyoruz.