Alman medyası Musk ve AfD’yi destekliyor
Alman siyasiler ve medya, Trump’ın seçim zaferine faşizmi normalleştirerek reaksiyon gösteriyor. Welt am Sonntag gazetesi, ABD’li oligark Musk’a “Neden Elon Musk AfD’yi destekliyor?” başlıklı bir köşe yazdırdı.

Johannes STERN
Makalede açıkça faşistler için seçim propagandası yapan Musk “Almanya bir dönüm noktasında, geleceği ekonomik ve kültürel çöküşün eşiğinde” diye yazdı. Yalnızca AfD Almanya’yı “kendisinin gölgesine dönüşmekten kurtarabilir. Ülkeyi ekonomik refah, kültürel erdem ve teknolojik yeniliğin yalnızca rüya değil gerçek olduğu bir geleceğe ilerletebilir.”
Musk’ın yorumunun arkasında dizginsiz bir piyasa denetimsizliği çağrısı yatıyor, bu AfD’nin programıyla da uyumlu, hatta iktidar koalisyonuyla da. Musk AfD’nin “Ekonomik özgürlüğün sadece bir istek değil gereklilik olduğunun farkında” diye yazıyor. AfD’nin hükümetin aşırı denetimini azaltmayı, vergileri düşürmeyi ve piyasayı denetimsizleştirme yaklaşımının Tesla ve SpaceX gibi kendi şirketlerinde de başarılı olduğunu belirtiyor.
Musk her ne kadar geçtiğimiz yıllarda yaklaşık 500 milyar dolarlık bir zenginliğe sahip olsa da Tesla işçileri için “başarı” vahşi sömürü şartları altında kelimenin tam anlamıyla ölene kadar çalışmak.
SERMAYENİN İSTEĞİ
Trump’ın seçim zaferine benzer bir gelişme de şu anda Almanya’da yaşanıyor. Şubat’taki erken federal seçim Alman sermayesinin çıkarlarını içeride ve dışarıda vahşice uygulayabilecek bir aşırı sağ iktidarına zemin hazırlaması için egemenler tarafından istendi. Musk’ın AfD’ye yönelik seçim reklamının sağcı Springer’in önde gelen gazetelerinden birinde yayınlatmak ve bu yazıya yönelik siyaset ve medyadan gelen tepkilerin durumun açıklığını ortaya koyuyor.
Sayısız medya yorumcusu Musk’ı açıkça destekleyerek Welt’in kararını ve dolayısıyla AfD için seçim propagandası yapılmasını savundu. Frankfurter Allgemeine Zeitung’dan bir yorumcu Elon Musk’ın “Alman siyasetine müdahale ettiği” yönündeki eleştirileri “Musk’a karşı bir uydurma” olarak değerlendirdi. “X’teki kaba yorumları bir yana, Musk Alman seçimleriyle ilgili söylenmesi gerekenleri özetledi.”
Musk’ı destekleyen bir görüş de Welt am Sonntag’ın yeni baş editörü Jan Philipp Bugard’dan geldi, Musk’ı “zamanımızın en büyük girişimci dehası” olmakla övdü. Musk’ın “tanısının” doğru ancak yalnızca AfD’nin Almanya’yı kurtarabileceğine ilişkin tedavi önerisinin tamamen yanlış olduğunu yazdı. Burgard’ın derdi AfD’nin temelde katıldığı faşist programı değil, Rusya ve Çin’e karşı saldırgan olmayışı.
“Bürokrasiyi azaltmak, denetimsizleştirme ve vergi kesintileri gibi talepler AfD’den geliyor diye yanlış diyemeyiz.” Ancak Musk “AfD’nin Almanya’yı konumlandırmak istediği jeopolitik çerçeveyi görmezden geliyor. AfD Rusya’ya yeniden yaklaşmak istiyor ve ABD’ye kıyasla Çin’e daha dostane yaklaşıyor.”
Giderek artan Transatlantik gerilimlere ve Trump’ın Almanya ve Avrupa’ya yönelik ticaret savaşı tehditlerine rağmen Alman egemen sınıfları en azından şimdilik kendilerini Amerikan faşisti ile ittifak kurarak Rusya’ya karşı savaşkan politikaların artmasını istiyorlar. Tam olarak böyle bir politika otoriter bir rejimin kurulmasını ve Alman faşizminin rehabilitasyonunu gerektirir.
‘ALMANYA KÜÇÜLÜYOR’
Önde gelen haftalık gazete Der Spiegel’in baş editörü Dirk Kurbjuweit Almanya’nın geçen sene “küçülmesinden” şikayetçi. Almanya’nın artık kendisinden orta büyüklükte bir güç olarak bahsedemeyeceğini ve dünya siyasetinde bir cüceye dönüşme yolunda olduğunu yazdı. “Bu bulgu” diyor Kurbjuweit, “yeni federal hükümetin temel görevi olmalı. Büyümeye dönük bir geri dönüş hem politik hem ekonomik olarak.”
Kurbjuweit, Almanya’nın “cüceleşmesinin ana sebepleri” olarak, “tarihle takıntı ve tarihsel unutkanlığın garip bir karışımını” işaret etti. Bu ülkede “başka hiçbir yerde görülemeyecek bir biçimde tarih politikayı belirliyor, bu da genelde kendini sınırlamaya itiyor.”
Örneğin, “Ukrayna’ya yeterince uzun menzilli silah tedarik edilememesi bile Nazi Almanya’sının Sovyetler Birliğini işgal etmesi ve yarattığı yıkımla meşrulaştırılıyor. Bu sebeple Alman misillerinin Moskova’yı vurmasına izin verilmiyor.”
Liberal Demokrat Parti (FDP) lideri Christian Lindner’in medya tarafından ilgi gören sloganı “Daha fazla Musk talep et” sloganına benzer şekilde Kurbjuweit’in sloganı da “Daha fazla Hitler talep et” olarak başlıklandırılabilir. Yeni federal hükümetin “iç güvenliğin yanı sıra sürdürülebilir büyümeye ve Almanya’nın dünyadaki pozisyonuna da odaklanması gerektiğini” yazıyor.
Almanya’nın dünyada daha fazla rol oynaması ve Zeitenwende (yeni çağa) iç ve sosyal politikalarda uyum sağlaması çağrısının Kurbjuweit’ten gelmesi egemen sınıflarının dünya savaşı ve faşizme yönelişinin belli bir süredir tartışıldığını ortaya koyuyor. Dönemin büyük koalisyonu Hristiyan Demokratlar ve SPD’nin temsilcilerinin 2014 Münih Güvenlik Konferansında askeri kısıtlamaların sona erdiğini açıklamasının ardından da Der Spiegel’de “Bugün Tarihçileri Bölen Suçluluk Sorunu” isimli kötü şöhretli bir makale yazmıştı.
Kaynak: wsws.org
Çeviren: Yusuf Tuna KOÇ


